aşağı ile cümle
aşağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kimse resmin baş aşağı asılı olduğunu fark etmedi.Nobody noticed that the picture had been hung upside down.
Tom caddenin tam aşağısında yaşıyor.Tom lives just down the street.
Tom tekerli sandalyeyi koridordan aşağıya doğru itti.Tom pushed the wheelchair down the hall.
Tom pancuru aşağı çekti.Tom pulled the blinds down.
Tom merdivenlerden aşağıya geri koştu.Tom ran back down the stairs.
Karanlık sokakta dikkatlice aşağıya doğru yürüdüm.Tom walked cautiously down the dark alley.
Neden aşağıya gelmiyorsun?Why don't you come on down?
Yirmi kat aşağıya gitmek istiyorsan bir asansöre ihtiyacın var.You need an elevator if you want to go down twenty storeys.
Aşağılamak, yüceltmenin başlangıcıdır.Humiliation is the beginning of sanctification.
Yasal harcamalar, aşağı yukarı, ona 9.000 sterline mal oldu.The legal costs set him back something in the order of £9,000.
Londra'ya, üç aşağı beş yukarı, üç yüz mil uzaklıktadır.It's three hundred miles to London, give or take ten.
Aşağıdaki linkten, filmleri İngilizce altyazılı olarak izleyebilirsiniz.You can watch movies with English subtitles using this link.
O sadece merdivenlerden aşağı indi.He just came down the stairs.
Hayatım boyunca hiç bu kadar aşağılanmadım.I've never been so humiliated in my entire life.
Buranın aşağısı korkunçIt's scary down here.
O insanları aşağılamayı seviyor.She likes to humiliate people.
Bu gerçekten aşağılayıcı.This is really humiliating.
O, onun nasıl aşağı gittiği.That's how it went down.
Tom bir kat aşağıya yürüdü.Tom walked down a flight of stairs.
Başını aşağıda tut.Keep your head low.
Tom Mary'ye aşağılayarak baktı.Tom looked at Mary contemptuously.
Tom bardağı baş aşağı çevirdi.Tom turned the glass upside down.
O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.He began to abase the man behind his back.
Erkek kardeşim ve ben aşağı yukarı aynı yaştayız.My brother and I are about the same age.
Fırsatın olduğunda caddenin aşağısındaki yeni restoranı gözden geçir.When you get a chance, check out the new restaurant down the street.
Lütfen merdivenlerden aşağıya koşmayın.Please don't run down the stairs.
Tom bu sabah kahvaltı yapmak için aşağıya gelmedi.Tom wouldn't come down to eat breakfast this morning.
Tom üç dakika içinde yamaçtan aşağı kayabildi.Tom was able to ski down the slope in three minutes.
Neden beni aşağılıyorsun?Why are you insulting me?
O aşağılayıcı olurdu.That would be humiliating.
Bir dakika aşağıya gel.Come down for a minute.
Ben onu aşağılamak istemiyorum.I don't want to insult him.
Ben onu aşağılamak istemedim.I didn't want to insult him.
Onu aşağılamak istemiyorum.I don't want to humiliate her.
Biz onları aşağılamak istemedik.We didn't want to humiliate them.
Ben onları aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate them.
Onu aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate her.
Tom'u aşağılamak istemedik.We didn't want to humiliate Tom.
Tom'u aşağılamak istemeyiz.We don't want to humiliate Tom.
Mary kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissetti.Mary felt betrayed and humiliated.
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.Tom felt both betrayed and humiliated.
Aşağıdaki altı tane matematik problemini çözünüz.Solve the following six math problems.
Tom sessizce caddeden aşağıya doğru yürüdü.Tom walked down the street in silence.
Dan aşağı kata geri geldi.Dan came back downstairs.
Dan'ın mesajı aşağılayıcıydı.Dan's message was insulting.
Aşağıda Tom'a yardım edebilecek birini tanıyor muyuz?Do we know anyone down there who can help Tom?
Ne zamandır aşağıdaydın?How long were you down there?
Aşağıdakinin ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think is down there?
Sen aşağıda ne yapıyorsun?What are you doing down there?
Tom kaydırağı aşağıya doğru kaydırdı.Tom slid down the slide.
Tom aşağıya mutfağa gitti.Tom went down to the kitchen.
Yanlış nedenlerden dolayı kendini aşağıladı.He abases himself for the wrong reasons.
Aşağı yukarı benimle aynı yaşta.She's about my age.
O aşağı yukarı benim yaşımda.She's more or less my age.
Neden beni sürekli aşağılamak zorundasın?Why do you have to put me down all the time?
Siz aşağı yukarı bizimle aynı yaştasınız.You guys are roughly the same age as we are.
Ormanda maymunlar saçaklardan aşağıya iniyorlardı.In the forest, monkeys were climbing down from the canopies.
Faiz oranları bütün yıl aşağı yukarı oynatıldı.Interest rates have seesawed all year.
Telaffuz aşağıdaki gibidir:The pronunciation is as follows:
Merdivenlerden aşağıya inemiyorum. Her iki bacağım kırık.I'm not able to go down the stairs. Both my legs are broken.