Ana içeriğe geç
Sözlük

aba ile cümle

aba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Og jeg var ikke så imponeret.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Tudi jaz nisem bil tako zelo impresioniran.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Und ich war nicht besonders beeindruckt.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Và tôi không cho rằng nó ấn tượng đến thế
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Y yo directamente no estaba impresionado.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Και εγώ με την σειρά μου δεν ήμουν πολύ ενθουσιασμένος.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.А аз не бях чак толкова впечатлен.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.Меня не очень впечатлило.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.ואני לא כל כך התרשמתי.
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.وأنا لم أتاثر لهذه الدرجة
Bense abartıldığı kadar etkilenmedim.私は庶民的な味覚の持ち主ですので
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Credo che sia sbagliato, ma -- (Risate) Credo che sia giusto per argomentare. Giusto?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Creo que eso está mal, pero... (Risas) Creo que está bien para discutir. ¿Cierto?
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .-Estoy exagerando un poco. Es solo para darles una idea de lo que pasa hoy.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .Maar dit is om een ruime betekenis te geven van wat eigenlijk gebeurde.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .Trochę to wyolbrzymiłem. Ale chcę wam tylko z grubsza pokazać co się wydarzyło.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .Trochu přeháním. Ale snažím se vám dát obecnou představu o tom, co se vlastně stalo.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .Υπερβάλλω λίγο. Αλλά είναι για να σας δώσω μία γενική ιδέα του τι πραγματικά συνέβει.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .Приблизително. Общо казано.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .Я трохи перебільшую, щоб дати вам уявлення про те, що відбувається.
Biraz abartıyorum, ancak bu size o zamanki uygulamalar ve durum hakkında genel bir izlenim verecektir. .しかし、これは実際に何が起こったか、広い意味をあなたに、 与えるものです。 2001年に基準が下がった可能性がありますが、
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Cred că-i greșit, dar - (Râsete) cred că-i potrivit pentru argumentare. Nu-i așa?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Ich denke, das ist falsch, aber - (Gelächter) ich denke, dass es für das Streiten stimmt. Nicht wahr?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Je pense que c'est faux, mais... (Rires) Je pense que ce n'est valable que pour l'argumentation. Pas vrai ?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?저는 그게 틀리다고 생각하지만 --(웃음) 논쟁을 위해서는 맞는 말이죠?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Moim zdaniem nie miał racji... (Śmiech) Myślę, że jest to prawdziwe w tej argumentacji.
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Nemyslím si, že by to byla pravda, ale -- (Smích) Myslím, že to je dobře pro naše pře, ne?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Tôi nghĩ thế không đúng, nhưng -- (Cười) Tôi nghĩ nó đúng với sự tranh luận. Phải không?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Véleményem szerint ez nem igaz, de - (Nevetés) szerintem igaz a vitatkozáshoz való jogra. Nemde?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Volgens mij klopt dat niet, maar -- (Gelach) het klopt wel voor het debat.
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Εγώ θεωρώ ότι είναι λάθος, αλλά-- (Γέλια) Νομίζω ότι είναι σωστό για επιχειρηματολογία. Σωστά;
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Я не согласен, но... (Смех) Я согласен, если заменить "прозу" на "спор".
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?אני חושב שהוא טועה, אבל --(צחוק) אני חושב שזה נכון לגבי ויכוח. נכון?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?اعتقد ان ذلك خاطئ لكن، (ضحك) اعتقد انه صحيح للمناقشه. صحيح؟
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?「議論」ということであれば 正しいと思います 文化で起こりうる 最も重要なことは
- Biraz abarttım.- och jag gick för långt.
- Biraz abarttım.- og jeg gik for langt.
- Biraz abarttım.- И аз отидох твърде далеч.
- Biraz abarttım..והלכתי רחוק מדי
- Biraz abarttım.لكنني تماديت كثيرا
Biraz abarttın... Ama kilisemiz de biraz ileri gitti.Se te fue un poco la mano... pero nuestra iglesia, también se pasó de rosca.
Biraz abarttın... Ama kilisemiz de biraz ileri gitti.Ви злегка перегнули палицю але церква теж зайшла дуже далеко.
Biraz abarttın...Kau pergi agak jauh...
Biraz abarttın...형제님도 많이 오버하셨지만
Biraz abarttın...Você extrapolou um pouco...
Biraz abarttın......لقد قمت بالمبالغة قليلاً
Biraz da abartılmış, fakat gerçeğe yakın bir dizi de modern kapitalizmin babası, Adam Smith'e ait.En prose plus pompeuse, mais plus près de la vérité,
Biraz da abartılmış, fakat gerçeğe yakın bir dizi de modern kapitalizmin babası, Adam Smith'e ait.현학적이긴해도 진실에 가까운 구절을 하나 소개할게요. 현대 자본주의의 창시자, 아담 스미스의 말입니다.
Biraz da abartılmış, fakat gerçeğe yakın bir dizi de modern kapitalizmin babası, Adam Smith'e ait.Не може да са едно и също. По-близко до истината се е изказал бащата на днешния капитализъм, Адам Смит.
Biraz da abartılmış, fakat gerçeğe yakın bir dizi de modern kapitalizmin babası, Adam Smith'e ait.בשיאה יותר מליצית, אבל יותר קרוב לאמת, מי שהיה אב הקפיטליזם המודרני, אדם סמית', אמר את הדברים הבאים.
Biraz da abartılmış, fakat gerçeğe yakın bir dizi de modern kapitalizmin babası, Adam Smith'e ait.وبصورة جدية اكثر ولكن أقرب الى الحقيقة قال والد الراسمالية الحديثة ادم سميث
Biraz da abartılmış, fakat gerçeğe yakın bir dizi de modern kapitalizmin babası, Adam Smith'e ait.近代資本主義の父、アダム スミスが言っています こちらは考え甲斐があります:
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Először is a Marshall Terv jó hatása túl van értékelve.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Erstens, weil die Erfolge des Marshall-Plans übertrieben wurden.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.In primo luogo perché i benefici del piano Marshall sono stati sovrastimati.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Jednak protože přínosy Marshallova plánu byly nadhodnoceny.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.첫째, 마샬 플랜에서 얻을 수 있는 이익이 과장되어 있기 때문입니다.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Po pierwsze, korzyści Planu Marshalla były przecenione.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Porque han exagerado los beneficios del Plan Marshall.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Primeiro, porque os benefícios do Plano Marshall foram exagerados.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aba ile cümle - Sayfa 27 - aba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App