Böylesine bir davranış için aşağılamaktan başka hiçbir şey hissetmiyorum.I feel nothing but contempt for such behavior.
Kız kardeşimi aşağılamaya nasıl cesaret edersin?How dare you insult my sister!
Tom'u aşağılamak istemiyorum.I don't want to humiliate Tom.
Tom'u aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate Tom.
Seni aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate you.
Aşağılamak, yüceltmenin başlangıcıdır.Humiliation is the beginning of sanctification.
O insanları aşağılamayı seviyor.She likes to humiliate people.
O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.He began to abase the man behind his back.
Ben onu aşağılamak istemiyorum.I don't want to insult him.
Ben onu aşağılamak istemedim.I didn't want to insult him.
Onu aşağılamak istemiyorum.I don't want to humiliate her.
Biz onları aşağılamak istemedik.We didn't want to humiliate them.
Ben onları aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate them.
Onu aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate her.
Tom'u aşağılamak istemedik.We didn't want to humiliate Tom.
Tom'u aşağılamak istemeyiz.We don't want to humiliate Tom.
Neden beni sürekli aşağılamak zorundasın?Why do you have to put me down all the time?
Beni Mary'nin önünde aşağılamayı bırak.Stop dissing me in front of Mary.
O tür aşağılamaya nasıl katlanıyorsun?How do you put up with that kind of humiliation?
Sami, Leyla'yı aşağılamaya başladı.Sami started belittling Layla.
Míster Danger: Yabancıların Venezuelalılara karşı beslediği aşağılama duygusunu temsil eder.Míster Danger: represents the contempt foreigners harbor toward Venezuelans.
Almanya'yı aşağılamayacaksın!") diyerek ve o sırada sol eli ile Nazi selamı vererek susturur.You will not insult Germany!" while making the Nazi salute with his left hand.
Peygamberlik iddia ettiği için aşağılama kastıyla Talhacık manasına gelen Tuleyha denilmiştir.They embraced their given name, proud of their exuberant sadism.
Bu aşağılama karşısında yaşlı adam adeta şoke olmuş, yıkılmıştır.At this point the man left, ashamed.
Hala kalede tutulan birlikler aşağılama ile görmezden gelindi.The troops still holding out at the citadel were ignored with contempt.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.The government meanwhile accomplished all it could toward the complete humiliation of the Jews.
Suçun maddî ve manevi unsuru aşağılamaktır.Occult Fundamentals and Spiritual Unfoldment.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.These steps can be executed sequentially or in parallel.
Ancak bu tip savlar aşağılama ve alay konusu olmaktan öteye geçmedi?But such a claim didn't result in anything but scorn and ridicule?
Sadece özür dileyip, beni aşağılamasını dinlemeliyim.I just have to apologize and plead for leniency. I'll probably just get yelled at a little.
Ama kızgınlık aşağılamaya döndüğünde, reddedilmişsinizdir.But when anger turns to contempt, you've been dismissed.
Bizi aşağılamayın Doktor.Don't insult us, Doctor.
Abini aşağılamak mı?Insult your brother?
Toplumda birini aşağılamak istediğimizde ona hayalci olarak hitap ederiz.In our society, if we want to insult somebody, we call them a dreamer.
Bu bir aşağılama. Aptal? Baş belası-aptal.That's an insult. stupid? troublesome- idiot
Yani hergün solcu ve sağcıları aşağılamaya devam ediyoruz.So we keep on insulting people left and right everyday.
Tabi ki, sadece insanları aşağılamakla kalmıyoruz.Now, of course, we're not just insulting people.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Surely there are mockers with me. My eye dwells on their provocation.
Alaycıyı kov, kavga biter; Çekişme ve aşağılamalar da sona erer.Drive out the mocker, and strife will go out; yes, quarrels and insults will stop.
Yaptıkları hilelerden ötürü suçlulara ALLAH katından bir aşağılama ve çetin bir azap dokunacaktır.A degradation will befall the sinners and chastisement from God for deceiving.
Bizi aşağılamaya çalışmayın."Do not try to humiliate us."
Bu üçlü formül, zorbanın kurbanları için kolayca toplum içinde aşağılama yaratmasını sağlar.This formula of three enables the bully to easily create public humiliation for their victim.
Vandalları aşağılamayınDeny recognition Do not insult the vandals
İşkence ve aşağılama Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetlerinde de yaygın.Torture and humiliation are also widespread in the Armed Forces of the Russian Federation.
Şehirler milliyetçi STK Polonya Aşağılamaya Karşı Ligi tarafından temsil edilmektedir.The cities are represented by nationalistic NGO Polish League Against Defamation.
Daha sonra buraya "El Humilladero" (Aşağılama Yeri) olarak adlandırılan bir şapel inşa edilmiştir.Later a chapel was built which is called "El Humilladero" (The Place of Humiliation).
Yağmacı tacizci: Başkalarını aşağılamaktan cinsel heyecan duyan kişi.A predatory harasser: a person who gets sexual thrills from humiliating others.
Tom'u aşağılamak istemedim.Ich wollte Tom nicht demütigen.
Hiçbir yapılanlar onların bizi alçaltmalarına ve aşağılamalarına denk değildir.Cependant, nous ne leur faisons nullement confiance !
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Pendant ces années le gouvernement fit tout en son pouvoir pour déraciner les juifs du judaïsme.
Sözcük iltifat ya da aşağılama amaçları ile kullanılabilir.Il peut être imposé, dans un but de stigmatisation ou d'humiliation.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.Ce traumatisme avait dû le laisser borgne, en partie ou complètement.
Peygamberlik iddia ettiği için aşağılama kastıyla Talhacık manasına gelen Tuleyha denilmiştir.Il se cache des gens à cause du malheur qu’on lui a annoncé.
O, insanları aşağılamayı sever.A ella le gusta humillar a las personas.
Peygamberlik iddia ettiği için aşağılama kastıyla Talhacık manasına gelen Tuleyha denilmiştir.Se les llamó así porque los que tomaron parte en la sublevación lo hicieron por miseria.
Míster Danger: Yabancıların Venezuelalılara karşı beslediği aşağılama duygusunu temsil eder.Proviene de Alaska y representa el desprecio de los extranjeros hacia los venezolanos.
Hiçbir yapılanlar onların bizi alçaltmalarına ve aşağılamalarına denk değildir.أن لا يناصر الكفار، ولا يمدحهم، ولا يعينهم على المسلمين.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.وقد تصيب هذه الحالة القزحيّة بشكل كامل أو جزئي.
Peygamberlik iddia ettiği için aşağılama kastıyla Talhacık manasına gelen Tuleyha denilmiştir.Por que vos maltrataram? conjunção subordinativa, mesmo que oculta na oração subordinada.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.Dit kan alleen bij lekkage blijven tot het deels inklappen of volledig.