Ana içeriğe geç
Sözlük

aşı ile cümle

aşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sosyolojiyi asıl branş olarak alıyorum.I major in sociology.
Ben aşırı namuslu geçinen bir kadın değilim.I'm not a prude.
Tom hâlâ Mary'ye aşık.Tom still has a crush on Mary.
Tom hâlâ Mary'ye aşık gibi görünüyor.Tom still appears to have a crush on Mary.
Tom hâlâ Mary'ye aşık görünüyor.Tom still seems to be in love with Mary.
Ben aşık mıyım?Am I in love?
Resmen aşığım.I'm officially in love.
Neden bu kadar asık suratlı görünüyorsun?Why do you look so glum?
Asistanınız içeri girmeme izin vermedi.Your assistant wouldn't let me in.
Asistanınız burada beklememi söyledi.Your assistant told me to wait here.
Asistanınız burada bekleyebileceğimi söyledi.Your assistant said I could wait here.
Asistanım onun üstesinden gelecek.My assistant will handle that.
Asistanım işi bırakmakla tehdit etti.My assistant threatened to quit.
Ona aşık oluyor.He is falling in love with her.
Tom çocukluk arkadaşı olan Mary'ye âşık oldu.Tom fell madly in love with his childhood friend, Mary.
Mary'nin anne babası onun Tom'a aşık olduğunu biliyorlardı.Mary's parents knew that she was in love with Tom.
Tom ve Mary birlikte çok zaman harcıyorlar. Ben onların aşık olduklarını düşünüyorum.Tom and Mary spend a lot of time together. I think they're in love.
Sanırım Tom ve Mary aşık.I think Tom and Mary are in love.
Tom'un oğlu John, on yedi yaşında aşırı dozdan öldü.Tom's son, John, died of an overdose at age seventeen.
Bay Jackson, oğlunuz aşırı dozdan öldü.Mr. Jackson, your son has died of an overdose.
O, gün aşırı onu hastanede ziyaret etmek için gitti.He went to visit her at the hospital every other day.
O başka birine aşık.He's in love with someone else.
O ona "yarın asılacaksın" dedi. Bunu duymak kesinlikle onu teselli etmedi.They told him: "Tomorrow you are to be hanged." Hearing that did not exactly cheer him.
Onlara aşık mıydın?Were you in love with them?
Sen bana aşık mıydın?Were you in love with me?
Ona aşık mıydın?Were you in love with him?
Belki onlara aşığım.Maybe I'm in love with them.
Belki ona aşığım.Maybe I'm in love with him.
Onlara aşık değilim.I'm not in love with them.
Ona aşık değilim.I'm not in love with him.
Asla sana aşık değildim.I was never in love with you.
Asla ona aşık değildim.I was never in love with him.
Bir zamanlar sana aşıktım.I was in love with you once.
Bir zamanlar ona aşıktım.I was in love with him once.
Sanırım ona aşığım.I think I'm in love with him.
Sanırım sana aşıktım.I think I was in love with you.
Sanırım ona aşıktım.I think I was in love with him.
Hâlâ ona aşık mısın?Are you still in love with him?
Sana oldukça aşık oldum.I sort of had a crush on you.
Ona biraz aşık oldum.I sort of had a crush on him.
Hemşire bize grip aşısı yaptıThe nurse gave us flu shots.
Hemşire onlara grip aşısı yaptı.The nurse gave them flu shots.
Hemşire bana grip aşısı yaptı.The nurse gave me a flu shot.
Hemşire ona grip aşısı yaptı.The nurse gave him a flu shot.
Bunu ondan aşırdım.I stole this from him.
Bu onun için aşırı derecede zordur.This is extremely hard for him.
Onların aşırı tepki göstermemelerini istedim.I asked them not to overreact.
Onun aşırı tepki göstermemesini istedim.I asked him not to overreact.
Ben ondan aşırı tepki vermemesini istedim.I asked her not to overreact.
Tom bana aşık.Tom is in love with me.
Tom bir aşırı yalancı.Tom is a filthy liar.
Rejim asi milisler tarafından devrildi.The regime was overthrown by rebel militias.
Ordu asi kampını bastı.The army raided the rebel camp.
Ne yazık ki, biz onun eserlerinin geri kalanına aşina değiliz.Regrettably, we aren't familiar with the rest of her works.
Dan, Linda'ya aşık olduğunu anladı.Dan realized he was in love with Linda.
Linda Dan'ı onunla evlenmeye zorlamak için asılsız gebelik iddialarında bulundu.Linda made false claims of pregnancy to force Dan to marry her.
Dan silahlarla aşina değildi.Dan wasn't familiar with weapons.
Dan asistanları yorumlarıyla güldürdü.Dan made the assistants laugh with his comments.
O asil bir aileye doğdu.He was born to a noble family.
Ben takvimi duvara asıyorum.I'm hanging the calendar on the wall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod