aşağı ile cümle

aşağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom köpeğini okşamak için elini aşağıya uzattı.Tom reached down to pet his dog.
Tom caddeden aşağıya doğru yürürken ıslıkla bir melodi çaldı.Tom whistled a tune as he walked down the street.
Tom'un caddeden aşağıya doğru araba sürdüğünü gördüm.I saw Tom driving down the street.
Tom bir dağdan aşağı kayıyordu.Tom was skiing down a mountain.
Seni aşağılamak istemedim.I didn't want to humiliate you.
Aşağı yukarı katlanabileceğimin hepsi bu kadar.This is about all I can put up with.
Mutluluk gözyaşları onun yanaklarından aşağıya doğru aktı.Tears of happiness streamed down her cheeks.
O beni öptüğünde bir ürpertinin omurgamdan aşağı indiğini hissettim.When he kissed me, I felt a shiver run down my spine.
Aşağılayıcı bir deneyimdi.It was a humbling experience.
Tom Park Caddesinde aşağıya doğru yürüyordu.Tom was walking down Park Street.
Tom şapkasını gözlerinin üzerine aşağıya indirdi.Tom pulled his cap down over his eyes.
Konvoy Park Caddesinden aşağıya doğru gitti.The motorcade made its way down Park Street.
Kahvaltı yapmak için aşağıya indik.We went downstairs to have breakfast.
Kahvaltı yapmak için aşağı kata indik.We went downstairs to have breakfast.
Bunu hemen sokağın aşağısındaki hırdavat mağazasından aldım.I got it at the hardware store down the street.
Tom aşağıya geldi, bu yüzden hemen öpüşmeyi bıraktık.Tom came downstairs, so we stopped kissing immediately.
Tom bastonunu kullanarak yavaşça yoldan aşağıya doğru yürüdü.Tom walked slowly down the road using his cane.
Oranın aşağısında ne meydana geldi?What happened down there?
Sadece aşağıda ne oldu?What just happened down there?
Tom bagajı aşağı koydu.Tom put the luggage down.
Tom siyah bir spor çantası taşıyarak sokaktan aşağıya doğru yürüyordu.Tom walked down the street carrying a black gym bag.
Tom bavullarını taşırken merdivenlerden aşağı yuvarlandı.Tom came down the stairs carrying his suitcases.
Tom'un evinin hemen aşağısında oturuyorduk.We lived right down the road from Tom.
Tom kendini tamamen aşağılanmış hissetti.Tom felt utterly humiliated.
Benimle aşağılayarak konuşma.Don't talk down to me.
Arkadaşlarınız ve ailenizle bu dilekçeyi paylaşmak için lütfen aşağıdaki mesajı gönderin.Please forward the message below to share this petition with your friends and family.
Cafe iki kat aşağıda, zemin kattadır.The cafe is on the ground floor, two floors below.
Park Street'ten aşağıya doğru giderek çok zaman tasarruf ettik.We saved a lot of time by going down Park Street.
Edu'nun aşağı yukarı bin tane eşcinsel arkadaşı var.Edu has more or less a thousand gay friends.
Sunucu tekrar aşağıya indi.The server is down again.
Aşağıdaki olasılığı önerecektim.I was going to suggest the following possibility.
Aşağıda hiçbir şey yok.There's nothing down here.
Aşağıda bir şey var.There's something down there.
Aşağıya doğru hareket eden bir şey var.There's something moving down there.
Mary resmi baş aşağı asınca Tom sinirlendi.Tom got angry when Mary hung the picture upside down.
Biz o yolun aşağısındaydık.We've been down that road.
Burada aşağıda biraz yardıma ihtiyacımız var.We need some help down here.
Caddenin tam aşağısında büyük bir restoran var.There's a big restaurant right down the street.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı doğru yuvarlandı.Tears began to roll down her cheeks.
Gözlüğüm burnumdan aşağı kaymaya başladı.My glasses started to slip down my nose.
Bana yardım etmesi için birini aşağıya alabilir miyim?Can I get someone down here to help me?
Tom'u aşağıda karşılayacağım.I'll meet Tom downstairs.
Bu sandalyeyi onartmak aşağı yukarı ne tutar?About how much would it cost to have this chair repaired?
Aşağıdaki talimatlarda çok iyi değilim.I'm not so great at following directions.
Ben aşağılanmıştım.I was humiliated.
Ay neden aşağıya düşmüyor?Why doesn't the moon fall down?
Tom üç kapı aşağıda yaşıyor.Tom lives three doors down.
Tom kasesini baş aşağı çevirdi.Tom turned his bowl upside down.
Tom sandalyeyi baş aşağı çevirdi.Tom turned the chair upside down.
Tom bardağı aldı ve onu baş aşağı çevirdi.Tom picked up the cup and turned it upside down.
Tom aşağıya koştu.Tom ran downstairs.
Tom yangın merdiveninden aşağıya indi.Tom climbed down the fire escape.
Sen neden aşağıdasın?Why are you down here?
Tom delikten aşağıya bakıyor.Tom is looking down the hole.
Tom şimdi aşağıda Mary ile konuşuyor.Tom is downstairs right now talking with Mary.
Tom aşağı yukarı benimle aynı yaşta.Tom is about the same age as me.
Tom kaldırımdan aşağıya yürüyor.Tom is walking down the sidewalk.
Tom istediği bir şeyi almak için aşağı yukarı yeterince zengin.Tom is rich enough to buy just about anything he wants.
Ve yokuş aşağı gitmek uzun sürmüyor.And it doesn't take long to go downhill.
Evi baştan aşağı aradıktan sonra Tom, kaybettiğini düşündüğü cüzdanı buldu.Tom found the wallet he thought he'd lost after searching the house from top to bottom.

İlgili Sayfalar