aşırı ile cümle
aşırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kaynaklardan anlaşıldığına göre ölüm nedeni olarak aşırı çalışmaya bağlı yorgunluk ve yıpranma gösterilmiştir.Hans död sägs ha berott på överarbete och utmattning.
Genelde insanlara karşı aşırı dürüsttür ve bu da başını belaya sokar.Han framställs oftast också som illvillig och ställer gärna till problem för andra.
Atmosferdeki aşırı CO2'in lisoklin alanlarının küçülmesinin temel nedeni olduğu düşünülmektedir.Dels för att koncentrationen av koldioxid i atmosfären är så låg.
Nadir olarak iyoda karşı bazı kişilerde iyoda aşırı duyarlılık oluşabilir.Ibland kan bedövningen av olika orsaker fungera mindre bra.
Fakat bu aşırı fanatik Katolik Haçlı tutumu hakkında tenkit bulunmamaktadır.Detta requiem följer följer dock inte den katolska mässan.
Aşırı avlanmanın önüne geçilmelidir.Motsatsen till jagsvag är jagstark.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Надмірне споживання напоїв, що містять цукор, пов'язують з підвищенням ризику.
Ailenin aşırı dindar bulunmamasına rağmen, Paul İbranice ve Yahudi tarihi eğitimi aldı.Хоча сім'я Еренфеста не була надто релігійною, Пауль відвідував курси івриту й історії євреїв.
1927 - Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi, New York'tan Londra'ya yapıldı.1927 — зроблений перший трансатлантичний телефонний дзвінок з Нью-Йорка у Лондон.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.Поверхня Меркурія виявилася сильно кратерована і схожа на місячну.
4 Kasım 1995 akşamı Rabin, aşırı sağcı bir Ortodoks olan Yigal Amir tarafından öldürüldü.У листопаді 1995 року Іцхак Рабін був убитий правим екстремістом Ігалем Аміром.
Kişilere ve olaylara aşırı duyarlılık.ВИДАТНІ ЛЮДИ ТА ПОДІЇ
40 yaşında aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle ölmüştür.Помер у 44 роки від наркотичного передозування.
Kuzey Avrupa toplumlarındaki kadar aşırı olmasa da Fransa'nın kuzeyinde ve İtalya'da da bira tüketiliyordu.Хоча менш виразно, ніж на півночі, пиво споживається і на півночі Франції та італійському чобітку.
Diğerleri çok soğuk ortamlarda, veya aşırı tuzlu, asit veya alkali ortamlarda bulunurlar.Інших знайдено в дуже холодних середовищах або в надзвичайно солоній, кислій, або лужній воді.
Çoğu arke, aşırıseverdir (ekstremofil).Багато архей — екстремофіли.
Diğer bir ismi de Overloading’ dir (Aşırı yükleme).Кури — інша назва курей.
Sebebi bölgedeki aşırı yağışlardı.Внаслідок цього в регіоні випав надзвичайно проливний дощ.
İnspirallerin aşırı kütle oranı birçok yörüngede gözlenebilir.Орбітальне зближення екстремального масового співвідношення можна спостерігати на прикладі багатьох орбіт.
Aşırı avlanma nedeniyle tehdit altındadır.Загрожує надмірне полювання.
26 Temmuz - Yunanistan'da aşırı sıcaklar nedeniyle 700'ünden fazla insan öldü.24 липня — у результаті масштабних лісових пожеж у Греції загинуло понад 70 людей.
Bu teorinin en büyük delili yerbilimsel katmanlardaki aşırı iridyum miktarıdır.Звичайно, треба вести ці дослідження в найширшому загальнолюдському масштабі.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Там він знаходить понівечене тіло юнака по імені Кірки Червоний Хвіст.
Bu dönüşüm aşırı ağrıya neden olmaktadır.Це передчуття викликає страшний біль.
Arslanın aşırı özgüveni ve çapkınlığı, Elanın başına iş açar.Гордість і марнославство йдуть рука об руку.
C'den farklı olarak, C++'ta operatörlerin çoğunu aşırı yükleme yoluyla özelleştirebilirsiniz.Як і більшість інших операторів в С++, він може бути перевантаженим.
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.Сім'я була дуже бідна, про освіту й не мріялось.
Feminist yazar Rebecca Solnit, bu fenomeni "aşırı özgüvenin ve bihaberliğin kesişimi" olarak yorumlamıştır.Ребекка Солніт (англ.Rebecca Solnit) описує менсплейнінг як комбінацію «самовпевненості та невігластва».
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Малюк просто хотів бути потрібним і важливим у очах інших людей.
Şişenin üzerinde İngilizce olarak “highly inflammable” (aşırı yanıcıdır) yazıyordur.На пляшці було написано: «highly inflammable» — «дуже легкозаймистісте».
En büyük kusuru ise aşırı kibirli olmasıdır.Рельєф — здебільшого горбистий.
Aşırı ve kaçak avlanma önlenememektedir.Загрожує прямий і непрямий тиск полювання.
Bu tür de aşırı tiz ses kullanımı söz konusudur.Дуже подобається, як тут звучать струнні інструменти.
Aşırı sağcıların saldırısına uğradı.Виступав на позиції лівого крайнього нападника.
Fakat, padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.Особисті потреби Мюнцера завжди залишалися дуже скромними.
Bu grubun siyasi duruşu aşırı sağcı olarak bilinir.Правильність цієї політики Доміціана показали подальші події.
Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu olduğu belirlendi.Причиною смерті вважається передозування наркотиками.
Bu madalya aşırı savaş cesareti veya başarılı askeri liderliğinden dolayı verilmiştir.Був відзначений за хоробрість у бою та успішне військове командування.
Kanatlarda aşırı devir ve buz birikmesi çarptı ve yandı.Літак упав відразу після зльоту і загорівся.
Erik aşırı sahiplenicidir ve hemen kıskanmaya eğilimlidir.Донадоні надзвичайно ревнивий, але намагається себе стримувати.
Aşırı saç dökülmesine yol açabilir.Також може загинути через надлишок вологи.
Klasik semptomlar arasında aşırı susama, sık idrara çıkma ve sürekli açlık bulunmaktadır.Класичними симптомами є надмірна спрага, часте сечовипускання, та постійне відчуття голоду.
Bu cisimlerin aşırı ısınmasına neden olmalıdır.Їх поглинання зумовлює більшу температуру цих ділянок.
Onun yemek yeme adabı, içkiye düşkünlüğü ve yaşam şekli de aşırı tepki görüyordu.Її любов до розваг, їжі та вина була заразлива.
İlk üç oyun eleştirmenler ve oyuncular tarafından aşırı beğenilmişti.Bloodborne була високо оцінена гравцями і критиками.
Tom, aşırı gergin görünüyor.Том виглядає надзвичайно знервованим.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.V roce 1976 spáchala sebevraždu užitím nadměrného množství léků pro spaní.
Aşırı derecede soğuk veya kuru havayı sevemezler.Nemají rádi extrémně chladné nebo suché počasí.
Fransız mutfağı aşırı çeşitlilik ve tarzıyla tanınır.Francouzská regionální kuchyně je charakteristická svoji obrovskou rozmanitostí a stylem.
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.Protože prudce vzrostly ceny, vládní výdaje byly přísně omezeny a byly zavedeny tvrdé daně.
Bu madalya aşırı savaş cesareti veya başarılı askeri liderliğinden dolayı verilmiştir.Řád byl udělován za velkou statečnost na bitevním poli nebo za úspěšné vojenské velení.
Willow, büyüye aşırı bağlanmaya başlar.Willow se pomalu začne zajímat o magii.
Servisler, genellikle, kullanıcı ile ilgili aşırı bilgiye erişilmesini gerektirir.Často je důležité, aby informace byla doručena uživateli co nejdříve.
Buna verilebilecek en aşırı örnek Plüton-Charon sistemidir.Nejznámějším z nich je soustava Pluto-Charon.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Je velmi citlivý na světlo.
Marilyn Monroe bir yıl kadar sonra aşırı dozda ilaçtan öldü.Za méně než dva roky zemřela i Marilyn Monroe na předávkování drogami.
Genellikle aşırı milliyetçi bir tutum takındı.Zpravidla cizí státní příslušník.
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.Překvapivě taky hodně kouří a pije.
Akvaryumlarında rahatsız edici, saldırgan veya aşırı hareketli balıklar bulunmamalıdır.V akváriích chované druhy jsou vesměs skromné a nenáročné a velmi odolné rybky.
Bu baskın genel olarak çok aşırı bulunarak eleştirilmiştir.Tyto zábrany se ukázaly být obecně velice účinné.