aşılama ile cümle

aşılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Quindi, come abbiamo sradicato il vaiolo... La vaccinazione totale non avrebbe funzionato.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Wie wir die Pocken also aurotteten war - Impfungen hätten nicht funktioniert.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.И така, начина, по който изтръгнахме едрата шарка беше -- максималното ваксиниране не би проработило.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.Собственно, как мы искоренили оспу — массовая вакцинация бы не помогла.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.אז, כדי להכחיד את האבעבועות- חיסון מאסיבי לא היה עובד.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.لذا، كيف أمكننا القضاء على الجدري كان -- تطعيم الماكس لا يجدي نفعاً.
Bu yüzden, hastalığı bitirmek için herkesi aşılamak da işe yaramaz.すべてのインド国民に予防接種できても
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Ami még rosszabb: azt tanítja, hogy a több fogyasztás a jó állampolgári viselkedés jutalma.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Erger nog, het leert dat meer consumptie de juiste beloning is voor een goede burger.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Même pire, Elle enseigne qu'un bon citoyen est récompensé par plus de consommation
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Schlimmer noch man lernt, dass mehr Konsum einen guten Bürger ausmacht.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.И даже хуже, учит что больше потреблять это значит быть хорошим гражданином.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.والأسوأ، أنه يعلم أن الاستهلاك الأكثر هو التعبير الأمثل للمواطن الصالح.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.A potom rozvojové krajiny zaviedli mydlo a vodu, očkovanie.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Các quốc gia đang phát triển đã bắt đầu sử dụng xà phòng, nước, vắc-xin.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Die Entwicklungsländer verwendeten Seife und Wasser, Impfungen.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.En daar gingen de ontwikkelingslanden zeep en water gebruiken, inentingen.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.I paesi in via di sviluppo hanno introdotto sapone e acqua, vaccinazioni.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.개발도상국들이 비누, 물, 백신 등을 도입하고
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Kraje rozwijające się wprowadziły mydło, wodę i szczepionki.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Lalu negara berkembang menggunakan sabun dan air, vaksinasi,
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Les pays en développement ont utilisé le savon et l'eau, la vaccination.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Rozvojové země začaly používat mýdlo a vodu, očkování.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Țările în curs de dezvoltare au început să folosească apa și săpunul, vaccinarea.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Και τότε οι αναπτυσσόμενες χώρες υιοθέτησαν σαπούνι και νερό, εμβόλια.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.И тогава развиващите се страни приложиха сапуна и водата, ваксинирането.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.Развивающие страны начали использовать мыло и воду, вакцины.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.У країнах, що розвиваються, почали використовувати мило і воду, вакцини.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.הארצות המתפתחות החלו להשתמש בסבון, במים ובחיסונים.
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.البلدان النامية عممت استعمال الماء والصابون والتطعيم
Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde sabun ve su, aşılama uygulandı.石けんと 水と ワクチンを手に入れます 家族計画を行うようになります
FARYON: Belçika'daki buluştan sonra, ilk aşılama denemeleri yapıldı.Die Entdeckung führte zum Versuch einen Impfstoff zu entwickeln.
FARYON: Belçika'daki buluştan sonra, ilk aşılama denemeleri yapıldı.За открытием вакцины последовали первые попытки иммунизации населения
FARYON: Bu yarışma, boğmaca ve aşılama konusunda düzenlenmiş bir halkla ilişkiler provasıydı.Es war eine Aufgabe für die Pressestelle, um auf Keuchhusten und Impfprogramme aufmerksam zu machen.
FARYON: Bu yarışma, boğmaca ve aşılama konusunda düzenlenmiş bir halkla ilişkiler provasıydı.Fue un ejercicio de campaña informativa para informar sobre la tos ferina y la vacunación.
FARYON: Bu yarışma, boğmaca ve aşılama konusunda düzenlenmiş bir halkla ilişkiler provasıydı.Semacam pelatihan kehumasan untuk menyuarakan batuk rejan dan imunisasinya.
Hepatit aşılamasıCepljenje proti hepatitisu
Hepatit aşılamasıHepatitisimpfung
Hepatit aşılamasıHepatitisvaccinatie
Hepatit aşılamasıOčkovanie proti hepatitíde
Hepatit aşılamasıOčkování proti hepatitidě
Hepatit aşılamasıSzczepienia przeciwko wirusowemu zapaleniu wątroby
Hepatit aşılamasıVaccination contre l’hépatite
Hepatit aşılamasıVaccinazione contro l’epatite
Hepatit aşılamasıVacinação contra a hepatite
Hepatit aşılamasıΕµβολιασµός κατά της ηpiατίτιδας
Hepatit aşılamasıВаксиниране срещу хепатит
Hepatit A ve B’nin önlenmesinde aşılamanın önemli bir rolü bulunmaktadır.Bij het voorkomen van hepatitis A en B is een belangrijke rol weggelegd voor vaccinatie.
Hepatit A ve B’nin önlenmesinde aşılamanın önemli bir rolü bulunmaktadır.EU:ssa on käytössä vakiintuneita monimuotoisia ehkäisemistoimenpiteitä.
Hepatit A ve B’nin önlenmesinde aşılamanın önemli bir rolü bulunmaktadır.I arbetet med prevention av hepatit A och hepatit B har vaccination en viktig roll att spela.
Hepatit A ve B’nin önlenmesinde aşılamanın önemli bir rolü bulunmaktadır.Pre prevenciu hepatitídy A a B hrá dôležitú úlohu vakcinácia.
Hepatit A ve B’nin önlenmesinde aşılamanın önemli bir rolü bulunmaktadır.Prévention des maladies infectieuses
Hepatit A ve B’nin önlenmesinde aşılamanın önemli bir rolü bulunmaktadır.Превенция на инфекциозните заболявания
İnsanları aşılamak için onlara mercimek verin.사람들이 백신을 맞도록 렌즈콩을 주십시오.
İnsanları aşılamak için onlara mercimek verin.תנו עדשים כדי לחסן אנשים,
İnsanları aşılamak için onlara mercimek verin.اعط العدس لتلقح الأشخاص،
İnsanları aşılamak için onlara mercimek verin.蚊帳を提供し 寄生虫駆除をする
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.여자애들에게 인기를 끌지 못한다는 것을요. (* 커크 선장: 스타트랙에 나오는 주인공)
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.שזה שאתה מכיר את שמו האמצעי של קפטן קירק לא עוזר לך עם בנות.
Kaptan Kirk'in göbek adını bilerek kızlara asılamazsınız.أنه ليس من الناجح مع الفتيات أن تعرف الاسم الأوسط للكابتن كيرك.

İlgili Sayfalar