Toplam AİDS vakası 1,155,792 olduğu tahmin edilmektedir.A home record attendance of 1,527 was announced.
O, halkın AIDS'e bakışını değiştirmeye yardım etti.He has criticized the government over its treatment of people with AIDS.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.I began documenting the close connection between HlV/AlDS and tuberculosis.
AIDS, zatürre -- buradan sadece isimleri söylememle ne kadar heyecanlandığınızı görebiliyorum.AlDS, pneumonia -- I can just see you're getting excited, just at the very name of these things.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.We can beat extreme poverty, starvation, AlDS.
Dunyanin bu kisminda sitma ve AIDS bir cok insani olduruyor.Malaria, HlV/AlDS are killing a lot of people in these regions of the world.
Yani bir AIDS kliniği değil.So it's not an AlDS clinic.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.AlDS, he heard, was lethal, and treatment was not offered.
AIDS kronik bir hastalık haline gelmişti.AlDS had become a chronic disease.
AIDS ise iki.AlDS is a two.
Bugün size Sahraaltı Afrika'da AIDS'ten bahsetmek istiyorum.So I want to talk to you today about AlDS in sub-Saharan Africa.
AIDS'in öncelikle bir politika meselesi olduğunu düşünüyoruz.So we think, first and foremost, AlDS is a policy issue.
AIDS cinsel yolla bulaşan ve öldüren bir enfeksiyon.So AlDS is a sexually transmitted infection, and it kills you.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.So this means that in a place with a lot of AlDS, there's a really significant cost of sex.
AIDS de böyle bir şey.AlDS is the same kind of thing.
AIDS' ten korunmak maliyetli.It's costly to avoid AlDS.
Burada öğrendiğimiz bir başka şey, AIDS sorunu kendi kendine çözülmeyecek.So the other thing that I think we learn here is that AlDS is not going to fix itself.
Bunu yaparken AIDS'in kendine özgü yanları olmasından yararlanıyoruz.To do this, we're going to have to rely on the fact that AlDS is a very specific kind of disease.
Botsvana AIDS'in çok olduğu bir yer,Botswana is a place with a lot of AlDS,
Mısır pek fazla AIDS olmayan bir yer.Egypt is a place without a lot of AlDS.
AIDS bir problem değil anlamına gelmez.It doesn't mean that AlDS isn't a problem.
Daha çok ihracat, daha çok AIDS demek.More exports means more AlDS.
Çünkü Uganda'da 1990'larda AIDS görülme sıklığında bir düşüş olduğu doğru.Because it is true that there was a decline in prevalence in Uganda in the 1990s.
AIDS ilaçlarıyla hayata geçirdiğimiz proje bunun bir örneği olmuştur.You saw one reference to that in what we were able to do with AlDS drugs.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.And not a single soul in this area was being treated for AlDS or tuberculosis.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.My father, who I've been talking about, died of AlDS in 1999.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.He never told anyone that he had AlDS, his fear of the stigma was so strong.
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.A cousin of mine died of AlDS, left an orphan, so we said, well, what are we going to do with her?
AIDS'e sebep olan bu virüs bilim adamlarının şimdiye dek karşılaştıkları en düzenbaz patojen.The virus that causes AlDS is the trickiest pathogen scientists have ever confronted.
AIDS de aynı şekilde senede 2 milyon kişiyi öldürmemeli.No longer does AlDS need to kill two million a year.
Ve her şeye bakmamız gerekiyor: Daha fazla AIDS vakası, grip vb.And we've looked at everything: more AlDS cases, flu, etc.
AIDS problemleri var.They have an AlDS problem.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Half the children in this classroom have no parents because they've died through AlDS.
Diğer yarısının ise sadece annesi veya babası var, çünkü diğerini AIDS sebebiyle kaybetmiş.The other half have one parent because the other parent has died through AlDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.He'd spent three years in Nairobi living on the streets because his parents had died of AlDS.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Self-organization is why the AlDS virus is spreading so fast.
Bu ülkelerdeki AIDS.This is HlV in the countries.
Baloncukların büyüklüğü ne kadar AIDS hastası olduğunu temsil ediyor.The size of the bubbles is how many are HlV affected.
Oldukça yüksek bir gelire sahip olmak yerine oldukça yüksek sayıda AIDS hastası var.And in spite of them having quite a high income, they have a huge number of HlV infected.
Afrika'da AIDS salgını diye bir şey yok.There is no such thing as an HlV epidemic in Africa.
Doğar doğmaz başkasına verildin Senin tüm kazancından fazlasını Aids araştırmasına bağışladımOn t'a abandonné à la naissance je donne ton salaire net à la Recherche contre le SlDA
AIDS, Iran-Contra Skandalı, Challenger faciası, Çernobil olayı.AlDS, Iran-Contra, the Challenger disaster, Chernobyl.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HlV, malaria, poverty, not going to school.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.OK, I know it's not AlDS, I know it's not malaria, but we still need this stuff.
AIDS araştırmasında yer aldıklarını biliyorlardı.They knew they were working on AlDS research.
AIDS ve HIV nedeni ile olan ölümlere artık eşit.And in Africa, cardiovascular disease equals the HlV and AlDS deaths in most countries.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması.The main problem we have here, it's kind of like AlDS.
AIDS 1981 yılında keşfedildi, virus 1983'deAlDS was discovered 1981; the virus, 1983.
Ve enfekte insanlar tedavi edilirse, AIDS'den ölmüyorlar.And if people who are infected are treated, they don't die of AlDS.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.He became the chairman of the National AlDS Committee and increased the budget fifty-fold.
Sonra, üniversiteden başlayarak tüm okullarda AIDS eğitimi vermeye koyulduk.And then AlDS education in all schools, starting from university.
Ve bunu yapmak için HIV virüsü (AIDS) kullanıyoruz.- And we actually use the HlV virus to do that.
Bu, HIV/AIDS, sıtma ve tüberküloz hepsinin birlikte olduğundan daha fazla.This is more than HlV/AlDS, malaria and tuberculosis combined.
HIV/AIDS'in ilk ilacı aslında HIV/AIDS için geliştirilmemişti.The first drug for HlV/AlDS was not developed for HlV/AlDS.
AIDS, hepatit, sıtma tüberküloz, ve diğerleriAlDS, hepatitis, malaria,
Aile planlaması ve HIV/AIDS hakkında bilgi sağlanması.We provide information about family planning and about HlV/AlDS.
Ama-ah, ayrıca HIV/AIDS üzerinde de çalışıyorlar.But -- oh, they're also working on HlV/AlDS.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HlV and AlDS, poverty or war.
Yine çok önemli -- bu parayı AIDS ve HIV eğitimine yatırıyoruz.Very important as well -- we invest this money in AlDS and HlV education.
Eğer AIDS'den ölen arkadaşlarınız olmuşsa, HIV'den nefret edersiniz.If you've had a friend who's died of AlDS, then you hate HlV.