Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.Wait a minute. The wash is done. I'm going to hang out the laundry to dry.
Tom'un kulak asmayacağını biliyordum.I knew Tom wasn't going to listen.
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Some manufacturers have attempted to overcome these weak points.
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Though of Israel, their tribe distinction is not mentioned as it is with the descendants of Lehi.
Mayall 90 inç (2.3 m)i aşmayan bir teleskop ihtiyacından bahsetti.Mayall spoke of the key need for a telescope exceeding 90 inches (2.3 m).
Komisyonlar, Duma'nın bir yasama döneminin süresini aşmayacak şekilde oluşturulurlar.Commissions are formed for a period not exceeding the term of the Duma of the convocation.
Kendimi asmaya çalıştım ama annem ve komşular beni geri çevirdi.My father was against it but my mother supported me.
Görev süresi 30 dakikayı aşmayacak.Same mission template as before.
Ancak üreticinin belirtimlerine aşmayanBut don't exceed the manufacturer's specifications
Ama 1 saat önce tekrar asmaya karar verdim."But I just started again an hour ago."
Bugün de dün olduğu gibi, hikayeler sınırları aşmaya devam ediyorlar.Today, stories continue to transcend borders.
Tam da bu noktada olaylar beni hızla aşmaya başladı.It was at this point that events began to rapidly overtake me.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler."The trees said to the vine, 'Come and reign over us.'
Uyarılara kulak asmayan bedelini öder, Buyruklara saygılı olansa ödülünü alır.Whoever despises instruction will pay for it, but he who respects a command will be rewarded.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.But if they will not obey, I will utterly pluck up and destroy that nation, saith the LORD.
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.But he could not scale the steep ascent.
Artık bu seti aşmaya da güçleri yetmez, delmiye de güçleri yetmez.Thus (Gog and Magog) could neither climb over it nor dig a hole through (the rampart).
Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.Thus (Gog and Magog) could neither climb over it nor dig a hole through (the rampart).
Fakat o sarp yokuşu aşmaya çalışmadı. (Böyle yaparak verilen nimetlerin şükrünü eda etmedi.)But he could not scale the steep ascent.
Ki ölçüyü aşmayasınız.So that none may err against the scales,
Filtreleri aşmaya çalışmak suç sayılacak.Attempting to overcome the filters will be considered a criminal act.
Radio Taxi'nin şoförleri %50 indirim teklif ederek önlerindeki engeli aşmaya çalıştılar.Radio Taxi's drivers have sought to meet the challenge head on by offering a 50% discount.
Merdivenlerle kuşatılmış bir şekilde, başarısızca duvarı aşmaya çalıştılar.Equipped with ladders, they attempted, apparently without success, to scale the wall.
Hausdorff, Nietzsche'yi kopyalamaya hatta aşmaya çalışmıyordu.Hausdorff was not trying to copy or even exceed Nietzsche.
Polis bazı çalışanlara kalabalığı aşmaya çalışmaktansa eve gitmelerini söyledi.Police told some workers to go home rather than wade through the throng.
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Gott hat Israels Bund zu keinem Zeitpunkt gekündigt.
P411 ... °C/... °F aşmayacak sıcaklıklarda depolayın.P411 Bei Temperaturen nicht über … °C / … °F aufbewahren.
P413 ... °C/... °F aşmayacak sıcaklıklarda ... kg/... lbs’den büyük kütle miktarları halinde depolayın.P413 Schüttgut in Mengen von mehr als … kg / … lbs bei Temperaturen nicht über … °C / … °F aufbewahren.
Kesmeye, asmaya geliyoruz.Auf Biegen oder Brechen.
Geçmişin yaralarını aşmaya karar verdiler.Ils ont décidé de dépasser les blessures du passé.
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Les fabricants ont beaucoup travaillé à réduire ces facteurs.
Kendimi asmaya çalıştım ama annem ve komşular beni geri çevirdi.Cependant ma belle-mère me hait, mon épouse me repousse.
Hiçbir insanın ömrü yirmi yılı aşmayacak.¿Quién duda de nada a los veinte años?
Hiçbir insanın ömrü yirmi yılı aşmayacak.L'aspettativa di vita non supera i 20 anni.
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Точных сведений о месте и времени рождения Х. Исраилова нет.
Topluluğun hiçbir tasarrufu, işbu Antlaşmanın amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli olanı aşmayacaktır.”Любые действия Сообщества не должны идти далее того, что необходимо для достижения целей настоящего Договора.
Meşşailer ve Kelamcılar bunu farklı yollardan aşmaya çalışırlar.Жильцы дома и разные прохожие по-разному пытаются преодолеть это препятствие.
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.Защита тела: защитная рабочая одежда.
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.الكرته: أداة تساعد في لبس الحذاء.
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Verleid geen Israëliet tot afgoderij.
Burada beklenen sonuç görevlerin bir günlük süreyi aşmayacak şekilde bitirilmesini kapsar.Jednakże przetwarzanie danego zadania może być przerywane na bliżej nieokreślony czas.
Eğer yargılama önce bizden başlarsa, Tanrı'nın Müjdesi'ne kulak asmayanların sonu ne olacak?Kto wie, jeśli nie za to?... słuszne sądy Boże!
Kendimi asmaya çalıştım ama annem ve komşular beni geri çevirdi.Měl jsem těžké chvíle v kariéře, ale rodina a moji blízcí mě podrželi.
Bu toplu hareket, mülteci sayısının sekiz bini aşmayacağını düşünen Irak hükumetini şaşırttı.Tato obrovská čísla ohromila bagdádskou vládu, která neočekávala, že množství imigrantů přesáhne 8 tisíc.
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Unele tipuri de bastioane încercau să minimizeze aceste probleme.
P411 ... °C/... °F aşmayacak sıcaklıklarda depolayın.S15 – A se păstra departe de căldură.
Topluluğun hiçbir tasarrufu, işbu Antlaşmanın amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli olanı aşmayacaktır.”Nu înțelegem azi să slujim... scopurile de război ale nimănui.”
Hiçbir insanın ömrü yirmi yılı aşmayacak.Élettartama nem haladja meg a 20 évet.
Ben yarimden ayrılmam Götürseler asmaya (Mani) Sürü ne?Mikä estää meitä ojentamasta kättämme?
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Μερικοί κατασκευαστές έχουν προσπαθήσει να ξεπεράσουν αυτά τα αδύνατα σημεία.
Genç kızlar çıldırıp kendilerini asmaya başlarlar.Τα κορίτσια τρελαίνονται όταν τον βλέπουν.
Ben yarimden ayrılmam Götürseler asmaya (Mani) Sürü ne?Hvordan advarer vi vore efterkommere om det affald, vi har efterladt?
Mısra sonlarında bulunan asmaya kelimeleri cinaslı kafiye örneğidir.(中略)明日の戦を止むると云うは勝に対しては易き話である。
Gece yarısına doğru ön asya sınırını aşmaya cesaret eder.恒星時での深夜0時は春分点が子午線を上方通過する時刻である。
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.他同時否認以色列在幕後插手示威。
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.너는 ‘이스라엘을 거슬러 예언하지 말고 이사악의 집안을 거슬러 설교하지 마라.’
Meşşailer ve Kelamcılar bunu farklı yollardan aşmaya çalışırlar.אנשי מקצוע מנסים לטפל בבעיה בדרכים שונות.
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.מלבוש- תרומת בגדים לנזקקים.
Genç kızlar çıldırıp kendilerini asmaya başlarlar.Другите момичета се разпищяват и хукват да дирят помощ.
1888'deki gezisi ile Grönland'daki buzulları aşmaya çalışan ilk kişiydi.Godine 1888. je bio prvi koji je na psećim saonicama istražio unutrašnjost Grenlanda.