Ana içeriğe geç
Sözlük

aş ile cümle

aş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Askerler alarmdaydılar.The soldiers were on the alert.
Askerler savaşma cesaretini yitirdi.The soldiers lost the courage to fight.
Askerler bir barış anıtı diktiler.The soldiers have erected a peace monument.
Askerler köprüyü koruyorlardı.The soldiers were guarding the bridge.
Boya duvardan aşağıya dökülüyordu.The paint was coming off the wall.
Duvarda bir portre asılıydı.A portrait was hung on the wall.
Annem gün aşırı banyo yapar.My mother takes a bath every other day.
Annem asla erken kalkmaz.My mother never gets up early.
Annem dişlerini düzelttirmek için gün aşırı diş hekimini ziyaret eder.My mother visits the dentist's every other day to get her teeth fixed.
Kaza olur korkusuyla annem asla araba sürmez.My mother never drives for fear of causing an accident.
Silah ateşi kötüleşiyordu bu yüzden aşağıya mahzene koştuk.The gunfire was getting worse, so we ran down to our cellar.
Şapkamı kancaya astım.I hung my hat on the peg.
Şapkanı askıya as.Hang your hat on the hook.
Fırtınadan dolayı yolda çalışma askıya alındı.Work on the road was suspended because of the storm.
O kadar çok para asla görmemiştim.I had never seen so much money.
Daha önce asla mango yemedim.I have never eaten a mango before.
Ben bir anlamda asabiyim.I am nervous in a sense.
Ben asla okula geç kalmam.I'm never late for school.
Bir yasayı tekrar asla ihlal etmeyeceğim.I will never violate a law again.
Askermiş gibi davranalım.Let's pretend that we're soldiers.
Kitapları rafa baş aşağı koyma!Don't put the books in the shelf upside down.
Asıl konuya gelelim ve iş konuşalım.Let's get down to brass tacks and talk business.
Aslına bakarsan, o artık onu sevmiyor.To tell the truth, she no longer loves him.
Gerçek bir beyefendi asla arkadaşlarına ihanet etmez.A true gentleman would not betray his friends.
Aslında o hoş bir adam.In fact, he is a nice fellow.
Bilgisayarlara gerçekten aşina değilim.I'm not really familiar with computers.
Asla Paris'te bulunmadım.I have never been to Paris.
Uyuyan bir aslanı uyandırma.Wake not a sleeping lion.
Demiryolu hizmeti sis yüzünden askıya alındı.Railroad service was suspended because of the fog.
Sanırım kızım bir şeyle aşağıya iniyor.I think my daughter's coming down with something.
Yarına erteleyebileceğini asla bugün yapma.Never do today what you can put off till tomorrow.
Yarın ne olacağını asla bilemezsiniz.You never know what will happen tomorrow.
Ağaçtaki kedi bana doğru aşağıya geldi.The cat on the tree came down to me.
Sorun askıda bırakıldı.The question is left in abeyance.
İhracaat sınırları aşan ticari bir etkinliktir.Exporting is a commercial activity which transcends borders.
İthalattaki artışla talep aşağı düşürüldü.The demand was brought down by increases in imports.
Arkadaşlarımıza güvenmemek onlar tarafından aldatılmaktan daha aşağılayıcıdır.It is more ignominious to mistrust our friends than to be deceived by them.
Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.I hadn't seen my friend for over twenty years.
Yuka yeni atanmış İngilizce öğretmeniyle tanıştırıldığı an âşık oldu.Yuka fell in love the moment she was introduced to the newly-appointed English teacher.
Yuko bir yabancı ile asla konuşmadı.Yuko has never spoken with a foreigner.
Postane caddenin aşağısındadır.The post office is down the street.
Postane sokağın aşağısında. Mutlaka görürsün.The post office is down the street. You cannot miss it.
Aslında, balın yaratıcıları çiçeklerdir.In effect, flowers are the creators of honey.
Nedenler aşağıdaki gibi.The reasons are as follows.
Bir akarsu geçerken atları asla takas etme.Never swap horses while crossing a stream.
Grip aşısı yaptırdım.I was vaccinated against the flu.
Sen iyi bir aşçısın, değil mi?You are a good cook, aren't you?
Sen iyi bir aşçısın.You are a good cook.
Aşçılık ilginçtir.Cooking is interesting.
İyi bir aşçı dünkü çorbayı atmaz.A good cook doesn't throw out yesterday's soup.
Ben iyi bir aşçıyım.I'm a good cook.
Gözyaşları Alice'in yanaklarından aşağı aktı.Tears ran down Alice's cheeks.
Göz yaşları onun yanaklarından aşağı yuvarlandı.Tears rolled down his cheeks.
Bir gözyaşı onun yanağından aşağıya süzüldü.A tear ran down her cheek.
Gözyaşları yüzümden aşağı süzüldü.Tears ran down my face.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı akıyordu.Tears were running down her cheeks.
Aşırı derecede soğuk bir kış yaşadığınızı duydum.I hear that you are having an unusually cold winter.
Aşağılık kompleksi - tam olarak ne anlama geliyor?Inferiority complex - what exactly does that mean?
Bu aşk mıdır?Is this love?
Ben âşık olacak birini arıyorum.I'm looking for someone to fall in love with.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod