Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Glattere end Smør er hans Mund, men Hjertet vil Krig, blødere end Olie hans Ord, skønt dragne Sværd.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Han* legger hånd på dem som har fred med ham, han vanhelliger sin pakt. / {* SLM 55, 13. 14.}
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Kezeit felemelte a vele békességben lévõkre; megszegte az õ szövetségét.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.그 입은 우유기름보다 미끄러워도 그 마음은 전쟁이요 그 말은 기름보다 유하여도 실상은 뽑힌 칼이로다
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Ognuno ha steso la mano contro i suoi amici, ha violato la sua alleanza
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Tuo mies käy käsiksi niihin, jotka hänen kanssaan rauhassa elävät, hän rikkoo liittonsa.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vystrel svoje ruky na tých, ktorí s ním žili v pokoji; zrušil svoju smluvu.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vztáhl ruce své na ty, kteříž s ním pokoj měli, a zrušil smlouvu svou.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Wyciągnął ręce swoje na tych, którzy z nim mieli pokój, wzruszył przymierze swoje.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.חלקו מחמאת פיו וקרב לבו רכו דבריו משמן והמה פתחות׃
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.أنعم من الزبدة فمه وقلبه قتال. ألين من الزيت كلماته وهي سيوف مسلولة
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口 如 奶 油 光 滑 、 他 的 心 卻 懷 著 爭 戰 。 他 的 話 比 油 柔 和 、 其 實 是 拔 出 來 的 刀
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口如 奶油 光滑 、 他 的 心卻懷 著 爭戰 。 他 的 話比油 柔和 、 其實 是 拔出來 的 刀
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Apre la bocca con saggezza e sulla sua lingua c'è dottrina di bontà
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Az õ száját bölcsen nyitja meg, és kedves tanítás van nyelvén.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Dengan lemah lembut ia berbicara; kata-katanya bijaksana
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Ea deschide gura cu înţelepciune, şi învăţături plăcute îi sînt pe limbă.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Elle ouvre la bouche avec sagesse, Et des instructions aimables sont sur sa langue.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Hun åbner Munden med Visdom, med mild Vejledning på Tungen.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Hun oplater sin munn med visdom, og kjærlig formaning er på hennes tunge.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.입을 열어 지혜를 베풀며 그 혀로 인애의 법을 말하며
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Mądrze otwiera usta swe, a nauka miłosierdzia jest na języku jej.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Nàng mở miệng ra cách khôn ngoan, Phép tắc nhơn từ ở nơi lưỡi nàng.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Nàng mở_miệng ra cách khôn_ngoan , Phép_tắc nhơn từ ở nơi lưỡi nàng .
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Pê. Abre a sua boca com sabedoria, e o ensino da benevolência está na sua língua.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Sie tut ihren Mund auf mit Weisheit, und auf ihrer Zunge ist holdselige Lehre.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Sin mun upplåter hon med vishet, och har vänlig förmaning på sin tunga.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Su boca abre con sabiduría, y la ley de la misericordia está en su lengua
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Suunsa hän avaa viisauden sanoihin, hänen kielellään on lempeä opetus.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Svoje ústa otvára v múdrosti, a zákon milosti je na jej jazyku.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Uit haar woorden spreekt wijsheid en de wil om goed te doen.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Ústa svá otvírá k moudrosti, a naučení dobrotivosti v jazyku jejím.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Usta svoja odpira modro in ljubezni uk ji je na jeziku.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Ανοιγει το στομα αυτης εν σοφια και επι της γλωσσης αυτης ειναι νομος ευμενειας.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Отваря устата си с мъдрост, И законът на езика й е благ.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.Уста свои открывает с мудростью, и кроткое наставление на языке ее.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.פיה פתחה בחכמה ותורת חסד על לשונה׃
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.تفتح فمها بالحكمة وفي لسانها سنّة المعروف.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.他 開 口 就 發 智 慧 . 他 舌 上 有 仁 慈 的 法 則
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.他 開口 就 發 智慧 . 他 舌上 有 仁慈 的 法則
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.acechándole para cazar algo de su boca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.armando-lhe ciladas, a fim de o apanharem em alguma coisa que dissesse.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.a úkladnícky sa ho na všeličo vypytovať, aby ulovili niečo z jeho úst a obžalovali ho.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Czyhając nań i szukając, aby co uchwycili z ust jego, żeby go oskarżyli.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Dan sementara itu mereka memperhatikan Dia baik-baik untuk menangkap sesuatu yang salah yang diucapkan-Nya
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.de sökte nämligen efter tillfälle att kunna anklaga honom.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.for de lurte på ham for å lokke noget ut av hans munn.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.I-au întins astfel laţuri, ca să prindă vreo vorbă din gura Lui, pentru care să -L poată învinui.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.그 입에서 나오는 것을 잡고자 하여 목을 지키더라
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.lui tendant des pièges, pour surprendre quelque parole sortie de sa bouche.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ólálkodván õ utána, és igyekezvén valamit az õ szájából kikapni, hogy vádolhassák õt.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.prežeč nanj, da bi kaj ujeli iz ust njegovih.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.tendendogli insidie, per sorprenderlo in qualche parola uscita dalla sua stessa bocca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.thi de lurede på ham for at opfange noget af hans Mund, for at de kunde anklage ham.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ukládajíce o něm, a hledajíce popadnouti něco z úst jeho, aby jej obžalovali.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.väijyen, miten saisivat hänet hänen sanoistaan ansaan.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập mưu để bắt bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập_mưu để bắt_bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra .
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Van die tijd af begonnen ze Hem strikvragen te stellen om te proberen Hem op een of ander woord te vangen.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ενεδρευοντες αυτον και ζητουντες να αρπασωσι τι απο του στοματος αυτου, δια να κατηγορησωσιν αυτον.