O kadar aşikar değil .Tämä on hankalampi juttu, ei aivan ilmiselvä.
O kadar aşikar değil .Αυτό είναι το πιο δύσκολο, αυτό που δεν είναι προφανές.
O kadar aşikar değil .Това е трудното - онова, което не е очевидно.
O kadar aşikar değil .Цей випадок досить складний, бо не очевидний.
O kadar aşikar değil .Эта самая сложная, самая неочевидная.
O kadar aşikar değil .זה החלק הקשה והלא-ברור,
O kadar aşikar değil .وهذه هي الصعبة ، الغير ظاهرة ، لذلك أتركها للآخر
O kadar aşikar değil .あまり多くのことは語れません
Onu. Kony'nin durdurulması gerektiği gayet aşikar.Egyértelmű, hogy Kony-t meg kell állítani.
Ortaya bir şey yapıştırsak, döneceği aşikar. -Jeśli włożyłbyś coś, w szczególności w środek, to jasne jest, że zaczęłoby się kręcić.
Ortaya bir şey yapıştırsak, döneceği aşikar. -Y si nos apegamos a algo, especialmente en el centro, es muy claro que giraría.
Ortaya bir şey yapıştırsak, döneceği aşikar. -אם הייתם תוקעים משהו, במיוחד במרכז, זה די ברור שהוא היה מסתובב.
Size aşikar gelmiş olabilir.어쩌면 당연할 수도 있습니다
Size aşikar gelmiş olabilir.Puede ser que sea obvio para usted.
Size aşikar gelmiş olabilir.To może być dla was oczywiste.
Size aşikar gelmiş olabilir.ربما سيكون واضحاً لكم
Sonsuzun değerini bulamayacağımız aşikar, ancak bir şey sonsuza giderken limit bulabiliriz. -Bo, oczywiście, nie można obliczać dla nieskońoności, ale można wziąć granicę przy czymś, co niej dąży.
Sonsuzun değerini bulamayacağımız aşikar, ancak bir şey sonsuza giderken limit bulabiliriz. -Porque obviamente no se puede evaluar infinito, pero usted podría tomar el límite como algo acerca a infinito.
Sonsuzun değerini bulamayacağımız aşikar, ancak bir şey sonsuza giderken limit bulabiliriz. -Protože samozřejmě nemůžete dosadit nekonečno, ale můžete určit limitu, když se něco k nekonečnu blíží.
Sonsuzun değerini bulamayacağımız aşikar, ancak bir şey sonsuza giderken limit bulabiliriz. -כי ברור שאינכם יכולים להעריך אין סופיות, אבל אתם יכולים לקחת את הגבול כמשהו שיכול להשיג אין סופיות.
Sonsuzun değerini bulamayacağımız aşikar, ancak bir şey sonsuza giderken limit bulabiliriz. -لأنه من الواضح أنه لا يمكن تقييم اللانهاية، لكنك يمكن أن تأخذ الحد شيئا مع اقتراب اللانهاية.
Sonsuzun değerini bulamayacağımız aşikar, ancak bir şey sonsuza giderken limit bulabiliriz. -でも、何か無限に近づく極限を取ることができます。 とにかく、この不定積分を求め、
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.A megoldás, ha egyáltalán létezik, meglepő és nem nyilvánvaló.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.A solução, se é que existe, é surpreendente e não é óbvia.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Đáp án, nếu có, sẽ rất bất ngờ và không rõ ràng.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.De oplossing, als ze al bestaat, is verrassend en ligt niet voor de hand.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Die Lösung, wenn es überhaupt eine gibt, ist überraschend und nicht offensichtlich.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.E la soluzione, ammesso che ci sia, è imprevista e non scontata.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Jawabannya, kalau pun ada, mengejutkan dan tidak gamblang.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.해결책이 있다고 해도, 뻔한 방법이 아니라, 의외의 방법입니다.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.La solución, si es que existe, es sorprendente y no obvia.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.La solution, pour autant qu'il en existe une, est surprenante et pas évidente.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Løsningen, hvis den overhovedet eksisterer, er overraskende og ikke tydelig.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Ratkaisu, jos se on olemassa, on yllättävä eikä itsestään selvä.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Řešení, pokud vůbec nějaké existuje, je překvapující a vůbec ne očividné.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Riešenie, ak vôbec nejaké existuje, je prekvapujúce a vôbec nie očividné.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Rozwiązanie, jeśli w ogóle istnieje, jest zaskakujące i nieoczywiste.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Soluţia, dacă există de fapt, este surprinzătoare şi nu este evidentă.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Η λύση, αν υπάρχει καν, είναι απρόσμενη και μη προφανής.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Решение, если оно вообще имеется, удивительно и далеко не очевидно.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Решението, ако изобщо съществува, е изненадващо, а не очевидно.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.Розв'язок, якщо існує, є несподіваним і неочевидним.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.הפתרון, אם הוא קיים בכלל, הוא מפתיע ולא מובן מאליו.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.والحل، إن وجد على الإطلاق، مفاجئ وليس واضحاً.
Ve çözüm, eğer bir çözüm varsa gerçekten, şaşırtıcı ve hiç de aşikar değil.驚くようなものであり けっして自明ではありません ここにいる誰もが
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Et ils suivent la solution la plus évidente.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.E tomam a solução mais óbvia.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.I wybiera najbardziej oczywiste rozwiązanie.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Jdou po nejnápadnějším řešení.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.똑바로 올라갑니다. 그리고 명백해 보이는 해결책을 따르죠.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Si aleg solutia cea mai evidenta.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Sledijo najočitnejši rešitvi.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Und sie folgen der offensichtlichsten Lösung.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Và họ chọn phương án giải quyết hiển nhiên nhất.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Y siguen la solución más obvia.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Ze pakken de eerste de beste oplossing.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.Και ακολουθούν την πιο προφανή λύση.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.И те следват най-очевидното решение.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.היא ישירה. הם מאמצים את הפתרון הראשון שעולה בדעתם.
Ve en aşikar çözümlere başvururlar.نوع ما يأخذونه مباشرة. ويتبعون أكثر الحلول وضوحاً.