Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.I hadn't seen my friend for over twenty years.
Bu aşk mıdır?Is this love?
Aşk ve öksürük gizlenemez.Love and cough cannot be hidden.
Aşkta ve savaşta her şey adildir.All's fair in love and war.
Aşkın tadı acıdır.The taste of love is bitter.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.It is said that the taste of love is bitter.
Aşk kördür. Nefret de kördür.Love is blind. Hatred is also blind.
Aşk kızamık gibidir, hepimiz onu çekmek zorundayız.Love is like the measles; we all have to go through it.
Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.The peace talks have been suspended for a while.
O, 5,000 askeri olan büyük bir güç.That is a large force with 5,000 soldiers.
Aşk bir oyun değildir, bu nedenle sadece en iyi parçaları seçemezsiniz!Love isn't a game, so you can't just cherry pick the best bits!
Savaşlar gelir ve gider, ancak askerler baki kalırlar.Wars come and go, but soldiers stay eternal.
Kıskançlık olmadan aşk olmaz.Love is never without jealousy.
Aşk, sürekli olarak gizem ve sefalettir.Love is mystery and misery indefinitely.
Şartsız bir aşk, zorlana olmayan aşkdır.An unconditional love is love without coercion.
Ona aşkımı söylemeye karar verdim.I decided on telling him of my love.
Aşkım hakkında konuşmak istiyorum.I want to speak about my love.
Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.Those who do not know the sadness of love may not speak of it.
Aşk pek çok kişinin acılarından yapılmış bir haptır.Love is a pill made from a great many people's sufferings.
Aşk medeniyetin mucizesidir.Love is the miracle of civilization.
Aşk birine sahip olmadığı bir şeyi veriyor.Love is giving something one doesn't have.
Yaşlı bir askeri adamda bir görüş değişikliği neredeyse bilinmiyor.A change of opinions is almost unknown in an elderly military man.
Aşk hastalığının tedavisi yoktur.There is no cure for lovesickness.
O gerçek aşk değildi.It wasn't real love.
Allah aşkına, ona karşı nazik ol.For the love of God, be kind to him.
Lao Gan Ma ve benim bir aşk-nefret ilişkimiz var.Lao Gan Ma and I have a love-hate relationship.
Bunun aşk olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is love.
Özgürlük aşkı bizi buraya getirdi.The love of liberty brought us here.
Napolyon, askerlerini Rusya'ya yönlendirdi.Napoleon guided his troops to Russia.
Aşk kördür.Love is blind.
Aşk, doğası gereği kördür.Love is blind.
Aşk doğal olarak kördür.Love is blind.
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
O ilk görüşte aşktı.It was love at first sight.
Aşk şarkıları beni etkiler.Love songs move me.
Diplomatik ve askeri stratejimiz açıkça çelişki içindeydi.Our diplomacy and our military strategy were clearly in contradiction.
İşim başımdan aşkın.I am swamped with work.
Aşk aşka aşıktır.Love loves love.
Aşk aşka nasıl aşık olabilir ki?How can love love love?
Sen benim hayatımın aşkısın.You're the love of my life.
Kumarda kazanan aşkta kaybeder.Lucky at cards, unlucky in love.
İnanç her şeyi mümkün kılar....aşk her şeyi kolaylaştırır.Faith makes all things possible.... love makes all things easy.
O, yeni pantolon askısı hakkında gerçekten hassas.She's really touchy about her new braces.
Aşk hikayelerini severim.I like love stories.
Aşkım, yemeği pişirmeyi bitirdim.My love, I've finished cooking the food.
Allah aşkına o nedir?What on earth is it?
Geri dönen askerler savaştaki cesaretleri nedeniyle övüldüler.The returning soldiers were commended for their bravery in battle.
O benim ilk aşkım.He's my first love.
Aşkım, beni affet.Forgive me, my love.
Beni affet, aşkım.Forgive me, my love.
Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.Myanmar is ruled by a military dictatorship.
Yarın askerler gönderiliyor.The soldiers are shipping off tomorrow.
O aşk şiirleriyle ona kur yapmaya çalıştı.He tried wooing her with love poems.
Aşk rüyalarında bile onu görmektir.Love is seeing her even in your dreams.
Aşkın ne olduğunu anlamayacak kadar genç değiliz.We're not so young that we don't understand what love is.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.He's not my boyfriend, it's just platonic love with benefits!
Onların birbirlerine duydukları derin aşk oldukça açık.Their deep love for each other was unequivocal.
O, görevden kaçtığı için askeri mahkemede yargılandı.He was court-martialed for dereliction of duty.
Bu aşk mı?Is it love?
Askerler saldırısına başladı.The soldiers started their attack.