Ana içeriğe geç
Sözlük

aş ile cümle

aş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hatalarına bir daha asla göz yummayacağım.I'll never overlook your mistakes again.
Lütfen bir daha asla yalan söylemeyeceğinize dair bana söz verin.Please promise me that you will never tell a lie again.
Asla tekrar yalan söyleme.Never tell a lie again.
Bu eve tekrar asla ayak basmayacağım.I'll never set foot in this house again.
Bir daha asla âşık olmayacağım.I will never fall in love again.
Japonya'nın tüm dünyadaki ihracatı, 1998'de 314 milyar doları aştı.Japan's exports to the entire world topped $314 billion in 1998.
Japonya ekonomik güçte Çin'i aşıyor.Japan surpasses China in economic power.
Japonya, Doğu Asya'da bulunur.Japan is in East Asia.
Yazın Japonya sıcak ve aşırı nemli.Japan is hot and sticky in summer.
Japonya Doğu Asya'dadır.Japan is in eastern Asia.
Japonya Denizi Japonya'yı Asya Kıtası'ndan ayırır.The Japan Sea separates Japan from the Asian Continent.
Beni kabul edeceklerini asla düşünmemiştim.I never thought they would accept me.
Kedi mutfaktan bir parça balık aşırdı.The cat made off with a piece of fish from the kitchen.
Jüri asıldı.The jury is hung.
Asiler yayın istasyonunu ele geçirdi.The rebels have captured the broadcasting station.
O otuzdan aşağı olamaz.He can't be under thirty.
O, çocuklarım için bazı hediyeler getirmeden asla bizi ziyaret etmez.He never visits us without bringing some presents for my children.
Onun bana verdiği resmi nereye asacağımı merak ediyorum.I wonder where to hang the picture he gave me.
Onu asla pantolonlu olarak görmedim.I never saw him in jeans.
Onu piyano çalarken dinlesen onun asla sekiz yaşındaki bir çocuk olduğunu düşünmezsin.If you heard him playing the piano, you would never think he is an eight-year-old boy.
O aşağıya inerken ayak seslerini duyduk.We heard him come downstairs.
Onun merdivenlerden aşağı gittiğini duydum.I heard him go down the stairs.
Onun zengin olmasına asla güvenmedim.I never counted on his being rich.
Onun bir hata yaptığı aşikar.It is evident that he has made a mistake.
O, aslında müdür değildir.He is actually not the manager.
Onun dürüstlüğünü asla sorgulamadım.I would never question his honesty.
Onun diğerleri hakkında kötü konuştuğunu asla duymadım.I've never heard him speak ill of others.
Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I saw him lying face down covered with mud.
Onun aşık olduğu herkese aşikar.It's evident to everybody that he's in love.
Onun şirketinde asla rahat hissetmiyorum.I never feel at ease in his company.
İki ya da üç tane oldukça yetenekli asistanı vardı.He had two or three rather competent assistants.
Onu asla yeniden görmek istemiyorum.I don't want to see him again.
Onun bir aşağılık kompleksi var.He has an inferiority complex.
Keşke ona yalan söylemeseydim. Onun yüzüne asla tekrar bakamayacağım.I wish I hadn't lied to him. I'll never be able to look him in the face again.
Hiçbir şey onun aşkının yerini doldurmadı.Nothing replaced his love.
Onun aşkı soğudu.His love grew cold.
Onun resimleri duvarda asılı.His pictures were hung on the wall.
O varlıklı görünüyor fakat aslında değil.He looks wealthy, but actually he's not.
Onun rekoru asla kırılamayacak.His record will never be broken.
Onun fikirleri benim için çok aşırı.His ideas are too extreme for me.
Onun düşünce biçimi biraz aşırı.His way of thinking is a bit extreme.
Onun davranışları beni şaşırtmaktan asla vazgeçmez.His behavior never ceases to surprise me.
Onun fikirleri ona asla bir nikel kazandırmadı.His ideas never fetched him a nickel.
Yaşadığı aşk acısının sonucunda intihar etti.His suicide came as a result of his disappointment in love.
Onun asistanı kağıt yığınını tekrar ve tekrar inceledi.His assistant examined the pile of papers over and over again.
Onun büyük babası yüksek rütbeli bir askerdi.His grandfather was a soldier of high degree.
Onun kız kardeşi iyi bir aşçı gibi görünüyor.It seems that his sister is a good cook.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.He is very nice. He never speaks ill of others.
O, yanaklarından aşağıya doğru akan gözyaşlarıyla mektubu okudu.He read the letter with tears running down his cheeks.
O, sözünden asla dönmez.He never breaks his promise.
O, aslında bir yalancı değil.He is not a liar at heart.
O, aslında nazik bir insandır.He is a kind man at heart.
Bisikletin pedallarına sıkıca asılıyordu.He was pumping the pedals of the bicycle hard.
Konuşulmadıkça asla konuşmaz.He never speaks unless spoken to.
O asla yalan söylemedi.He has never told a lie.
O aşağı yukarı 40 yaşında.He is about forty.
O, Asya'da birçok ülkeyi ziyaret etti.He visited many countries in Asia.
O asla faullü oynamayacak.He will never play you foul.
O kıza deli gibi âşık.He is madly in love with that girl.
O Alice'e delicesine âşık.He is infatuated with Alice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod