aşiret ile cümle

aşiret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaklaşık 400 yıl önce 4 adet yörük aşireti tarafından kurulmuştur.Apie 4 mėnesį ima formuotis išoriniai lytiniai organai.
Köy halkı Tayyan aşiretine mensuptur.Samanidai laikomi tadžikų tautos užuomazga.
Ayrıca, Şahran aşiretinin de merkezidir.Be to, paliečiama ir kastracijos tema.
Kureyşan aşireti 7-8 kabileye ayrılmıştır.Jie buvo nevienodo dydžio, skiriami į 7-8 gentis.
Oğuz Çepni aşireti kültürü görülmektedir.Jis laikomas kultūrinių augalų tėvu.
Shabdrung Ngawang Namgyal (1594–1651) Tibet'ten kaçıp Butan'daki aşiretleri( derebeylerini ) birleştirdi.Shabdrung Ngawang Namgyal (1594–1651) oli rahvuselt tiibetlane.
Zeyve aşiretinin dili Kürtçedir.Tšau-tšaul on mustjassinine keel.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Ale plemię i rodzina nakłaniały, żeby tego nie robiła i byli bardzo przeciwni.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Dar tribul și familia ei i-au cerut să nu concureze și se împotriveau.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Ihr Stamm und ihre Familie jedoch bedrängten sie, nicht mitzumachen, und waren strikt dagegen.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.그녀의 부족과 가족들이 나가지 못하도록 말렸고 굉장히 반대했습니다
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Maar haar stam en familie wilden niet dat ze meedeed. Ze waren er heel erg tegen.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Mais sa tribu et sa famille l'ont pressée de ne pas participer et étaient tout à fait contre.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Ma la sua tribù e la sua famiglia la spronarono a non competere e si mostrarono molto contrari,
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Mas a tribo e a família instaram-na a não competir e foram muito contra isso.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Mutta hänen heimonsa ja perheensä vastustivat ja olivat suuresti osallistumista vastaan.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Namun suku dan keluarganya mendesaknya untuk tidak ikut serta dan sangat menentangnya.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Nhưng bộ tộc và gia đình cô ấy lại muốn cô ấy không tham gia và chống lại nó một cách mạnh mẽ.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Pero su tribu y su familia le pidieron que no compitiera y estaban muy opuestos a esto.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Ugyanakkor a törzs és a család nem akarta, hogy versenyezzen nagyon ellene volt a szereplésének.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Αλλά μέλη της φυλής της και της οικογένειάς της την απέτρεψαν από το να διαγωνιστεί και ήταν πολύ αντίθετοι.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Але її плем'я та сім'я були категорично проти і переконували її не брати участь.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Но её клан и семья были категорически против и уверяли её не участвовать.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.Но средата и семейството й са я подтиквали да не се състезава и били силно против.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.אבל השבט שלה ומשפחתה הפצירו בה שלא תתחרה ומאוד התנגדו להשתתפותה.
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.لكن قبيلتها وعائلتها ألحوا عليها بعدم المشاركة و كانوا معارضين بقوة
Ama ailesi ve aşireti yarışmaması için ısrar ettiler ve karşı çıktılar.出場をやめるよう促しました ところが一度彼女が勝ち始めると
Burası aşiretlerden oluşan bir coğrafya.Aceasta este zona tribului.
Burası aşiretlerden oluşan bir coğrafya.Ésta es la zona tribal.
Burası aşiretlerden oluşan bir coğrafya. Ve bizE noi guardavamo e stavamo con
Burası aşiretlerden oluşan bir coğrafya.А эта земля принадлежит племени.
Burası aşiretlerden oluşan bir coğrafya.Това е племенната област.
Burası aşiretlerden oluşan bir coğrafya.Це землі його племені.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Bởi vì mỗi năm người thắng cuộc lại đến từ một nhóm bộ tộc khác.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Bo każdego roku zwycięzca pochodzi z innego plemienia.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Denn bisher ist der Gewinner jedes Jahr aus einer anderen Stammesgruppe gekommen.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Elk jaar kwam de winnaar namelijk uit een andere stam.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Infatti ogni anno c'è stato un vincitore di un gruppo tribale differente.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Karena setiap tahun para juara berasal dari suku yang berbeda.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.매년 우승자는 각각 다른 부족들에서 선출되고 있습니다.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Koska joka vuosi voittaja on tullut eri heimosta.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Mivel minden évben a győztes egy másik törzsből került ki.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Parce que chaque année le gagnant est venu d'un groupe tribal différent.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Pentru că, în fiecare an, câștigătorul a provenit din alt grup tribal.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Porque cada temporada, el ganador ha surgido de una tribu diferente.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Porque em cada ano o vencedor vem de um grupo tribal diferente.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.Защото всяка година победителят идва от различна племенна група.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.מכיוון שהזוכה של כל שנה מגיע משבט אחר.
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.لأنه في كل سنة كان الفائز من مجموعة قبلية مختلفة
Çünkü her yıl kazanan farklı bir aşiretten çıkıyor.この番組は特に女性たちに対して
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar. 300.000 sivil açlıktan ölür.- Platon.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar. 300.000 sivil açlıktan ölür.Roky válek mezi klany zapříčinily hlad biblických rozměrů 300 000 civilistů zahynulo hlady
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar. 300.000 sivil açlıktan ölür.محمد فرح عديد اقوى الجنارالات استولى على العاصمه مقديشيو
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Anii de luptă între clanurile rivale au cauzat foamete de proporţii biblice.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Anos de guerra entre cIãs rivais provocam fome a uma escaIa bíbIica.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Años de guerra entre clanes causa hambruna a escala bíblica.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Bertahun-Tahun Perang Antar Suku Sebabkan Bencana Kelaparan Besar.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Lata działań wojennych pomiędzy rywalizującymi klanami... doprowadziły do klęski głodu na skalę biblijną.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Leta vojskovanja med nasprotnimi klani so povzročila lakoto svetopisemskih razsežnosti.
Düşman aşiretler arasındaki savaş görülmemiş bir açlığa yol açar.Roky vojny medzi klanmi spôsobuje hlad biblických rozmerov.

İlgili Sayfalar