Aşk ve öksürük gizlenemez.Love and cough cannot be hidden.
Aşkta ve savaşta her şey adildir.All's fair in love and war.
Aşkın tadı acıdır.The taste of love is bitter.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.It is said that the taste of love is bitter.
Aşk kördür. Nefret de kördür.Love is blind. Hatred is also blind.
Aşk kızamık gibidir, hepimiz onu çekmek zorundayız.Love is like the measles; we all have to go through it.
Âşıklar öpüştüler.The lovers kissed.
Koridorun aşağısında bir yangın var.There's a fire down the hall.
Duvarda yaşlı bir adamın portresi asılıydı.A portrait of an old man was hanging on the wall.
Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.The peace talks have been suspended for a while.
Pek çok şey sözde kolaydır, fakat gerçekleştirmesi aslında zordur.Many things are easy to talk about, but difficult to actually carry out.
Bir astım krizi geçirdim.I had an asthma attack.
Alkali asitleri nötr hale getirir.Alkalis neutralize acids.
Bazı oldukça aşırı şeyler yaptığını duyuyorum.I hear you've done some pretty extreme stuff.
Bence stresten aşırı yiyen çok insan vardır.I think there are many who binge eat from stress.
O, 5,000 askeri olan büyük bir güç.That is a large force with 5,000 soldiers.
Bir kabak asmasından patlıcan almazsın.You don't get eggplants from a gourd vine.
Aslında bu benim dördüncü sorum olacak.Actually this will be my fourth question.
Onun için mümkün olabilir fakat ben testi asla geçemezdim.For him it may be possible, but I'd never pass the test.
Bir defa şikayet etmeye başladığında asla durmaz.Once the complaining starts, it never ends.
Meyve bahçesi uzmanı bir elma tomurcuğunu kök gövde üzerine aşıladı.The orchardist grafted an apple bud onto the rootstock.
Sağlıklı bir merak, aslında güzel bir şeydir.A healthy curiosity is truly a fine thing.
Aşk bir oyun değildir, bu nedenle sadece en iyi parçaları seçemezsiniz!Love isn't a game, so you can't just cherry pick the best bits!
Kömür katranının damıtılmasıyla elde edilen bileşenler aşağıda gösterildiği gibidir.The components obtained by distillation of coal tar are as shown below.
Lütfen "as may be" nin dilbilgisini açıklar mısın?Please explain the grammar of 'as may be'.
Çoğu kişi bilgisayarların asla düşünemeyeceklerini düşünüyor.Most people think computers will never be able to think.
Savaşlar gelir ve gider, ancak askerler baki kalırlar.Wars come and go, but soldiers stay eternal.
Kıskançlık olmadan aşk olmaz.Love is never without jealousy.
O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil.She is never online, even during her vacation.
Aslan kafesin ortasında yatıyordu.The lion lay in the middle of the cage.
Aşk, sürekli olarak gizem ve sefalettir.Love is mystery and misery indefinitely.
Şartsız bir aşk, zorlana olmayan aşkdır.An unconditional love is love without coercion.
Beni asla yenemeyeceksin, beni duydun mu? Asla!You will never beat me, you hear me? Never!
Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Aslında ofiste ne yaparsın?What do you actually do in the office?
Onun hastalığı aslında ruhsaldı.His illness was mainly psychological.
Asla pes etmeyeceksin, değil mi?You're never going to give in, are you?
Ona aşkımı söylemeye karar verdim.I decided on telling him of my love.
Bir asansör var mı?Is there an elevator?
Eğer sen bana asistanlık yaparsan, o büyük bir yardım olur.If you could assist me, it would be a great help.
Aşkım hakkında konuşmak istiyorum.I want to speak about my love.
Xiaoming Wang, Amerika'ya hiç gitmedi. Aslında önümüzdeki yıl gitmek istiyor.Xiaoming Wang has never been to America. He really wants to go next year.
O, kötü bir şey yapsa bile, onu asla kabul etmeyecektir.Even if he does something bad, he'll never admit it.
Böylesine korkunç bir romanı asla okumadım.I have never read such a scary novel.
Onun asla yalan söylemediğine inanıyorum.I believe that she has never told a lie.
Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates that his father smokes heavily.
Onunla karşılaştığım anda ona âşık oldum.I fell in love with her the moment I met her.
Ne kadar nazik olduğunu asla unutmayacağım.I'll never forget how kind you have been.
Her zaman mutlu görünüyordu fakat asla değildi.She always looked happy, but never was.
Hemşire olduğunu düşündüğüm kadının aslında doktor olduğunu öğrendim.I found out that the woman I thought was a nurse was actually a doctor.
Onun pantolon giydiğini asla görmedim.I've never seen him wearing jeans.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım asla onunla aynı seviyeye gelemem.No matter how hard I try, I will never be able to catch up with him.
Onun favori beyzbol takımı Devler'dir, fakat o Aslanlar'ı da seviyor.His favorite baseball team is the Giants, but he also likes the Lions.
Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.Those who do not know the sadness of love may not speak of it.
Aşk pek çok kişinin acılarından yapılmış bir haptır.Love is a pill made from a great many people's sufferings.
Aşk medeniyetin mucizesidir.Love is the miracle of civilization.
Onu asla tekrar görmeyeceğim.I will never see him again.
Aşk birine sahip olmadığı bir şeyi veriyor.Love is giving something one doesn't have.
Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.When Vin Diesel does pushups, he's not pushing himself up - he's pushing the Earth down.
Ben ona âşığım.I'm in love with her.