Allah aşkına o nedir?What on earth is it?
Geri dönen askerler savaştaki cesaretleri nedeniyle övüldüler.The returning soldiers were commended for their bravery in battle.
O benim ilk aşkım.He's my first love.
Aşkım, beni affet.Forgive me, my love.
Beni affet, aşkım.Forgive me, my love.
Ne dersen de farketmez, sana asla inanmayacağım.No matter what you say, I will never believe you.
Doğu Asya ekonomileri enerji fiyat artışlarından çok etkilenmiştir.The East Asian economies were hit hard by energy price increases.
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.Never take a blind man's arm. Let him take yours.
Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.Myanmar is ruled by a military dictatorship.
Yarın askerler gönderiliyor.The soldiers are shipping off tomorrow.
Hiç kimse bunu asla duymadı.Nobody had ever heard of it.
Böylesine büyük bir köpeği asla görmedim.I've never seen such a big dog.
O ona fena halde âşık oldu.He fell for her big time.
Asla kapıyı kilitlemeyi unutma.Never forget to lock the door.
O aşk şiirleriyle ona kur yapmaya çalıştı.He tried wooing her with love poems.
Sonunda çekingenliğimi aştım ve ona çıkma teklif ettim.I finally overcame my shyness and asked him out on a date.
Karısına tokat atan adam aşağılıktır.A man who smacks his wife around is contemptible.
Hiç vazgeçme. Asla teslim olma.Never give up. Never surrender.
Ruslar asla gülümsemez.Russians never smile.
Yatmadan önce müzik ve ışıkları asla kapatma.You never turn off the music and the lights before going to bed.
On yedi yaşımdan beri böyle aşık olmadım.I haven't fallen in love like this since I was seventeen.
Ben bir daha seni burada asla görmek istemiyorum.I never want to see you here ever again!
Bir aslan görüyorum.I see a lion.
Asla onun hakkında konuşmayacak.She will never talk about it.
Asla yatağımı yapmam.I never make my bed.
Paris'te asla bulunmadın, değil mi?You've never been to Paris, have you?
Evli bir adamın asla unutmaması gereken bir şey onun evlilik yıl dönümüdür.One thing a married man should never forget is his wedding anniversary.
Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.Instead of slapping him in the face, she spit in it, and walked contemptuously away.
Aslan, bir hayvandır.The lion is an animal.
Sen hatırlamayabilirsin fakat ben asla onu unutmayacağım.You may well not remember, but I'll never forget it.
Aşk rüyalarında bile onu görmektir.Love is seeing her even in your dreams.
Aşkın ne olduğunu anlamayacak kadar genç değiliz.We're not so young that we don't understand what love is.
O hiçbir zaman âşık olmadı.She's never fallen in love.
Bir dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Bir dil asla yetmez.One language is never enough.
Tek dil asla yeterli değildir.One language is never enough.
Bu deneyimi asla unutmayacağım.I'll never forget this experience.
Seni asla terk etmeyeceğim.I'll never leave you.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.He's not my boyfriend, it's just platonic love with benefits!
Bir aslan, bir hayvandır.A lion is an animal.
Ben isimlerde gerçekten kötüyüm, ama bir yüzü asla unutmam.I'm really bad with names, but I never forget a face.
Onların birbirlerine duydukları derin aşk oldukça açık.Their deep love for each other was unequivocal.
Bana şu anda aşağıda sıcaklığın ne olduğunu söyler misiniz?Can you tell me what the temperature is down there at the moment?
1900 yılında İngiltere'den ayrıldı, asla geri dönmedi.In 1900 he left England, never to return.
Asteroit, dünya'nın atmosferine girerken küçük parçalara bölündü.The asteroid broke up into small pieces as it entered Earth's atmosphere.
Seninle karşılaştığımı asla unutmayacağım.I'll never forget meeting you.
O bana aşina.It's familiar to me.
Böyle bir sansasyonu asla hayal bile edemezdim.I could never have imagined such a sensation.
Aşağı baktım ve kesinlikle söyleyecek hiçbir şeyim yoktu.I looked down and had absolutely nothing to say.
Sosyal herhangi bir mukaveleye asla imza atmadım.I have never signed a social contract.
Bu asla tekrar olmaz emin olun.See that this never happens again.
Ben babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud that my father is a good cook.
"Irkçı değilim, ama" ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır.Every sentence that starts with "I'm not racist, but" is likely to be very racist indeed.
Surat asma.Don't make faces.
Özel durumlar dışında asla içmez.He never drinks except on special occasions.
Aslında Marie Curie Fransız değil, Polonyalıdır.In fact, Marie Curie is Polish, not French.
Sorun o çocuğun yapması söylenilen şeyi asla yapmamasıdır.The problem is that that boy never does what he is told to do.
Kendime söz verdim, bir daha asla onunla konuşmayacağım.I promised myself, that I never gonna talk to him again.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.Between Scylla and Charybdis.
Tetanoz aşısı köpek ısırmasından daha çok acıttı.The tetanus shot hurt more than the dog bite.