aşaması ile cümle
aşaması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Masumluk aşamasındaki biri yalnızca yapması gerekeni yapar.Nezaupljiv do plemstva je skušal vse storiti sam.
Filmin hazırlık aşaması 10 yıl sürmüştür.Proces načrtovanja je trajal 10 let.
2000 yılından beri, şehir merkezindeki yapım aşamasındaki gökdelen sayısı keskin bir şekilde arttı.Od leta 1900 se je strukturno stanje gradu dramatično poslabšalo.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Svetle pege v meglici so mlade zvezde, ki ravnokar nastajajo.
Açıklama aşaması: Üstlenilen değerin açıklandığı ve kontrol edildiği son fazdır.Prvič, koraki prikazujejo- to pomeni, da so lahko koraki preverjeni ter merjeni.
Yargılandığı tüm davalardan Yargıtay aşamasında beraat etti.Zagovarjal se je kot nedolžen skozi celoten proces sojenja.
Bu grup ayrıca renovasyonun birinci aşaması için özel sektörlerden 400.000$ toplamaya da çalışmaktaydı.Skupaj so zbrali za 41.000€ dodatnih sredstev.
Su arıtma işleminin birkaç aşaması vardır.Obstaja več metod in postopkov za pripravo vode.
Bu görüşe göre o sıralarda insan yerleşimleri hala dağınıktı ve burası şehir aşamasına geçemeden terkedildi.Zdi se, da je bila zgradba izven uporabe in zapuščena že pred opustitvijo mesta.
Translasyon, (gen ekspresyonu sürecinin bir parçası olan) protein biyosentezinin ilk aşamasıdır.Transliacija tai yra antrasis baltymų sintezės (genų raiškos) etapas.
Otomobile geliştirme aşamasında, proje kod adı olarak ‘Tomcat’ ismi verildi.Operacinės sistemos kūrimo metu ji buvo vadinama kodiniu vardu Chicago.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Statinys stačiakampio plano.
MÖ 3100 : Stonehenge yapımının ilk aşaması.Putadienis - šonaslydžio treniruotės 3.1.
Limanın karayolu ve demiryolu bağlantıları projeleri de yapım aşamasındadır.Planuojama giliavandenio uosto ir geležinkelio linijos statyba.
Bu serbest kalma aşaması viral hayat döngüsünün son aşamasıdır.Savižudybė yra galutinė dezintegracijos stadija.
Kapitalizmin bir ileri aşamasıdır.Kapitalizmo atsiradimas.
Turnuvanın grup aşaması aynı zamanda 2018 Dünya Kupası OFC elemelerinin İkinci Tur'u olarak oynandı.2-asis etapas tuo pačiu atitinka 2016 m. OFC Tautų taurės čempionatą.
Ancak Türkiye grup aşamasında turnuvadan elendi.Turkėms turnyras baigėsi grupės varžybose.
29 Aralık 2016'da Musul operasyonunun ikinci aşaması başladı.2016 m. gegužės 29 d. prasidėjo naujausias 23-ias Top Gear sezonas.
Şampiyonanın elemeleri iki turdan oluşmuştur: grup aşaması ve play-off turu.Turnyras susideda iš dviejų etapų – grupės ir atkrentamųjų varžybų.
Grup aşamasında takımlar beş bölge grubuna ayrılmıştır.Šiame etape komandos padalinamos į penkias grupes.
Aileler çocuğunun gelişimin her aşamasını yakından takip eder.Daug dirbama sekant kiekvieno vaiko daromą pažangą, jo ugdymosi raidą.
Bursa: (Yazılma aşamasında). ss. 88-90.Dyzeliniai:OHC 1.8 L. 88 – 90 AG.
Uygulama aşamasında kontrolörlüğün üstlenilmesi ve işin eksiksiz teslim alınması.Jį traukė polinkis į pasąmoningumą ir darbo atlikimas neatidėliojant.
Salonun 23.000 kişilik kapasitesi olmasına rağmen yarışmanın final aşamasını 16.000 kişi izledi.Nors buvo numatyta, jog salė talpins 23 000 žiūrovų, tik 16 000 jų galėjo stebėti šou.
Birinci aşama fetih ve kuruluş aşamasıdır.Trečias etapas - vermikomposto atskyrimas ir fasavimas.
22 Mart 2011'de geliştirme paketi kapalı beta testi aşamasına girmiştir.Gegužės 2 d. komanda išbandė atnaujintą bolido versiją.
Albümün kayıt aşaması yaklaşık 10 ay sürdü.Albumo įrašai truko lygiai metus.
İplik üretimi aşamasında ipliğin yapısına eklenir.Dėl gamybos klaidų sudužo kilimo metu.
İsviçre tarihinin bu geçiş aşaması 1815 Restorasyonuna kadar sürdü.See Šveitsi ajaloo vaheaste kestis kuni Restauratsioonini aastal 1815.
Ve böylece komünizm aşamasına geçilecekti.Nad lootsid kehtestada kommunistlikku ühiskonnakorda.
Bu nedenle tedavinin her aşaması uzman hekim tarafından takip edilmelidir.Kõikidel eespool nimetatud juhtudel tuleb kohe arsti poole pöörduda.
Bunlara ek olarak plan ve yapım aşamasında olan kırk tane daha var.Planeerimis- või ehitusjärgus on veel üheksa tanklat.
2015-16 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması 15 Eylül 2015'te başlayıp 9 Aralık 2015'te sona erecektir.UEFA Meistrite Liiga 2015/16 alagrupiturniir algas 15. septembril ja lõppes 9. detsembril 2015.
2 GB kapasiteye sahip olan sürümleri ise henüz geliştirilme aşamasındadır.Koduste kaasaskantavate kõvaketaste maht on tänapäevaks suurenenud 2000 GB-ni ja mahu kasv jätkub.
Bu oyun hâlâ geliştirme aşamasındadır.Samas on selline mängimine väga arendav.
2016-17 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması 13 Eylül 2016'da başlayıp 7 Aralık 2017'de sona ermiştir.UEFA Meistrite Liiga 2016/17 alagrupiturniir algas 13. septembril ja lõppes 7. detsembril 2016.
Ancak çalışmalar maddi yetersizliklerden dolayı hafriyat aşamasında kalmıştır.Mõned seavad end füüsilise julguse tõttu hooletult ohtu.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Fondi tegutseb projektipõhiselt.
2014 itibarıyla, Falcon 9 v1.1 faal olarak kullanılmaktadır ve Falcon Heavy ise geliştirme aşamasındadır.2014. aasta seisuga on Falcon 9 aktiivses kasutuses ja toimub Falcon Heavy väljaarendamine.
Böylece birçok veri-işlem aşaması arazi koşullarında da yapılabilmektedir.Paljud alused võimaldavad ka liigutamist üles-alla.
Ancak diğer modellerin gelişme aşamasında yaşanan sorun burada da ortaya çıktı.Uuemates universumite mudelites on ka need probleemid lahendatud.
Üretim aşamasında fabrikalar daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.Töömasinate käitamiseks on vaja energiat, mida toodavad jõumasinad.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.1994년에 전 운이 좋게도 폐쇠 회로 수중 마스크를 보게 되었습니다.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.1994年に 閉鎖式リブリーザーの試作品を 幸運にも使えました それでは 閉鎖式リブリーザーですが
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.En 1994, j'ai eu la chance d'avoir accès à un de ces prototypes de recycleurs à circuit fermé.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.En 1994 tuve la suerte de tener acceso a estos prototipos de recicladores de aire de circuito cerrado.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.In 1994, am fost destul de norocos să am acces la aceste prototipuri de recirculatoare cu circuit închis.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.In 1994 had ik het geluk om dit prototype "rebreather" (her-inademer) met gesloten circuit te mogen gebruiken.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.Năm 1994, tôi rất may mắn được tiếp xúc với những nguyên mẫu bình thở đóng mạch.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.Nel 1994 fui abbastanza fortunato da poter ottenere questi prototipi di autorespiratori a circuito chiuso.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.W 1994 uzyskałem dostęp do prototypu apratu oddechowego o układzie zamkniętym.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.Το 1994, είχα την τύχη να αποκτήσω έναν από τους πρώτους Επανεισπνευτήρες Κλειστού Κυκλώματος.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.През 1994-а имах късмета да получа достъп до тези прототипни превдишватели със затворен кръг.
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.ב 1994 התמזל מזלי וקבלתי גישה לאב טיפוס של מערכת ממחזרת נשימה
1994'te prototip aşamasındaki kapalı devre rebreather'lara ulaşabilecek kadar şanslıydım.في عام 1994، كنت محظوظاً بما فيه الكفاية للوصول لنموذج إعادة التنفس الدائري المغلق.
A, B, C, D, E, F aşamalarını geçiyor. Ve nihayet kaçma aşamasını durduruyor.Anh ta đi qua điểm A, B, C,D,E,F cuối cùng anh ta dừng ở giai đoạn nước rút
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Bien sûr, à ce stade de la vie il était dans une forme plus digne qu'il ne l'était à l'époque.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Evident în această etapă de viaţă, el era într-o formă oarecum mai respectabilă decât înainte.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.당연히 지금 인생 단계에서 그는 과거보다 어느 정도 위엄 있습니다.