aşırı ile cümle

aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Aşırı pişmiş balık çok kuru ve tatsız olabilir.Over-cooked fish can be too dry and tasteless.
Mary aşırı makyaj yapıyor.Mary wears too much makeup.
Biz bu dramayı aşırı dramatize etmemeliyiz.We shouldn't overdramatise this drama.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
Ben bütünüyle aşırı heyecanlanmıştım.I totally freaked out.
Tom aşırı derecede iyimser değildi.Tom wasn't overly optimistic.
Ben gün aşırı spor yaparım.I work out every other day.
Dün gece aşırı derecede soğuktu.It was unusually cold last night.
Tom neredeyse aşırı dozda eroinden ölüyordu.Tom almost died from a heroin overdose.
Şimdi sadece aşırı tepki gösteriyorsun.Now you're just overreacting.
Aşırı nüfus problemdir.Overpopulation is the problem.
Aşırıya kaçıyordun.You were overdoing it.
Tom aşırı dozda eroinden öldü.Tom died of a heroin overdose.
Tom çok aşırı çalışır.Tom works too hard.
Biz aşırı dövüştük.We fought hard.
Aşırı derecede iyimseriz.We're extremely optimistic.
Tom deneyimsiz ve aşırı ifadeler yapar ama o ideolojik değildir.Tom is inexperienced and makes extreme statements, but he's not ideological.
Tom tecrübesiz ve aşırı ifadeler yapar.Tom is inexperienced and makes extreme statements.
Tom aşırı ifadeler yapar.Tom makes extreme statements.
Dönüşüm nedeni, Şili halkının aşırı derecede sevimli olması.The reason for my return is that the people of Chile are extraordinarily amiable.
Her şeyi aşırı analiz ediyorsun.You over-analyze everything.
Aşırı tepki gösterdiğimi sanmıyorum.I don't think I'm overreacting.
Üzgünüm. Aşırı tepki verdiğimi biliyorum.I'm sorry. I know I overreacted.
Aşırı dürüstlük feci olabilir.Excessive honesty can be disastrous.
Fiziksel talepler aşırıdır.The physical demands are extreme.
Umarım aşırıya kaçmazlar.Hopefully they don't overdo it.
Tom gün aşırı uğrar bize.Tom visits us every other day.
Tom üç yıl önce aşırı doz aldı.Tom overdosed three years ago.
Tom aşırı derecede naif biri.Tom is unbelievably naïve.
Onlar şimdi aşırı zengin.They're filthy rich now.
Tom'un fikirleri aşırıydı.Tom's ideas were extreme.
Tom aşırı içki içmeye başladı.Tom began binge drinking.
Tom aşırıya kaçırmıştı.Tom was an overachiever.
Aşırı bir tepki idi.It was an overreaction.
Tom aşırı dozda eroin almıştı.Tom overdosed on heroin.
Bu biraz aşırıdır.It's a bit extreme.
O çok aşırıydı.It was too extreme.
Hapishaneler aşırı kalabalıktır.Prisons are overcrowded.
Tom benim aşırı namuslu geçinen bir kadın olduğumu söylüyor.Tom says I'm a prude.
Kendimize aşırı güvendiğimiz için maçı kaybettik.We lost the game because we were overconfident.
Ben hiç aşırı kilolu olmadım.I never was overweight.
Tom aşırı duygusal davrandığımı söyledi.Tom said I was being overemotional.
Müslümanlar, tüm gayrimüslimleri öldürmek isteyen aşırılık yanlıları gibi canlandırılıyor.Muslims are portrayed like extremists that want to kill all non-Muslims.
Fadıl aşırı cinsel aktiviteye sahipti.Fadil had an excessive sexual activity.
Bu gece aşırı derecede gevezesin.You're unusually talkative tonight.
Aşırı acı çekiyorum.I'm in extreme pain.
Tom Mary'nin aşırı içki içen biri olduğunu söyledi.Tom said that Mary is a binge drinker.
Tom aşırı içki içen biri.Tom is a binge drinker.
Aşırı tutuculuğa karşı savaşmalıyız.We must fight religious fundamentalism.
Ben gün aşırı bir restorana giderim.I go to a restaurant every other day.
Tom ona bir aşırı hız cezası veren bir polis tarafından kenara çekildi.Tom was pulled over by a policeman who gave him a speeding ticket.
Sanırım aşırı tepki veriyorsun.I think you are overreacting.
Köylüler aşırı vergilendirmeden şikayet ettiler.The peasants complained of excessive taxation.
Tom aşırı aktif bir hayal gücüne sahiptir.Tom has an over-active imagination.
Aşırı tepki gösterdiğimi düşünüyor musun?Do you think that I'm over-reacting?
O bir aşırılık taraftarıdır.He is an extremist.
O bir aşırılıkçı.She is an extremist.
Onlar aşırılık yanlısılar.They are extremists.
Onlar aşırılıkçılar.They're extremists.
O bir aşırılık yanlısı.She's an extremist.

İlgili Sayfalar