Sınıftaki her kız Tom'a aşıktı.Every girl in the class had a crush on Tom.
Ben bir nevi Tom'a aşık oldum.I sort of had a crush on Tom.
Mary Tom'a aşık ama o, onunla konuşmak için çok utangaç.Mary has a huge crush on Tom, but she's too shy to talk to him.
Jakob aşık gibi görünüyor.It seems like Jakob is in love.
O tamamen ona aşık.She's totally in love with him.
Onu seven bir adama aşık oldu.She's in love with a man who loves her.
Senin laboratuvar asistanın değilim.I'm not your lab assistant.
Herkes hayatları boyunca en az bir kere aşık olur.Everybody falls in love at least once in their lives.
Adını öğrenmeden ve yüzünü görmeden önceleri de sana âşıktım.Twice and thrice had I loved thee before I knew thy face or name.
Aşık olma hakkında ilk anınız nedir?What's your first memory of falling in love?
Bu biraz aşırı.That's a bit extreme.
Aileden hiçbiri difteriye karşı aşılanmadı.None of the family had been inoculated against diphtheria.
Onların üçü de aynı kıza aşıktı.All three of them were in love with the same girl.
Jean Reno'ya aşık oldum.I fell in love with Jean Reno.
Ne zamandır ona âşıksın?How long have you been in love with her?
Ne kadar süredir ona aşıksın?How long have you been in love with him?
Bir zamanlar Tom'a aşıktım.I was in love with Tom once.
Tom birinci sınıftan beri Mary'ye aşık.Tom has been in love with Mary since the first grade.
Aşık olmaya hiç bu kadar yakın olduğumu sanmıyorum.I don't think I've ever been this close to falling in love.
Aslında hiç aşık olmadım.I've never actually been in love.
Tom ona aşık olduğumu düşünüyor.Tom thinks that I'm in love with him.
Mary ona aşık olduğumu sanıyor.Mary thinks I'm in love with her.
Tom aşırı kısa boylu.Tom is awfully short.
Tom Mary'ye aşık olduğumu düşünüyor.Tom thinks I'm in love with Mary.
Asıl amaç buysa bilmem tabii.If that is the real aim, naturally I would not know about that.
Belki aşıksın.Maybe you're in love.
Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.A round light is hanging from the middle of the ceiling.
Bana ne zaman aşık oldun?When did you fall in love with me?
Mary çok zengin bir adama aşık oldu.Mary fell in love with a very wealthy man.
Brezilya'ya aşık olacaksın.You're going to fall in love with Brazil.
Tom ve Mary aşıklar mı?Are Tom and Mary lovers?
Sana aşık olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help falling in love with you.
Bu söylenti tamamen asılsız.This rumor is completely unfounded.
Tom aşırı dramatik olma eğilimindedir.Tom tends to be overdramatic.
Aşırı bir başağrım vardı.I had a splitting headache.
Herhangi bir kadını kendime aşık edebilirim.I can make any woman fall in love with me.
Aşık olmak iyidir.It's good to be in love.
Ben kesinlikle aşık oluyorum.I'm definitely falling in love.
Tom, bu resim için oldukça aşırı bir fiyat ödemeyi kabul etti.Tom has agreed to pay a rather steep price for that painting.
Belki Tom'a aşığım.Maybe I'm in love with Tom.
Tom'un bunun asıl sebebini bulabileceğinden eminim.I'm sure Tom will be able to get to the bottom of it.
Tetanos aşısı olduğuma eminim.I'm pretty sure I had a tetanus shot.
Tom Mary'ye derinden aşık oldu.Tom was deeply in love with Mary.
Tom, Mary'ye umutsuzca aşık.Tom is hopelessly in love with Mary.
Aşınız var mı?Do you have the vaccine?
Ben böyle şeylere aşinayım.I'm familiar with such things.
Tom Mary'ye sırılsıklam aşık oldu.Tom fell head over heels in love with Mary.
Bu aşı maddesi ne için?What's this vaccine for?
Gerçekten aşıksanız, su pahalı şarap gibi tad verir.If you're really in love, water tastes like expensive wine.
O aşırıydı.It was excessive.
Kibarlığın aşırıya kaçması can sıkıcı.Excess of politeness is annoying.
Bu hafta aşırı derecede sıcaktı.It's been unusually warm this week.
Tom'a hâlâ aşık olduğunu düşünüyorum.I think you're still in love with Tom.
Tom Mary'nin John'a aşık olacağını hiç beklemiyordu.Tom never expected that Mary would fall in love with John.
Bugün aşırı derecede sıcak.It's unusually warm today.
Tom gerçekten Mary'ye aşık değildi.Tom wasn't really in love with Mary.
Gün gibi aşikâr.It's as clear as day.
O güzel bir kıza aşık oldu.He fell in love with a pretty girl.
Tom tatlı bir kıza aşık oldu.Tom fell in love with a pretty girl.
Aşık olalım.Let's fall in love.