aşırı ile cümle
aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
80'lerde piyasa devrimimiz var ve toplumda aşırı bir şekilde eşitsizlik artışı.Потім маємо ринкову революцію 1980-х років і зростання суспільної нерівності.
80'lerde piyasa devrimimiz var ve toplumda aşırı bir şekilde eşitsizlik artışı.Потом рыночная революция 80-х и с ней неимоверное увеличение неравенства в обществе.
80'lerde piyasa devrimimiz var ve toplumda aşırı bir şekilde eşitsizlik artışı.ויש לכם את מהפכת השוק של שנות ה-80 ואת הגידול העצום באי השוויון בחברות.
80'lerde piyasa devrimimiz var ve toplumda aşırı bir şekilde eşitsizlik artışı.ولدينا ثورة السوق في الثمانينات والزيادة الرهيبة في عدم المساواة بين المجتمعات.
80'lerde piyasa devrimimiz var ve toplumda aşırı bir şekilde eşitsizlik artışı.これは社会に大規模な 不平等をもたらしました 覚えていますか 1970年代までは
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Bărbat: ...întrebări extrem de periculoase.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Hombre: .... preguntas extremadamente peligrosas.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Mann: ...sehr gefährliche Fragen.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Man: ... uiterst gevaarlijke vragen.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Muž: ... extrémně nebezpečné otázky.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.Мужчина: ... невероятно опасные вопросы.
Adam: ... aşırı tehlikeli sorular.なぜなら 私たちの今の知識では 何が起こるか見当もつかないからです
Adam çok asabi ve aşırı kıskanç birisiymiş ve J-Cub aslında ondan korkarmış.Er ist sehr Böse und ist Eifersüchtig Und J-Cub hätte angst für ihn.
Adam çok asabi ve aşırı kıskanç birisiymiş ve J-Cub aslında ondan korkarmış.Ha un temperamento violento ed e' gelosissimo J-Cub era veramente spaventato da lui.
Adam çok asabi ve aşırı kıskanç birisiymiş ve J-Cub aslında ondan korkarmış.Il as un fort caractère et il est très jaloux. Et J-Cub en avait vraiment peur
Adam çok asabi ve aşırı kıskanç birisiymiş ve J-Cub aslında ondan korkarmış.Έχει πολύ θυμό και είναι πολύ ζηλιάρης και ο Τζέι-Καμπ τον φοβήθηκε.
Adam çok asabi ve aşırı kıskanç birisiymiş ve J-Cub aslında ondan korkarmış.У него жёсткий характер и он очень ревнивый. Джейкоб очень его боялся.
Adam çok asabi ve aşırı kıskanç birisiymiş ve J-Cub aslında ondan korkarmış.ジェイ・コブ怖がってたみたい どうする?
AIDS ise iki. Ve bu mikrop hayvanlarin asiri tüketiminin direkt sonucu, özellikle de domuzun.Och denna mikroorganism muterades som ett direkt resultat av vår masskonsumtion av djur, särskilt fläsk.
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.우리는 이런 정신을 불러일으키기 위해 캠페인을 하나 전개했습니다. AIDS와 빈곤에 맞서 싸우는 중에 말이지요.
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.AIDSと極貧との戦いのために 僕たちはそれをONEキャンペーンと呼んでいる
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.lançámos uma campanha para apelar a este espírito, na luta contra a SIDA e a extrema pobreza.
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.lanseerasi kampanjan luomaan henkeä taistelussa AIDSia ja äärimmäistä köyhyyttä vastaan.
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.lanzamos una campaña para convocar este espíritu en la lucha contra el SIDA y la pobreza extrema.
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.יצאנו בקמפיין לחבר את הרוח הזו למען מלחמה באיידס ובעוני הקיצוני.
AIDS ve aşırı yoksullukla savaşmak için bu ruhu yükseltmek için bir kampanya başlattık.اطلقنا حملة لحشد هذه الروح في مجال مكافحة الايدز وشدّة الفقر.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.Älykäs suunnittelija kuvataan aina superälykkäänä moraalisena hahmona, joka laskeutuu muokkaamaan elämää.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.지적설계자는 생명을 설계하러 내려온 초월적으로 현명하고, 도덕적인 존재로 항상 그려집니다.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.Stvořitel je vždy popisován jako vševědoucí, morálně vyspělá bytost, která přijde shůry vytvořit život.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.המתכנן האינטליגנטי מתואר תמיד כישות מוסרית סופר-אינטליגנטית היורדת אל העולם כדי לתכנן את החיים.
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.و يصور المصمم الذكي (مصمم الكون) دائما بأنه هذا الكائن الاخلاقي خارق الذكاء الذي ينزل ليصمم الحياة
Akıllı yaratıcılar, hayatı tasarlayan bu aşırı zeki ve etik, herşeye kadir varlıklar olarak tanımlanıyor.超越した知的で道徳的な存在が 生命を作るために降臨したという話 政府ですら我々を救うことができるかもしれません
Aloha, beynin için üzgünüm. Aşırıya gidiyor.Hola, siento lo de tu cerebro. va a los extremos
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Aber in dem Moment, in dem man sich verliebt, wird man sehr besitzergreifend von Demjenigen.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ale gdy się zakochasz, stajesz się zaborczy.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ale, od momentu kedy sa zaľúbite, sa stanete extrémne sexuálne majetníckym voči danej osobe.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ale ve chvíli, kdy se zamilujete, začnete toho druhého chtít vlastnit.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ampak v trenutku, ko se zaljubite, postanete skrajno seksualno posesivni do njih.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Dar, în momentul în care te îndrăgosteşti, devii extrem de posesiv sexual.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.De abban a pillanatban, hogy szerelmesek lesznek, szexuálisan hihetetlen mód szeretnék őt birtokolni.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.하지만 당신이 사랑에 빠지는 순간, 당신은 그들에 대해 성적 소유욕을 갖게 됩니다.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Maar het moment dat je verliefd wordt, word je extreem seksueel bezeten van ze.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Mais dès l'instant où vous tombez amoureux, vous devenez très possessif sexuellement.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Ma quando ti innamori, diventi sessualmente molto possessivo.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Mas no momento em que se apaixonam, tornam-se extremamente possessivos sexualmente.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Men det ögonblick du blir kär, känner du att du har sexuell äganderätt över dem.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Nhưng vào khoảnh khắc bạn yêu, Bạn trở nên chiếm hữu trong vấn đề tình dục.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Pero en el momento en que te enamoras, te vuelves sexualmente posesivo en extremo de ellos.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Αλλά από τη στιγμή που ερωτευόμαστε, γινόμαστε εξαιρετικά κτητικοί.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Но в мига, в който се влюбите, ставате изключително нетърпими към това той да спи с други освен с вас.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Но как только вы влюбляетесь, вы становитесь невероятным собственником в сексуальном плане.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.Однак, ситуація змінюється як тільки ви закохуєтесь, ви стаєте неабияк власницькими в сексуальному плані.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.אבל ברגע שמתאהבים, נעשים מאוד רכושנים מינית.
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.و لكن من لحظة وقوعكم في الحب تشعرون أنهن يمتلكونكم جنسياً تماماً
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.あなたは独占欲の塊になります そこにダーウィニズムの意義があるのでしょう
Ama aşık olduğunuz vakit, onu cinsel anlamda aşırı derecede sahiplenirsiniz.但是,當你愛上一個人嘅時候 你對佢嘅性佔有欲會變得非常強烈
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Aber er ging Gefühl übermäßig geärgert.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ale on išiel cítiť príliš naštvaný.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ale on šel cítit příliš naštvaný.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ampak on je šel občutek preveč moti.