Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Chociaż teraz nie spada. Bo tam, dzięki amerykańskiemu programowi PEPFAR uruchomiono leczenie.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Dar nu dispare. Pentru că aici, cu ajutor de la PEPFAR se lucrează la tratare.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.De nem zuhan. Mert a PEPFAR segítségével a betegeket gyógyítják, és nem halnak meg.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Está a descer, mas agora não tanto.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Ici, avec l'aide du PEPFAR, ils ont des traitements efficaces.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Maar nu gaat het niet naar beneden. Omdat daar, met de hulp van PEPFAR, ze aan de slag gaan met behandelingen.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Ma non sta crollando. Perché qui, grazie al PEPFAR le persone vengono curate.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.하지만 더이상 감소하지 않고 있습니다. 왜냐하면 PEPFAR(The President s Emergency Plan for AIDS Relief)의 도움으로
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.PEPFAR(米国大統領エイズ救済緊急計画)による 治療が効果を上げたのです それで人が死ななくなりました
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Tapi sekarang ini tidak turun. Karena di sana, dengan bantuan dari PEPFAR perawatannya berhasil.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Αλλά τώρα δεν πέφτει. Διότι εκεί, με τη βοήθεια του προγράμματος PEPFAR εργάζονται για τη θεραπεία.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Но сега не спада. Защото там, с помоща от PEPFAR работи с лекуване.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.Но сегодня он не падает стремительно. Потому что там, при помощи программы PERFAR, они занимаются лечением.
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.אבל עכשיו הירידה נפסקה. מכיוון שבעזרת העזרה של PEPFAR
Ama şimdi düşmüyor, çünkü PEPFAR'ın (Başkanın AIDS için acil durum planı) ile tedavi ile çalışıyor.ولكن الأن لم يعد يتراجع لأنه, وبمساعدة PEPFAR
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.우리는 극도의 가난, 굶주림, AIDS를 퇴치할 수 있습니다.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz. Fakat sizin yardımınıza ihtiyacımız var.We kunnen extreme armoede, hongersnood en aids verslaan, maar we hebben jullie hulp nodig.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Me voimme voittaa köyhyyden, nälänhädän ja AIDSin.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Możemy pokonać skrajne ubóstwo, głód, AIDS.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Nous pouvons combattre la pauvreté, la famine, le Sida.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Podemos acabar com a pobreza extrema, a fome, a SIDA.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Podemos derrotar a la pobreza extrema, al hambre, al SIDA.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Possiamo sconfiggere la povertà estrema, la fame, l'AIDS.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Putem învinge sărăcia extremă, foametea, SIDA.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Wir können extreme Armut, Hunger und AIDS besiegen.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Μπορούμε να νικήσουμε την ακραία φτώχεια, την πείνα το ΕΪΤΖ.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Можем да победим крайната бедност, глада, СПИН.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.Мы можем победить крайнюю нищету, голод, СПИД.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.אנו יכולים לנצח עוני קיצוני, רעב, איידס.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.نحن نستطيع قهر شّدة الفقر، المجاعات، الايدز.
Aşırı fakirliği, açlığı ve AIDS'i yenebiliriz.だから助けが必要なの
Avelile'in annesinde HIV virüsü vardı. O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.A mãe de Avelile tinha o vírus VIH - ela morreu de uma doença relacionada com a SIDA.
Avelile'in annesinde HIV virüsü vardı. O AIDS alakalı bir hastalıktan öldü.La mamma di Avelile aveva il virsu dell'HIV, ed è morta di malattie legate all'AIDS.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.이 지역 주민중 단 한명도 결핵이나 AIDS 치료를 받고있지 안았습니다.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.En helemaal niemand in dit gebied werd behandeld voor aids of tbc.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.E non una sola anima in quest'area era in cura contro l'AIDS o la tubercolosi.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Et pas une seule personne dans cette zone ne suivait de traitement pour le SIDA ni pour la tuberculose.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Şi nici măcar un om din acestă zonă nu era tratat pentru SIDA sau tuberculoză.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Tidak ada seorang pun di daerah ini yang diobati karena AIDS atau tuberkolosis.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Und keine Menschenseele in diesem Gebiet wurde wegen AIDS oder Tuberkulosis behandelt.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Và không có một ai ở khu vực này được chữa bệnh AIDS hay lao phổi trước khi chúng tôi đến.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.V celé oblasti nebyl ani jeden člověk trpící AIDS či tuberkulózou, který by podstupoval léčbu.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Y ni una sola persona era tratada en esta zona por SIDA o tuberculosis.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Żaden pacjent w tym regionie cierpiący na gruźlicę bądź AIDS, nie był poddawany leczeniu.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Και σε κανείς δεν λάμβανε θεραπεία για το AIDS και τη φυματίωση.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Жодна людина в цьому районі не отримувала лікування від СНІДу чи туберкульозу.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.И нито един човек в този район не беше подложен на лечение от СПИН или туберкулоза.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.Ни один человек в этом районе не получал лечения от СПИДа или туберкулёза.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.ואפילו לא אדם אחד באזור קיבל טיפולים לאיידס או שחפת.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.ولا توجد ولا روح واحدة في المنطقة تم علاجها من الإيدز أو السُل.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.最初の1年半の成果をお話しします
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.제 아버지는 1999년에 에이즈로 돌아가셨습니다.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Bố tôi, người mà tôi đã nhắc tới, chết vì AIDS năm 1999.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Mein Vater, über den ich schon gesprochen habe, ist 1999 an AIDS gestorben.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Mijn vader is in 1999 gestorven aan aids.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Mio padre, di cui vi ho già parlato, è morto di AIDS nel 1999.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Mi padre, de quien he estado hablando, murió de SIDA en 1999.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Mój ojciec zmarł na AIDS w 1999 roku.
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Mon père, dont j'ai parlé précédemment, est mort du SIDA en 1999
Bahsettiğim babam, 1999'da AIDS'ten öldü.Tatăl meu, despre care am vorbit, a murit de SIDA în 1999.