Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Mutfağı boyamak için bir renk seçmenin bu kadar zor olduğunu asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to choose a color to paint the kitchen.
Bir iPad app oluşturmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to create an iPad app.
Sonunda böyle bitireceğimizi asla düşünmedim.I never thought we'd end up like this.
Seni asla terketmeyeceğime sana söz veriyorum.I promise you I won't ever leave you.
Buraya asla geri gelmemeliydim.I shouldn't have to ever come back here.
Ben gerçekten ilk kez âşık olduğumu düşünüyorum.I think I'm really in love for the first time.
Sanırım ilk defa gerçekten âşığım.I think I'm really in love for the first time.
Bir astronot olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming an astronaut.
O skandala asla karışmadım.I was never involved with that scandal.
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.I was surprised because my husband actually ate some of our wedding cake.
Ben bu alanda bir ev inşa etmeyi asla düşünmezdim.I would never consider building a house in this area.
Eşim aleyhine asla tanıklık etmezdim.I'd never testify against my wife.
Sana yürekten âşığım.I'm deeply in love with you.
Sana âşık oluyorum.I'm falling in love with you.
Ben gerçekten sana âşığım.I'm really in love with you.
Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.I'm secretly in love with someone else's wife.
Sana hâlâ âşığım.I'm still in love with you.
Tamamen ve tam anlamıyla sana âşığım.I'm totally and completely in love with you.
Yıllardır içten içe ona âşığım.I've been secretly in love with her for years.
Asla canlı bir ahtapot yemedim.I've never eaten a live octopus.
Seni sevdiğim kadar çok seveceğim birine asla rastlamadım.I've never met someone that I love as much as I love you.
Eğer bir gün bana geri dönersen; sana bir daha asla kötü davranmayacağım.If you ever come back to me, I'll never treat you badly again.
Yabancı bir dil öğrenen birçok kişi bir yerli gibi asla konuşanaz.Most people studying a foreign language will never be able to speak like a native speaker.
Benim koçum günde 8.000 kalori alır ve asla kilo almaz.My coach eats 8,000 calories a day and never gains weight.
Doktorum bana aspirin almayı bırakmamı söyledi.My doctor told me to quit taking aspirin.
Oğlum asla ıspanağını yemez.My son never eats his spinach.
Allah aşkına ne oldu?What in the world happened?
Asla vazgeçemeyeceğin bir yiyecek nedir?What is one food that you could never give up?
Allah aşkına sen kim olduğunu sanıyorsun?Who in the world do you think you are?
Sen ne tür bir iş bulabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what kind of job you might find.
Bazı insanların ne satın alabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what some people might buy.
Ne olacağını asla söyleyemezsin.You never can tell what will happen.
O mağazada ne bulabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what you might find at that store.
Bunun ne zaman işe yarayacağını asla bilemezsin.You never know when this might come in handy.
Aşırı yemekten kaçınmalısın.You should avoid binge eating.
Sen gerçekten iyi bir aşçısın.You're a really good cook.
Eğer kuduz bir köpek tarafından ısırılırsanız, bir tetanos aşısına ihtiyacınız olacak.If you get bit by a rabid dog, you'll need a tetanus shot.
Aşk her şeyi fetheder.Love conquers all.
Aşk kördür ama kıskançlık var olmayan şeyleri bile görebilir.Love is blind, but jealousy can see even nonexistent things.
Milletler insan toplumunda son evrim aşaması mı?Are nations the last stage of evolution in human society?
Hayır, ben astım hastası değilim. Ben şehvetten inliyorum!No, I'm not suffering from asthma. I'm moaning in lust!
Böylesine büyük bir balina asla görmedim.I've never seen such a large whale.
Asla öyle büyük bir balina görmedim.I've never seen a whale that big.
Tabii ki caz müziğine aşina idi.Of course he was familiar with jazz.
Her an aşırı yağmur başlayacak gibi görünüyor. Şemsiye alsan iyi olur.It looks like it will start pouring any second now. Better take an umbrella.
Bir yılı aşkındır Tom Mary'i görmedi.Tom hasn't seen Mary for more than a year.
Böyle bir yerde asla böylesine güzel bir otel ummuyordum.I never expected such a nice hotel in a place like this.
Böyle bir yerde böylesine güzel bir yer bulacağımı asla beklemiyordum.I never expected to find such a nice hotel in a place like this.
Ve böylece aslan koyuna aşık oldu.And thus the lion fell in love with the ewe.
Aşçılık hakkında her şeyi bilir.She knows everything about cooking.
Lütfen bunu aşağı çekmek için bana yardım edin.Please help me take this down.
Acaba biraz aspirininiz var mı?Do you by any chance have some aspirin?
Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.Wait a minute. The wash is done. I'm going to hang out the laundry to dry.
Ben ilk görüşte ona âşık oldum.I fell in love with her on first sight.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Ceketi askı kancasına koy.Put the coat on the hanger.
Lamba tavandan asılıyor.The lamp is hanging from the ceiling.
Karım aşk romanlarını sever.My wife loves romantic novels.