aşın ile cümle
aşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üç aşama aşinalık, meslek ve isim almadır.[1]The three stages are familiarity, occupation and name retrieval.[6]
Ancak, yeni konsül siyasi manevralara aşina değildi.However, he was unfamiliar with political maneuvering.
Hastalar bir kelimeye aşina olduklarını bildikleri halde, anlamını anımsayamazlar.Patients show a recognition of the familiarity of a word, but are not able to recall its meaning.
Suda çözündüğünde aşındırıcı etkiye sahiptir.It is corrosive when solution in water.
Ayrıca Almanca, Slovakça ve Lehçeye de aşinaydı. [1] [2] [3]He was also familiar with German, Slovak, and Polish.[7][8][9]
Malzeme birleşti ve daha sonra okyanus yüzeyinin üzerinde maruz kaldığı etkilerle aşındı.The material consolidated and eroded during later exposure above the ocean surface.
Asit erozyonu bir tür diş aşınmasıdır.Acid erosion is a type of tooth wear.
Aşındırıcı, bitki bazlı diyetlerine iyi adapte olmuş yaprak şeklinde dişlere sahiptir.It has leaf-shaped teeth that were well-adapted to their abrasive, plant-based diets.
Uygun malzemelerin kullanımı gibi yağlama da aşınmayı azaltır.Lubrication also reduces wear, as does the use of suitable materials.
Hareketli parçalar aşındıkça makinenin hassasiyetini etkileyebilir.As moving parts wear out, this can affect the precision of the machine.
Asinia gensiAsinia gens
Alaska, Matanuska Nehri kıyısındaki derin, aşınan buzul çökelleriDeep, eroding glaciofluvial deposits alongside the Matanuska River, Alaska
Cilt ve gözler için oldukça aşındırıcıdır.It is highly corrosive to the skin and eyes.
Mikroyapısal analiz için demir bazlı metal numunelerin kimyasal aşındırılmasında kullanılır.It is used in tint etching iron-based metal samples for microstructural analysis.
Turkle'ın endişesi, insan etkileşimine olan takdirimizin aşınabileceğidir.Turkle's concern is that our appreciation for human interaction may become eroded.
Özlem korkuyu aşınca, cesaret doğar.Wenn die Sehnsucht größer ist als die Angst, wird der Mut geboren.
H290 Metalleri aşındırabilir.H290 Kann gegenüber Metallen korrosiv sein.
Akarsu derine doğru güçlü aşındırma yapar.Sie führt beim Menschen zu einer starken Beeinträchtigung des Gehvermögens.
EUH071 Solunum yolunda aşınmaya yol açar.EUH071 Wirkt ätzend auf die Atemwege.
Sıradaki işlem aşındırma.Keine Angst vorm nächsten Crash.
Yana aşındırma akarsuyun vadi yamaçlarının yan kısımlarını aşındırmasıdır.Ihre Traufen bleiben aber deutlich unter denjenigen des Langhauses.
H222 Aşın alevlenir aerosol.H222 Extrem entzündbares Aerosol.
Bunda dolayı aşındırma ve taşıma gücü de fazla olur.So sollte die Leuchtkraft und Reichweite erhöht werden.
Fiziksel aşınma sıcaklık farkından ortaya çıkar.Betrachten wir dazu die physikalische Größe Temperatur.
Ancak aşının yan etkileri konusunda hâla şüpheler bulunmaktadır.Sogar Hals Existenz zweifelt sie an.
Bu durumda komşu akarsulardan daha yavaş aşındırma yapanlara doğru yaklaşır.Von nun an will er den Menschen, die zu ihm gesendet werden, wirklich nahe kommen.
Dahası, Ötzi'nin ağız yapısının 3D analizine göre Ötzi'nin aşınmamış tek bir dişi bile olmadığı görülmüştür.Wir zeigen, dass V {\displaystyle V} keinen nirgends verschwindenden Schnitt hat.
Firavun II. Ramses en ön bölük olan Amon kıt'asını yönetmekteydi.Ramses II. führte die Division Amun.
P406 Aşındırıcılara karşı dayanıklı/dayanıklı bir iç astara sahip ... kapta depolayın.P406 In korrosionsbeständigem / … Behälter mit korrosionsbeständiger Innenauskleidung aufbewahren.
Bunlardan biri de Aşina'dır.Einer von ihnen ist ein Informant.
Alt tabakada sert kütleye geldiğinde onu da aşındırmaya devam eder.Selbst als sie ihn in kleine Stücke zersägen, wehrt er sich immer noch.
Bu küçük pulcuklar sırayla koparıldıkça, taş ilk halinden aşındırılmış olmaktadır.Beim letzten Ansetzen des Meißels wird der Stein lebendig.
"Asinus", bir eşek cinsidir.Mathe ist ein Arschloch.
Rüzgâr etkisi ile tepelerde aşınım gerçekleşir.Am Berg Ader wird alles gut.
H220 Aşın alevlenir gaz.H220 Extrem entzündbares Gas.
Afrika yaban eşeğinin evcil eşeğin (Equus asinus) yabani atası olduğu düşünülmektedir.Der Afrikanischen (Wild-) Esel (Equus asinus syn.
Bu olay sonucunda oluşan yüzey üzerinde dalga ve rüzgarlar aşındırma yaparlar.Sie verpuppen sich in der Erde und überwintern auf diese Weise.
Böylece, tabansal kaymanın etkinliği artar ve aşındırma taşıma faaliyetleri şiddetlenir.Dadurch leistet pbi einen aktiven Beitrag zur Deeskalation und zur Prävention gewaltförmiger Konflikte.
Ayrıca ankette genç kuşağın kelimelere daha çok aşina olduğu belirtilmiştir.Auch Bärlach verschließt sich den Indizien des jüngeren Kollegen.
Yavaş bir düşünce, her zaman önde giden, yolu aşındıran; öyle ki, sonunda yolun kendisi düşünceye dönüşür.C'est une pensée lente, toujours en cours, égrenant un chemin de façon que le chemin lui-même devienne pensée.
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.Le taux d'usure de l'émail, appelé attrition, est de 8 µm par an en temps normal.
Beyaz renkli,aşındırıcı ve alkalik bir katıdır.Le clown blanc est beau, élégant.
O'Toole'un en aşina rolü Süpermen'in annesi "Martha Kent" rolünde TV dizisi Smallville ile olmuştur.O'Toole est revenue dans la mythologie Superman en 2001 avec le rôle de Martha Kent dans Smallville.
Ancak, ev sahibi takım kortun kendine özgü özelliklerine aşina olduğundan daha avantajlıdır.Il est vrai que les maisons gardent plus facilement leur identité que leurs occupants.
Laricani, hem din bilimlerine hem de modern bilimlere çocukken aşina oldu.Larijani découvre alors enfant à la fois la religion et les sciences modernes.
70li yılların başında Senato güçlerinde aşamalı bir aşınma görülmüştü.Les 70 années précédentes avaient été témoins d’une érosion graduelle du pouvoir des sénateurs.
Bu buzullarda aşınma bölgesi ile nadiren karşılaşılır.Il est très peu courant d'en trouver hors de la région de Champagne.
Ada, üç yüz milyon yıldan daha yaşlı aşırı derecede aşınmış bir yanardağdır.Ashley : Ashley est un tas de cendres vieux de plus de 300 ans.
Aşina Kitaplar Yayınları tarafından Mart 2007'de basılmıştır.Librio a été créé en mars 1994 par les éditions J'ai lu.
Soketlerin aşınması sonucu 0,1 mm veya daha küçük boyutlarda da olabilmektedir.Il est possible d’atteindre des valeurs proches de 0.1 µm voire mieux.
Sert fırçalama erişkin dönemde minenin aşınmasına neden olabilir.Le mal d'altitude peut vous foudroyer dès votre arrivée.
Genellikle aşınmayı önleyici olarak kullanılır.L'appétit est le plus souvent conservé.
En aşina eseri The Mount adlı romanıdır.C'est l'option noatime de la commande mount.
Bu anlamda Sirtaki sözcüğü günümüzde bir parça aşınmıştır.De nos jours, le terme de goménol est quelque peu tombé en désuétude.
Ocak 1943 sonunda Putlos'a döndü ve yeni Tiger I tanklarına aşina oldu.Knispel regresó a Putlos hacia fines de enero de 1943 y se familiarizó con los nuevos tanques Tiger.
Bizi asın, bu çocuklara yazık etmeyin."¡Pero no pequeis más; no ofendais más a nuestro Jesús!»
Kimyasal değişim aynı zamanda aleti aşınmaya da daha dayanıklı hale getirebilir.El cambio químico, por su parte, puede hacer que la herramienta sea más resistente a la corrosión.
Aynı zamanda, daha güvenli ve daha az aşındırıcıdır.También era más segura y menos corrosiva.
Optik malzemeleri parlatmak için kullanılan bir aşındırıcıdır.Se trata de un abrasivo usado para pulir los equipos ópticos.
En aşina rolü bilimkurgu türünde Tv dizisi Stargate Atlantis 'te canlandırdığı Dr. Carson Beckett'tir.Es más conocido por su papel como el Dr. Carson Beckett en la serie de televisión Stargate Atlantis.