HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.واحدة من الملايين اليتامى بسبب " الايدز وفيروس نقص المناعة المكتسبة "
HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.孤児を代表していると言えるからです。 アブリルの母親は
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.AIDS(후천성면역결핍증), 가난과 전쟁에 대한 것이죠.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HIV a AIDS, chudobe alebo vojne.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HIV & AIDS nghèo nàn hoặc chiến tranh
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HIV e AIDS, povertà o guerre.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HIV i AIDS, ubóstwie albo wojnach.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HIV și SIDA, sărăcie sau război.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HIV und AIDS, Armut oder Krieg.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.VIH e SIDA, pobreza ou guerra.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.VIH y SIDA, pobreza o de la guerra.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.ВИЧ и СПИДом, бедностью или войной.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.ХИВ и СПИН, бедност или война.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.רוב הסיפורים באפריקה בימים אלה, מדברים על רעב,
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.فيروس نقص المناعة المكتسبة والإيدز، الفقر أو الحرب.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.貧困や戦争のことばかりです でも私がこれから話したいのは
İki kesimdeki Amerikanlar da AIDS ve küresel yoksulluğa önem veriyorlar ve bir çok insanlık sorunundaAmerykanie po obu stronach przejmują się globalnym ubóstwem, AIDS oraz sprawami humanitarnymi.
İki kesimdeki Amerikanlar da AIDS ve küresel yoksulluğa önem veriyorlar ve bir çok insanlık sorununda양쪽 미국인들 모두는 세계의 빈곤과 에이즈에 그리고 많은 인도주의 문제에 관심을 갖습니다.
İki kesimdeki Amerikanlar da AIDS ve küresel yoksulluğa önem veriyorlar ve bir çok insanlık sorunundaועד להרבה ארגונים מקומיים, כמו "אל כיכר הכפר", בטלהסי שבפלורידה, שמנסה לקרב בין מנהיגי מדינות כדי להקל
İki kesimdeki Amerikanlar da AIDS ve küresel yoksulluğa önem veriyorlar ve bir çok insanlık sorunundaاميركا من الطرفين تهتم بالفقر و الايدز و الكثير من المشاكل الانسانية
İki kesimdeki Amerikanlar da AIDS ve küresel yoksulluğa önem veriyorlar ve bir çok insanlık sorununda重大な問題として認識しています リベラル派と福音派は本来味方同士なのです
İlk 18 aylık süreçte şunlar yaşandı: AIDS tedavisi gören insan sayısını sıfırdan yaklaşık 2000'e yükselttik.Za prvních osmnáct měsíců se stalo následující: počet lidí podstupujících léčbu AIDS vzrostl z nuly na 2000.
İlk 18 aylık süreçte şunlar yaşandı: AIDS tedavisi gören insan sayısını sıfırdan yaklaşık 2000'e yükselttik.Μέσα στους πρώτους 18 μήνες, κατορθώσαμε να παρέχουμε θεραπεία σε 2000 ανθρώπους για AIDS.
İlk 18 aylık süreçte şunlar yaşandı: AIDS tedavisi gören insan sayısını sıfırdan yaklaşık 2000'e yükselttik.Ось що відбулося за 18 місяців: число пацієнтів, які отримують лікування від СНІДу виросло від 0 до 2000 осіб.
İlk 18 aylık süreçte şunlar yaşandı: AIDS tedavisi gören insan sayısını sıfırdan yaklaşık 2000'e yükselttik.През първите 18 месеца се случиха следните неща: стигнахме от 0 до около 2000 души, лекувани от СПИН.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.처음으로 우리는 에이즈 백신이 인간에 효과를 나타내는 것을 봤습니다. 조금일지라도 말입니다.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Pentru prima dată, am văzut un vaccin anti-Sida eficace, deși, destul de modest.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Per la prima volta abbiamo visto un vaccino per l'Aids funzionare sull'uomo anche se a livelli modesti.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Po raz pierwszy w historii ujrzeliśmy skuteczną szczepionkę na AIDS, ale w mało huczny sposób.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Por primera vez, vimos una vacuna contra el SIDA que, si bien modestamente, funcionaba en las personas.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Prvič v zgodovini so pokazali, da cepivo proti AIDS-u deluje tudi pri človeku, četudi bolj slabo.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Voor de eerste keer zagen we een AIDS-vaccin aan het werk in mensen al was het nog op een bescheiden schaal.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Zum ersten Mal sahen wir, dass ein AIDS-Impfstoff in Menschen funktionierte, wenn auch nur mäßig.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Για πρώτη φορά είδαμε σε ανθρώπους ένα αποτελεσματικό εμβόλιο κατά του AIDS, αν και μέτριας δραστικότητας.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Впервые мы увидели работающую вакцину против СПИДа у людей, хотя и слабо работающую.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.Вперше ми побачили працюючу вакцину проти СНІДу у людей, хоча і слабо працюючу.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.За пръв път видяхме ваксина за СПИН да действа при хората, макар и доста скромно.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.לראשונה, ראינו חיסון איידס משפיע על בני-אדם, אף על-פי שההשפעה היתה די מוגבלת.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.لأول مرة , ظهر تأثير لقاح الإيدز فعالا في الإنسان, ولو بشكل متواضع.
İlk defa AIDS aşısının insanlarda işe yaradığını gözlemledik, oldukça mütevaziydi ama olsun.残念ながら 効き目は弱いのですが このワクチンが作られたのは
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.A auto-organização é o motivo por que o vírus da SIDA se propaga tão depressa.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.자기반복성은 AIDS 바이러스가 급격히 확산되는 원인이고,
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Auto-organizarea este motivul pentru care virusul HIV se răspândeşte atât de repede.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Az önszerveződés az oka annak is, hogy az AIDS vírusa olyan gyorsan terjed.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.La auto-organización es la razón por la cual el SIDA se esparce tan rápido.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.L'auto-organisation est la raison pour laquelle le virus du SIDA se propage si rapidement.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Selbstorganisation ist der Grund, warum sich das AIDS-Virus so schnell ausbreitet.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Selvorganisering er grunden til at aidsvirusset spreder sig så hurtigt.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.To samoorganizacja jest powodem szybkości rozprzestrzeniania się AIDS.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Zelforganisatie verklaart waarom AIDS zich zo snel verspreidt.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Η αυτό-οργάνωση είναι που ο ιός του AIDS διαδίδεται τόσο γρήγορα.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Самоорганизация - причина столько скорого распространения ВИЧ.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Самоорганизацията е причината, поради която вирусът на СПИН се разпространява толкова бързо.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.ארגון-עצמי הוא הסיבה לכך שהאיידס מתפשט במהירות כה רבה.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.التنظيم الذاتي هو السبب في أن فيروس الايدز ينتشر بسرعة كبيرة.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.自己組織化的な資本主義が破壊的な影響を もたらすと思わない方は
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi. AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Auzise că SIDA era letală și nu se oferea niciun tratament.
Kendisine bunun çaresinin olmadığı söylendi. AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.Povedali mu, že liečba neexistuje, že AIDS je smrteľné ochorenie a liečba nie je dostupná.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Er hat nie jemandem erzählt, dass er AIDS hat, weil er so große Angst vor der Stigmatisierung hatte.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Hij vertelde niemand dat hij aids had, zijn angst voor stigmatisering was groot.