Ağzından ateşler saçar.Îți arde sufletul cumva?
Ayrıca Galileo Papa'nın sözlerini Simplicio'nun ağzından yazarak onu sinirlendirmiştir.Lisäksi Galilei laittoi paavin sanat Simpliciuksen suuhun.
Jackson, "Whatever Happens"da üçüncü kişinin ağzından konuşmaktadır.Kappaleessa "Whatever Happens" Jackson laulaa kolmannessa persoonassa.
Stephenie Meyer, Bree Tanner'ın İkinci Hayatı adlı novellasını bu karakterin ağzından anlatmıştır.Stephenie Meyer kirjoitti Breen näkökulmasta erillisen novellin Bree Tannerin lyhyt elämä.
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Simson paljastaa vaimolleen Delilalle, että hänen voimiensa taika on hänen hiuksissaan.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.Kertoessaan valheen hänen nenänsä alkaa vuotaa verta.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Seuraavana aamuna Eric rehentelee ammuskelullaan.
Kendi ağzından yazılmış ve önceden hazırlanmış bir istifa mektubu kendisine verilerek imzalaması istendi.Dass var blevet lovet, at teksten til hans tale skulle ligge klar til ham ved ankomst.
Dört bölümden oluşan romanın her bir bölümü farklı bir roman kahramanının ağzından anlatılır.Fortælleren i hvert afsnit roterer mellem de tre brødre.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Dette gjorde at Claudius' egne tanker om sin politikk og sine motiver gikk tapt for historien.
Ağzından salyaları akar ve heyecanlandığında burnu akardı.Han siklet, og det rant av nesen hans når han var oppskjørtet.
Gücü, ağzından ses dalgaları çıkarmaktır.Det vil si at luften slippes ut gjennom munnen.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Darah seninya mengalir dari ibunya.
Ağzından alev çıkartabilir.İkisi hayvan olduğundan beri o, Hayalet Surat'ı kendine rakip görür.Sebagaimana semasa masih hidup, keduanya juga bekerja dengan rajin setelah menjadi hantu penjaga.
Bu canavar ağzından ateş saçan, aslan başlı, keçi gövdeli ve yılan kuyruklu bir yaratıktır.Loài vật này thở ra lửa, có đầu và thân của sư tử, đuôi là một con rắn.
Romanın üçüncü bölümü tekrar Clegg'in ağzından anlatılır.Tiểu thuyết quay trở lại lời kể của ông Lockwood.
Ayrıca Galileo Papa'nın sözlerini Simplicio'nun ağzından yazarak onu sinirlendirmiştir.Nguy hại hơn, Galileo đã đặt các lời lẽ của Giáo hoàng Urbanô VIII vào miệng Simplicio.
Erken şartlı tahliye karşılığında Valentin'in ağzından laf almakla görevlendirilmiştir.リスナーから送られてきた早口言葉にチャレンジするコーナー。
Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.^ これで他人の口を借りる形で言葉を発する。
Simgesi ağzından alev çıkan kurttur.口から炎を吐く鶏の妖怪。
Ağzından 250 kilometre içeriye kadar gemiler girebilir.河口から204km上流まで船の航行が可能である。
15 Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor.電光剣 第15話から登場した必殺武器。
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.目からビームを放ち、口から炎を吐く。
Bu konserde Simmons, ağzından ateş çıkarma numarası yaparken saçlarını yaktı.ステージでは最後にシモンズが口にエーテルを含み松明で火を吹く。
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.女性の血を見ると興奮する。
Ağzından ses dalgaları atar, konuşamaz.心の声で語り、声は出さない。
Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.但另有约定者,依其约定。
Sarhoşken ağzından bildiklerini kaçırmaktan korktuğundan içkiyi bırakacaktır.卷梅庵 天幻流當主,人稱「醉梅庵」。
Ertesi gün kilisede Albay Fitzwilliam, Darcy'nin Bingley'i Jane'den ayırdığını ağzından kaçırır.次日,菲茨威廉上校无意中让伊丽莎白得知,是达西令珍妮和彬格莱分隔两地。
Kitap, Momo (Muhammed'in kısaltılmışı) adında 10 yaşlarında bir çocuğun ağzından yazılmıştır.弘景自九岁开始读《礼记》《尚书》《易經》《论语》等儒家经典。
Bu rüyada ozanın ağzından ve burnundan köpük gelir, kan boşalır.以手扪床上,着手沾湿,嗅之血腥。
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.布施酥油燈,可得天眼。
Ağzından ateş saçar.能從嘴裡吐出火燄。
Bu konserde Simmons, ağzından ateş çıkarma numarası yaparken saçlarını yaktı.這場演唱會上,吉恩·西蒙斯在表演噴火時,意外將自己噴有髮膠的頭髮弄到著火。
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.수어드는 입에서 피를 뱉어내고는 말했다.
Bazen ağzından alevler saçar.가끔씩 불어를 구사하곤 한다.
Khimaira önü arslan arkası yılan, ortası keçi olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır.키마이라는 호머의 일리아스에서 앞은 사자 중간은 염소, 뒤는 뱀으로 이루어져있으며 입에서 불을 내뿜는다고 묘사된다.
Ağzından ateşler saçar.입에서 불을 뿜는다.
İngiliz Yazar Robert Graves'in Ben, Claudius adlı romanı Claudius'un ağzından Roma İmparatorluğu'nu anlatır.כך למשל, הסופר האנגלי, רוברט גרייבס, כתב את הספר אני, קלאודיוס כאילו נכתב על ידי הקיסר קלאודיוס.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.האישה עצמה נאמנת לומר שהדם בא ממכתה.
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.נעצבה אשתו, ומחתה דמעה מעיניה.
Bazen ağzından alevler saçar.Често от устата му излизали пламъци.
Kudsi hadis, İslâm Peygamberi'nin ağzından Allah'a atfen yapılan rivayetlerdir.Hadis-i kudsi: Oni hadisi koji imaju Allahova značenja ali Poslanikovim riječima.
Bunun yanında, ağzından çıkardığı ateş ile rakiplerini de yakabilmektedir.Njemu zahvaljuju na vatri koju je ukrao čuvarima i dao je njima, Wailakima.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Iz očiju joj počne teći krv.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Njegove je rezultate Klaudije Ptolemej uvrstio u svoja djela.
Ağzından ateş saçar.Oheň v ústach.
Bu konserde Simmons, ağzından ateş çıkarma numarası yaparken saçlarını yaktı.Na tomto koncerte sa stalo, že pri vydychovaní plameňov vzplanuli nalakované vlasy Geneho Simmonsa.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Eric Harris si strčil hlaveň svojej brokovnice do úst, ktorú následne stlačil.
Kendi kaleminden ve kendi ağzından anlatıyor.Vyjadruje to vo svojich myšlienkach, citoch a analyzuje svoje vnútro.
Eserinde imparatorun ağzından bir alıntı yoktur.Cesarski položaj v listini ni bil omenjen.
McEwan romanı üçüncü kişinin ağzından yazdı.Roman je napisan v tretji osebi.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Ribe vsesavajo s kisikom bogato vodo skozi usta in jo črpajo skozi škrge.
Mustafa Kemal'in Ağzından Vahdettin.Sukurtas remiantis Mustafos Kemalio Pašos kalba.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.“Jį palietus iš nosies pasipylė kraujas.
Bir papağanın ağzından birçok farklı yapıda çeşitli hikâyeler yer alır kitapta.Jo parašytose pasakose gausu paradoksų.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Nimelt, nendega kühveldab puuk omale verd suhu.
Şeytanlar kendilerini Emily'nin ağzından tanıtırlar.Eesti keelest tõlkinud Emilia Tavia.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Veepinnal keerab kalaan end selili ja asetab saagi nahavoltide vahele.
Roman onun ağzından anlatılır.Romaani aluseks on tema perekonnalugu.