‹‹O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.››الذي لم يفعل خطية ولا وجد في فمه مكر
‹‹O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.››他 並 沒 有 犯 罪 、 口 裡 也 沒 有 詭 詐
‹‹O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.››他 並沒 有 犯罪 、 口裡 也 沒有詭詐
Sanırım, Hamlet'in ağzından söylemişti bunları. " Olmak ya da olmamak".그는 ' 햄릿 ', 입에 넣어 같아요,
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.C'est la première fois que j'entends Seung Jo dire quelque chose comme ça.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Đây là lần đầu mình nghe Seung Jo nói như vậy.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Det är första gången jag hör Seung Jo säga nåt sånt.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.E' la prima volta che sento Seung Jo dire qualcosa del genere.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Es ist das erste Mal, dass ich Seung Jo so etwas sagen habe hören.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Este prima oara cand il aud pe Seung Jo spunand asa ceva.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Het is de eerste keer dat ik Seung Jo zoiets hoor zeggen zoals dat.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Ini pertama kalinya aku mendengar Seung Jo berkata seperti itu.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Prvič sem zaslišala kaj takega iz njegovih ust.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.To pierwszy raz, kiedy Seung Jo mówi coś takiego.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.Είναι η πρώτη φορά που άκουσα τον Σουνγκ Τζο να λέει κάτι τέτοιο.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.В первый раз я услышала, чтобы он говорил что-то в таком духе.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.זו הפעם הראשונה ששמעתי את סונג ג'ו אומר משהו כזה
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.وهذه هي المرة الأولى التي أسمع سونغ جو يقول شيئا من هذا القبيل.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.良かったじゃない
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Ako vôbec môžeš vysloviť slová "Nejdem tam"? a vieš vôbec aké sú vysoké školné poplatky?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Con còn nói được 3 chữ "tôi không đi" nữa không? Và con có biết tiền học bao nhiêu không?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?De ord, " Jeg vil ikke" kan de komme ud af din mund nu? og ved du hvor meget the tuition er?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Hogy jöhettek ki azok a szavak a szádon, hogy "nem megyek"? és tudod mennyibe kerül a tandíj?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Jak můžeš vůbec říct, že tam nepůjdeš? Víš ty kolik je školné?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Jak słowa takie jak "Nie idę" mogą Ci wogóle wyjść z ust? Czy ty wiesz ile kosztują czesne?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Kan orden "Jag går inte" ens komma ut din mun? Vet du ens hur mycket undervisningen kostar?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?너 이런데도 안간다는 말이 나와? 그리고 거기 등록금이 얼마인줄이나 알아?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Kuina voit sanoa ettet ole menossa? Tiedätkö kuinka suuri lukukausimaksu on?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Kun je de woorden 'Ik ga niet' nog wel uit je mond komen? en weet je wel hoe duur het schoolgeld is?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Lahko celo pomisliš na to da ne bi šla? In veš koliko stane šolnina?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Pot cuvintele "nu ma duc" sa iasa din gura ta? Si stii cat de mult costa ?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Μπορείς έστω και να ξεστομίσεις τις λεξεις "Δεν θα πάω"? και ξέρεις πόσο είναι τα δίδακτρα?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Даже, раз все они там такие крутые, ты не сможешь туда пойти? Знаешь, сколько стоит их обучение?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?Можеш да изречеш думи като "Няма да отида"? И знаеш ли колко струва обучението?
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?انتى! هل تستطيع كلمه"لن اذهب"ان تخرج حتى من فمك!؟؟ وايضاً هل تعلمين كم تكلفه الدراسه هناك؟
Şimdi de "Ben gitmiyorum." kelimeleri ağzından çıkabilecek mi? -ve sen eğitim ücreti ne kadar biliyor musun?学費いくらか知ってるの? それでも イヤ! お母さん
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Ano lubi mówić, jak się zmarłym zmarło, tym, którzy mu szepczą do ucha.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Ele gosta de dizer-vos como é que os mortos morreram, as pessoas com quem ele fala ao ouvido.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Er sagt ihnen gerne, wie die Toten gestorben sind, mit denen er so spricht, sehen sie.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Gli piace dirvi in che modo il defunto è defunto, è la gente che gli parla attraverso l'orecchio, vedete.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Han älskar att berätta hur de avlidna blivit avlidna, människorna han pratar med genom sitt öra, förstår ni.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Hän kertoo, miten kuollut kuoli -- ne ihmiset siis, joiden kanssa hän keskustelee korvansa välityksellä.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Hij vertelt je hoe de doden overleden zijn, de mensen waarmee hij praat via zijn oor, begrijpt u wel.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Îi place să vă spună cum au murit cei decedaţi, știți, oamenii cu care el vorbește prin urechea sa.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Řekne vám, jak ti zesnulí zesnuli, ti lidé, se kterými hovoří skrz své uši, abyste věděli.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Szereti megmondani hogyan hunytak el az elhunytak, az emberek, akikhez a fülén keresztül beszél.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Он любит рассказывать, как покойник стал покойником, те люди, с которыми он разговаривает через его ухо.
Size ölen kişinin nasıl öldüğünü anlatıyor. Kulağına fısıldayan insanların ağzından anlatıyor bunu.Той обича да казва как починалите са починали, онези, с които си говори на ухо, разбирате ли?
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.( 41 : 12 ) Hơi thở nó làm hừng cháy than , Một ngọn lửa ra từ miệng nó .
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.(41:12) Hơi thở nó làm hừng cháy than, Một ngọn lửa ra từ miệng nó.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.(41:12) Son souffle allume les charbons, Sa gueule lance la flamme.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.41:13 Sein Odem ist wie eine lichte Lohe, und aus seinem Munde gehen Flammen.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.(41:13) Дыхание его раскаляет угли, и из пасти его выходит пламя.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.Come stoppia stima una mazza e si fa beffe del vibrare dell'asta
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.그 숨이 능히 숯불을 피우니 불꽃이 그 입에서 나오며
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.Kyjak považuje za suché steblo; smeje sa šramotu kopije.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.Lehellete meggyujtja a holt szenet, és a szájából láng lövel elõ.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.Napasnya menyalakan bara; nyala api keluar dari mulutnya
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.O seu hálito faz incender os carvões, e da sua boca sai uma chama.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.På Bugen er der skarpe Rande, dens Spor i Dyndet er som Tærskeslædens;