Ana içeriğe geç
Sözlük

aş ile cümle

aş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Aslında, bu konuda hiçbir şey duymadım.The fact is, I have heard nothing about it.
İşin aslı, ben onun hakkında hiçbir şey duymadım.The fact is, I have heard nothing about it.
İşin aslın bakarsan, o doğrudur.As a matter of fact, it is true.
Aslında onun hakkında bir şey bilmiyorum.In fact I don't know anything about it.
Aslında o sadece bir söylentiydi.Actually it was only a rumor.
Aslında, o sadece bir söylentiydi.Actually, it was only a rumor.
Aslında sen oldukça haklısın.In fact, you are quite right.
Aslında kendimizi yenilgiye hazırlamıştık.Actually, we had prepared ourselves for defeat.
Aslında, onu yaptım.As a matter of fact, I did it.
Aslına bakarsan, ben bu konuda hiçbir şey bilmiyorum.As a matter of fact, I know nothing about it.
Aslına bakarsan, yalan söyledim.The truth is I told a lie.
Aslında onu sevmiyorum.The fact is I do not love her.
Aslında o iyi yüzemez.In fact, he can't swim well.
Aslında sınava bile girmedi.The fact is that he didn't even take the exam.
Aslında o hasta.In fact, he is sick.
Aslında ona bir kart yazdım.Actually I wrote her a card.
Aslında onu hiç görmedim.As a matter of fact, I've never seen it.
Aslında onu kendisi yaptı.As a matter of fact, he did it by himself.
Aslına bakarsanız İspanyolca konuşuyorum.As a matter of fact, I do speak Spanish.
Aslında, bu çok önemsiz bir anlamda hariç, hiç doğru gibi görünmüyor.In fact, this does not seem to be true at all, except in a very trivial sense.
Aslında, onların bütün ilgilendiği güçtür.In reality, all they are interested in is power.
Aslında Dünya ısınıyor.Actually, the earth is getting warmer.
Aslına bakarsanız bu restoranın sahibi benim bir arkadaşım.As a matter of fact, the owner of this restaurant is a friend of mine.
Aslında onun hakkında hiç bir şey bilmiyor.As a matter of fact, he knows nothing about it.
Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.The actual price was lower than I had thought.
Aslında, ben onun iyi bir adam olduğunu düşünüyorum.As a matter of fact, I think he's a nice guy.
Aslında, onu seviyor.In fact, he loves her.
Aslında, ben mutluyum.In fact, I am happy.
Araba korkuluğa çarptı ve tepeden aşağıya yuvarlandı.The car crashed into the guard-rail and rolled down the hill.
Genç çift çok kısa sürede birbirlerine âşık oldu.The young couple fell in love with each other very soon.
Başmühendis, asistanı ile el ele araştırma yaptı.The chief engineer did research hand in hand with his assistant.
Biz bir asistan istiyoruz, tercihen deneyimli birisi.We want an assistant, preferably someone with experience.
Bir kadın çamaşırı ipe asıyordu.A woman was hanging the washing on the line.
Asla bir bayanı bekletme.Never keep a lady waiting.
Giriş bölümünde, yazar aşağıda gösterildiği gibi belirtiyor.In the introduction, the author is stating as follows.
Onun ve onun arasındaki dostluk gitgide aşka dönüştü.By degrees the friendship between him and her grew into love.
Savaşta ve aşkta her şey mübahtır.All is fair in love and war.
Kız böyle bir kişiyi asla duymadığını söyledi.The girl said that she had never heard of such a person.
Bir çocuk biraz para aşırdı.A boy ran off with some money.
Çocuk bir sal üstünde nehirden aşağıya doğru gitti.The boy went down the river on a raft.
Bütün erkekler aşağıya baktı.All the boys looked down.
Kazanın çıkardığı sesi asla unutmayacağım.I'll never forget the sound the crash made.
Filler Asya ve Afrika'da yaşarlar.Elephants live in Asia and Africa.
Üst düzey yöneticiler astlarına eğitim vermek için çok zaman harcıyorlar.Senior executives spend a lot of time training their subordinates.
İşçiler merdivenden yukarı aşağı iniyorlardı.The workmen were climbing up and down the ladder.
Aşırı yemek iyi değildir.It's not good to overeat.
Aşkın gelmesini beklemekteyim.I've been waiting for love to come.
Yeni tren istasyonu yapım aşamasındadır ve yakında tamamlanacak.The new train station is under construction and will be completed soon.
Yeni bir okul binası yapım aşamasında.A new school building is under construction.
Yeni bir yol yapım aşamasındadır.A new road is under construction.
Yeni bir ticaret bölgesi için planlar henüz çalışma aşamasında.Plans for a new trade zone are still on the drawing board.
Aşırı bir su sıkıntısı var.There is an acute shortage of water.
Allah asla küçük bir iyiliği bile unutmaz.God never forgets even a small kindness.
Bir yabancıya asla güvenme.Never trust a stranger.
İnsana da aşırı sıcaklıklara karşı koruyucu cihazlar verilmektedir.Man, too, has been given protective devices against extreme temperatures.
Kuyu kuruyuncaya kadar asla suyun değerini bilmeyiz.We never know the worth of water till the well is dry.
Rakam astronomik olacaktır.The figure will be astronomical.
Yıllarca süren aşırı içki John'da bir bira göbeği yaptı.Years of heavy drinking has left John with a beer gut.
Umarız dünya asla bir nükleer savaşın eşiğinde olmaz.Let us hope the world will never be on the brink of a nuclear war.
Sen hız limitini aşıyordun, değil mi?You were exceeding the speed limit, weren't you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod