aşiret ile cümle

aşiret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kelmendi reisi Müslüman olmuştu ve aşiret üyelerini de din değiştirmeye söz vermişti.The Kelmendi chief had converted to Islam, and promised to convert his fellow tribe members as well.
Fransız uçakları aşiretin köylerini bombalamaya başladı.French planes began bombing the villages of the clan.
Çevre bölgelerden gelen aşiret üyelerinin çoğu devrime katıldı.Most of the tribesmen from the surrounding areas joined the revolution.
Birçok aşiret, kendilerine en çok parayı kim teklif ederse onun için savaşacaktı.Many tribes would fight for whoever offered them the most money.
Artık muhtelif Türk aşîretleri birbirlerini görerek İslâma girmeye başlamışlardı.Dann nahmen (auch) andere den Islam wie ihr an.
Bu ismin tarihsel olarak Zaza (aşiret) ismiyle bağlantılı olduğu çeşitli yazarlarca belirtilmiştir.So hat er sich auch als Herausgeber verschiedener Disputationen einen Namen erworben.
Kürt yerleşimi (Kurne aşireti).Die Haltestelle Holten (Kr.
Ve köyün tamamı Asiyan (Asî) aşiretindendir.Zu ihr gehört die Ortschaft Pétret.
Böylece aşiretin lideri olmaya devam eder.Damit ist sie weiterhin Oppositionsführerin.
Abbasi (Orman ailesi) aşireti üyeleri oturmaktadır.In: al-Abhath.
Bu devirlerde ülkede aşîret idâreleri krallık hâline geldi.Die protestantische Sache im Reich schien verloren.
Ancak bu cemaatlerin ne kadarının Karakeçili aşiretine bağlı olup olmadığı belli değildir.Dabei spiele es keine Rolle, wie groß dieses Stück Land sei.
Buralarda çeşitli aşiretleri iskan ettiler.Es entstanden mehrere Basaltsteinbrüche in der Umgebung.
Diyarbakır aşiretleri bozguna uğratılmıştı.Sie dienten der Ausrichtung der Lagerstätte.
Boş kaynak (yardım) Koçgiri aşiretleri, çoğunlukla Sivas ilinde yaşayan Alevi aşiretlerin adı.Sitz ist die namensgebende Stadt Unna, obwohl Lünen die meisten Einwohner hat.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Später entstanden mehrere weitere Siedlungsgebiete um das Zentrum.
Her aşîret kendisine mahsus husûsî bir alana sahiptir.Jedem Posten war ein bestimmter Rang (品, pǐn) zugeordnet.
Bu köyde nüfusun tamamı keskoi aşiretine mesuptur.Der ganze Bezirk leidet unter diesem Bevölkerungsschwund.
Şadili Aşireti Oğuzların Avşar boyundandır.Schiere Größe lässt Ratsherren staunen.
Daha sonra çevreden gelen başka aşiretlerin birbirleriyle kaynaşmasıyla büyümüştür.Zwischen den Erben kam es danach jedoch zu weiteren Fehden um die Erbteilung.
Atçeken aşireti yerleşmiştir.Der Aufzug wurde nachgerüstet.
Köy halkı Hevedan (Hevedi) aşiretinden gelmektedir.Durchflossen wird die Ortschaft von der Schaich.
Sinemilli aşiretinin Orta Asya'dan gelmiş oldukları bilinmektedir.Das bedeutet beispielsweise, dass die mittelalterliche Epidemie tatsächlich von Asien ausging.
Daha sonra Tekelüler aşireti de ağır bir darbe almıştır.Nach der Wende kam der große Einbruch.
Bu Ermeniler de Koçgirli Aşiretinin reayası olarak gözükmekteydiler.Die Zuschauer stellten sich einfach vor, wie das kitzeln müsse.
'Doğu'da Aşiretler, Kürtler, Aleviler (2. bas.).Straßen und Brücken in Hessen – II. Folge.
19. yüzyılın ikinci yarısında Alevi bir aşiret olan Haydaranlılar bucakta yerleşikti.In letzten zwei Dritteln des 19. Jahrhunderts herrschte ein reger Hopfenbau um Diespeck.
Kayı aşireti Derneği ise 2014 yılından bu yana bayrağına patent iddia etmiştir.Gewalt in der Geburtshilfe ist seit 2014 ein Schwerpunktthema der WHO.
Etmanki aşireti 52 adamını bu çatışmada kaybetti.Von diesen starben 59 in der Sowjetunion.
Bu güçlerle sınır aşiretlerine karşı harekâta geçti.Mit der EU die Grenzen überwinden.
Bu Türkmen aşireti Oğuzlar kavminin Dodurga boyundandır.Du armes Deutschland, kannst du es ertragen, Wie deine Söhne man so hart verbannt?
Aşiretler 30,000 kişilik bir güç oluşturmuş ve radikal örgütleri bölgeden atmaya and içmişlerdir.Es wurde von mehr als 830.000 Menschen unterzeichnet und führte auch tatsächlich zum Rundfunkgesetz.
Diyarbakır aşiretleri bozguna uğratılmıştı.Elles se vendaient Place de Azabacharia.
Halk kürecik tapginler aşiretindendir.Les habitants de Vouillé sont les Vouilletais.
Atçeken aşireti yerleşmiştir.Son ascension est aménagée.
Şadili asiretinden gelmistir.Il émane du débiteur.
Reşkotan aşireti ile savaşmışlardır ve bu savaş onların dağılmasına neden olmuştur.Ils arrivent trop tard pour le sauver et ce drame les sépare.
Abbasi (Orman ailesi) aşireti üyeleri oturmaktadır.Création à Abbevile.
İbrahim, Celali aşiretinin kollarından Hesesori aşiretine mensuptu.Il fit paître son troupeau sur des terres des Ursulines, qui furent désignées Plaines d'Abraham.
Aşiret başkanı iken Memluklerin Kilikya'daki Ermenilere karşı düzenlediği seferlere katıldı (1335).Il échoue aussi dans sa tentative de prise du Fars aux Injouïdes (1350).
Kızık Türkmenleri aşiretine mensupturlar.Tension aux frontières turco-persanes.
Muhammed Paşa Caf, Caf aşireti lideri, Şervana Kalesi'ni 1734'te yaptırdı.Mohamed Pasha Jaff, roi kurde et chef suprême de la tribu Jaff, a construit le château de Sherwana en 1734.
Yurtdışı bağlantıları çok geniş olup TBMM'de hatırı sayılır söz sahibi bir aşirettir.Leurs compétences obligatoires sont très larges et la TPU y est obligatoire.
Bucak aşireti mensubudur.Saut en longueur masculin.
Böylece mektep, bütün aşiretlere hitap eder duruma geldi.Ils firent ainsi, ils les firent tous asseoir.
Çıtak Aşireti: Çıtaklar Varsak aşireti içinde önemli bir oymaktır.Quand ils gagnent, ils se développent en vain ; lorsque nous perdons, nous devenons craintifs.
Aşiretin kökeni 1114 yılında doğan Kürt Kralı Zahir Beg Caf'a dayanmaktadır.Il a été créé en 1114 par le roi kurde Zaher Beg Jaff.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Par la suite, un dépeuplement de quelques villes se produit.
Mahallenin ismi de, kardeş olduğu söylenen bu iki aşiret reisinin adından gelmektedir.Cette voie tient son nom de celui de deux cousins qui furent des propriétaires locaux.
Bu devirlerde ülkede aşîret idâreleri krallık hâline geldi.Ceux qui survivent à cette période troublée deviennent les royaumes médiévaux.
Bu köy Ertoşi aşiretinin en büyük mahallesidür yaklaşık 400 hanelik bir mahalledir.Cette décision va bouleverser la vie de ce village qui compte alors environ 400 âmes.
Bu tarih görüşünde Türkler, Orta Asya'daki göçebe aşiretler olarak anlatılıyordu.Cette technique aurait été rapportée par les Vikings ayant voyagé en Asie centrale.
Shabdrung Ngawang Namgyal (1594–1651) Tibet'ten kaçıp Butan'daki aşiretleri( derebeylerini ) birleştirdi.Shabdrung Ngawang Namgyal (1594 – 1651) est le fondateur du Bhoutan.
Buralarda çeşitli aşiretleri iskan ettiler.De nombreux éléments furent dispersés aux alentours.
O Kaçar Aşiretinin Koyunlu (Kovanlıda denir) koluna mensuptur.De la main, il tient son bâton de commandement (cep de vigne).
Aşiret çatışmasında 3 kişi öldü.Trois morts dans des affrontements dans la province de l'ouest.
Yaylak olarak kullanılan bu bölge aşiret büyüğünün ölümden sonra oğluna bu mevkiye yerleşmesini söyler.Après sa mort, son fils aîné lui succède sur terre dans ce rôle.
Bu aynı zaman da ÇERĞOOĞLU aşiretinin de başlangıç tarihi olmuştur.Il est aussi difficile de prévoir le début d'une éruption que sa fin.
Aşiret kendi arasında farklı bölüklere ve ailelere bölünmüştür.Actuellement, cette collection est divisée entre ses héritiers.
Hükümet aşiretliği yasakladı ve merkezi otoriteye bağlılığını vurguladı.El gobierno prohibió el clanismo y destacó la lealtad a las autoridades centrales.

İlgili Sayfalar