Ana içeriğe geç
Sözlük

aşk ile cümle

aşk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Allah aşkına nereye gittiğini düşünüyorsun?Where on earth do you think you're going?
Allah aşkına ne arıyorsun?What on earth are you looking for?
Allah aşkına biz ne yapacağız?What on earth are we going to do?
Tom akvaryumu için birkaç asker balığı aldı.Tom bought some squirrelfish for his aquarium.
Jana benim ilk aşkımdır.Jana is my first love.
Aşk çoğalma için insanları kandırmanın doğal bir yoludur.Love is nature's way of tricking people into reproducing.
Onların arkadaşlığı yavaş yavaş aşka dönüştü.Their friendship gradually turned into love.
Onların arkadaşlığı çabucak aşka dönüştü.Their friendship quickly turned into love.
Çok ihtiraslı bir aşk macerasıydı.It was a very passionate love affair.
Endonezya birçok gizli Japon askerine sahipti.Indonesia had many Japanese holdout soldiers.
Tom, Mary'ye epeyce aşk mektubu yazdı.Tom has written quite a few love letters to Mary.
Aşk mektupları yazmak benim için kolay değil.Writing love letters isn't easy for me.
Allah aşkına bu kadar süre neredeydin?Where on earth were you, all this time?
Hayat bir bilmecedir ve cevabı aşktır.Life is a riddle and love is the answer.
Sen aşk olmadan yaşayamazsın.You can't live without love.
Allah aşkına.For goodness sake.
Portekizcede nasıl "Aşk" diyorsunuz?How do you say "Love" in Portuguese?
O askeri operasyonun lojistik sorumlusudur.He is in charge of the logistics of the military operation.
Askerin savaşlardan kalan hiç yara izi yoktu.The soldier never got scars from battles.
Aşk kelimelerle ifade edemeyeceğin tuhaf bir duygudur.Love is a bizarre feeling that you cannot express in words.
Sana olan aşkımı hiçbir şey değiştirmeyecek.Nothing's going to change my love for you.
Hiçbir şey aşktan daha değerli değil.Nothing is more valuable than love.
Tablet içinde, askorbik asid konsantrasyonu çok düşüktür.The concentration of ascorbic acid in the tablet is very low.
C vitamini askorbik asit olarak da bilinir.Vitamin C is also known as ascorbic acid.
Bu, aşk değil.That's not love.
Aşk sizin için sadece bir oyun mu?Is love just a game to you?
Hayatımın aşkı olduğumdan kuşkulanmaya başlıyorum.I am beginning to suspect that I am the love of my life.
Kral, bana çocuğun olarak seslenmeyi kes. Tanrı aşkına ben otuz iki yaşındayım!King, stop calling me your boy. I'm thirty-two, for God's sake!
Film sırasında, güvensizliğimi askıya almaya çalıştım, ama başaramadım.During the movie, I tried to suspend my disbelief, but failed.
Kedi, fare deliğinin önünde on dakikayı aşkın bekledi.The cat waited in front of the mousehole for over ten minutes.
Onu askeri hapishaneye atın.Throw him in the brig.
Tom Mary'nin şimdiye kadar ona yazdığı her aşk mektubunu sakladı.Tom kept every love letter Mary ever wrote him.
Tom askeri bir ailede büyüdü.Tom grew up in a military family.
Tom 30 yılı aşkın süredir Boston'da şartlı tahliye memurluğu yapıyor.Tom has been a probation officer in Boston for more than 30 years.
Birkaç sivil, paralı askerler tarafından vuruldular.Several civilians were gunned down by mercenaries.
Üç asker yaralandı.Three soldiers were wounded.
Aşk cevaptır.Love is the answer.
Tom'un eski aşkına geri döndüğünü duydum.I heard Tom is back with his ex.
Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.The driver who caused the accident was driving with a suspended license.
Askerler sorgulamadan komutanlarına itaat etti.The soldiers obeyed their commander without question.
Üç asker bizi korurken öldü.Three soldiers died protecting us.
Her iki asker öldü.Both soldiers died.
Mezun olduktan sonra, Tom askere kaydoldu.After graduating, Tom enlisted.
Askerler ateş açtı.The soldiers opened fire.
Ben şimdi bir askerim.I'm a soldier now.
Tom, Mary'ye bir aşk şarkısı söyledi.Tom sang Mary a love song.
Askerler sessiz kaldılar.The soldiers remained still.
Askerler köyü kuşattı.The soldiers surrounded the village.
Tom askıya alındı.Tom was suspended.
Biz otuz yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyoruz.We've worked together for over thirty years.
O, aşk aramıyordu.She wasn't looking for love.
O hep aşk istedi.She always wanted love.
300'ü aşkın insan tutuklandı.Over 300 people were arrested.
Kaç asker savaştı?How many soldiers fought?
Facebook benim altı hesabımdan birini askıya aldı.Facebook suspended one of my six accounts.
Film bitene kadar kararımı askıya alacağım.I'm going to suspend my judgment until the movie is over.
El bombası askerlerden beş metre uzakta patladı.The grenade exploded five metres from the soldiers.
Tom Mary'ye eski aşkını unutturdu.Tom made Mary forget her old lover.
Tom Mary için aşkını fiziksel olarak ifade etmek istedi.Tom wanted to express his love to Mary physically.
Aşk, geçici bir hormon dengesizliğinden fazla bir şey değildir.Love is nothing more than a temporary hormone imbalance.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod