Ana içeriğe geç
Sözlük

aş ile cümle

aş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, asla yardımıma güvenmez.He never counts on my help.
O, asla üşüyor gibi görünmüyor.He never seems to feel the cold.
İnsanlar onun asla ölmeyeceğini söylüyorlar.People say he never dies.
O, suçunu asla itiraf etmeyecektir.He will never admit his fault.
O öğrendikleriyle ilgili asla bir gösteri yapmaz.He never makes a show of his learning.
O asla öğrendikleri ile ilgili bir gösteri yapmadı.He never made a display of his learning.
O asla kendi işinden bahsetmez.He never speaks of his own job.
O, asla başarısıyla övünmedi.He never boasted of his success.
O asla alışkanlığına ara vermez.He never breaks his habit.
O asla arkasına bakmadı.He never looked back.
O bir politikacı baskısına asla boyun eğmeyecektir.He will never yield to the pressure of a politician.
O yapması gereken bir şeyi asla ertelemez.He never puts off anything he has to do.
O başkaları hakkında asla kötü konuşmamayı kural haline getirmektedir.He makes it a rule never to speak badly of others.
O, asla diğerlerine tepeden bakmaz.He never looks down upon others.
O asla sabah erken kalkmaz.He never gets up early in the morning.
O, fakir insanlara asla tepeden bakmaz.He never looks down on poor people.
O, fakir olmaktan çok uzak, aslında çok parası var.He is far from poor, in fact he has a lot of money.
O, şeyleri asla ödünç almaz ya da vermez.He never borrows nor lends things.
Onun asla geri dönmeyeceğini düşünüyorum.I am of the opinion that he will never come back.
O gece geç saatlerde asla dışarı gitmez.He never goes out late at night.
O asla sözünden dönmeyecek.He will never break his promise.
Onun asla cesareti eksik değil.He is by no means wanting in courage.
O asla şeytana boyun eğmedi.He never gave way to temptation.
O asla ebeveynlerine karşı gelmez.He never goes against his parents.
O, asla ebeveynlerinin beklentilerine uyarak yaşamayacaktır.He will never live up to his parent's expectations.
Pazartesi ve Cumartesi sık sık okulu asar.He often cuts classes on Monday and Saturday.
Sert gözüküyor, ama aslında çok kibardır.He looks stern, but actually he's very kind.
Sabah asla ofiste değildir.He is never in the office in the morning.
Bir şey hakkında şikayet etmeden ağzını asla açmaz.He never opens his mouth without complaining about something.
O bir arkeologun asistanıdır.He is an archeologist's assistant.
O asil kanlı bir adam.He is a man of noble blood.
O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.He's never had to earn his own living.
Muhtaç arkadaşlarına asla sırtını dönmez.He never turns his back on a friend in need.
O zorlukları aşmasını bildi.He made his way through difficulties.
O asla büyük iş kayıplarının üstesinden gelemeyecek.He will never get over his huge business losses.
Karısı hakkında şikâyet etmeden asla benimle görüşmez.He never sees me without complaining about his wife.
O bana bir aşk mektubu yazdı.He wrote me a love letter.
Bana eşek diyerek beni aşağıladı.He insulted me by calling me a donkey.
Bana âşık olduğunu itiraf etti.He confessed that he had fallen in love with me.
O, beni asistanı yaptı.He made me his assistant.
O aşağıdaki gibi cevap verdi.He answered as follows.
O aşağıdaki gibi tartıştı.He argued as follows.
O onun biri olduğunu düşünüyor ama aslında hiç kimse değil.He thinks he is somebody, but really he is nobody.
Aşk ilişkisi hakkında bana güvendi.He confided in me about his love affair.
Aslında Amerika'da bulunmadı.He hasn't actually been to America.
Yamaçtan aşağıya kayabildi.He was able to ski down the slope.
Genç görünüyor ama aslında kendisi kırkın üzerinde.He looks young, but actually he is over forty.
Kendisini astı.He hanged himself.
O, başını yukarı aşağı salladı.He shook his head up and down.
Kendini asarak intihar etti.He committed suicide by hanging himself.
Kendisini asarak intihar etti.He committed suicide by hanging himself.
O, kendini aştı.He crossed himself.
Gelecekte bir aşçı olmak istiyor.He wants to become a cook in the future.
O ceketini astı.He hung up his coat.
O, ceketini bir askıya astı.He hung his coat on a hook.
O, aslında naziktir.He is kind at heart.
O, aslında iyi bir adam.He is a good man at heart.
O, toplumun müziğe âşık dediği kişidir.He's what society calls a real lover of music.
Korkarım o suçunu asla itiraf etmeyecek.I'm afraid he will never admit his guilt.
Maalesef suçunu asla kabul etmeyecek.I'm afraid he will never admit his guilt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod