Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.The soldier had a leg injury and couldn't move.
Son yıllarda, bir asker olarak hizmet etmenin itibarı sürekli düşürüldü.In the recent years, the reputation of serving as a soldier has steadily been lowered.
Askerlerimizi yurda getirelim.Let's bring our troops home.
Tom hayatımın aşkıdır.Tom is the love of my life.
Tom askıya alındı?Tom has been suspended.
Şehir açlıktan ölen askerlerle doluydu.The city was full of starving soldiers.
Cesur askerler şehri yeniden kazanmak için düşman ile boy ölçüştü.The brave soldiers went head-to-head with the enemy to regain their city.
O onun aşkını geri çevirmedi.He did not return her love.
Tom yıllarca Mary'den hoşlandı ama bir noktada onun için hisleri aşka dönüştü.Tom liked Mary for years, but at some point, his feelings for her changed to love.
Aşkı tanımlamak zordur.Love is hard to define.
Tom aşk böceği tarafından ısırıldı.Tom has been bitten by the love bug.
Bazen aşk yeterli değildir.Sometimes love isn't enough.
Biz onu ebedi aşkımız olarak gördük.We saw that as our forever love.
Evimize hoş geldin, aşkım!Welcome home, my love!
O, aşkını heyecanlandırdı.She turned on her lover.
O, askeri bir ailede büyüdü.He grew up in a military family.
Aşk senin için sadece bir oyun mu?Is love just a game for you?
Aşk tek başına başarılı bir uluslararası evlilik için yeterli değildir.Love alone is not enough for a successful international marriage.
Esperanto aşkın dilidir.Esperanto is the language of love.
Askerler kum torbalarını kumla doldurdu.The soldiers filled the sandbags with sand.
Amish aşk romanları son zamanlarda popüler oldu.Amish romance novels have become popular lately.
Havada aşk kokusu var.Love is in the air.
Tom ve Mary 30 yılı aşkın süredir evliler.Tom and Mary have been married for over 30 years.
O, onun hayatının aşkıydı.She was the love of his life.
O onun hayatının aşkıydı.He was the love of her life.
O sık sık onun hayatının aşkı olduğunu söyledi.She often said that he was the love of her life.
O benim hayatımın aşkı.He is the love of my life.
Bu, entrika, aşk, ihanet ve sırlarla dolu bir hikaye.This is a story full of intrigue, love, betrayal and secrets.
Ben aşkımıza tamamen güveniyorum.I fully trust our love.
Limonlar karşılıksız bir aşkı simgelerken portakallar mutlu bir aşkı simgeler.Oranges symbolize a happy love, while lemons an unreciprocated love.
Tom'un istediği tek şey aşk.All Tom wants is love.
Allah aşkına Tom nerede?Where on earth is Tom?
Körler ilk görüşte aşka inanmazlar.The blind don't believe in love at first sight.
Allah aşkına ne söylemeye çalışıyorsun?What on earth are you trying to say?
O, ona olan aşkını itiraf etti.He confessed his love for her.
Roma askerleri bitkindi.The Roman troops were exhausted.
Klearchos askerleri gitmeleri için zorlamaya çalıştı; fakat onlar ona taş attı.Klearchos tried to force the soldiers to go; but they threw stones at him.
O yüzbaşı askerlerine iyi bakar.That captain takes good care of his soldiers.
Tom üç düşman askerini öldürdü.Tom killed three enemy soldiers.
Tom çoğu askerler gibi değildi.Tom wasn't like most soldiers.
On yılı aşkın bir süredir onu ilk kez gördüm.I saw him for the first time in more than 10 years.
Tom hâlâ bir acemi asker.Tom is still a rookie.
Askerler hükümetten memnun değildi.The soldiers were dissatisfied with the government.
O onun hayatının aşkıdır.He is the love of her life.
Benim zaten işim başımdan aşkın.I already have my hands full.
Savaş bittiğinde, birkaç asker eve döndü.When the war was finished, few soldiers returned home.
Yaklaşık otuz asker yaralandı.About thirty soldiers were wounded.
Subay askerlerinde cesaret uyandırdı.The officer aroused courage in his soldiers.
Tom'un tüm istediği onun verebileceği tüm aşkı kabul edecek bir kadın bulmaktı.All Tom wanted was to find a woman who would accept all the love he could give.
Aşk kimseye itaat etmez.Love doesn't obey anyone.
Tom bir asker değil.Tom isn't a soldier.
Artık aşkın ne olduğunu biliyorum.Now I know what love is.
Kırmızı aşk, tutku, bereket ve güç rengidir.Red is the color of love, passion, fertility and power.
Aşk, sen ve her şey arasındaki köprüdür.Love is the bridge between you and everything.
Allah aşkına ne yaptın?What on earth have you done?
Allah aşkına o nereye gitti?Where on earth did he go?
Askerlerin ikisi öldürüldü ve geri kalanı tutsak edildi.Two of the soldiers were killed and the rest were captured.
Öyleyse aşk nedir? İnsanları herhangi bir yaşta çarpabilen bir hastalıktır.Then what is love? A disease which can strike people at any age.
Diktatör bir askeri darbeyle iktidarı ele geçirdi.The dictator seized power in a military coup.
Napolyon askerlerini Rusya'ya götürdü.Napoleon led his troops to Russia.