Ana içeriğe geç
Sözlük

ağzından ile cümle

ağzından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrıya öfkeni gösteriyorsun, Ağzından böyle sözler dökülüyor?That you turn your spirit against God, and let such words go out of your mouth?
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Please receive instruction from his mouth, and lay up his words in your heart.
Bu sözleri kime söyledin? Senin ağzından konuşan ruh kimin?To whom have you uttered words? Whose spirit came forth from you?
Dinleyin, gürleyen sesini dinleyin, Ağzından çıkan sesi!Hear, oh, hear the noise of his voice, the sound that goes out of his mouth.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Out of his mouth go burning torches. Sparks of fire leap forth.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.His breath kindles coals. A flame goes forth from his mouth.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaYou have given him his heart's desire, and have not withheld the request of his lips. Selah.
Kurtar beni aslanın ağzından, Yaban öküzlerinin boynuzundan. Yanıt ver bana!Save me from the lion's mouth! Yes, from the horns of the wild oxen, you have answered me.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.By Yahweh's word, the heavens were made; all their army by the breath of his mouth.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.The words of his mouth are iniquity and deceit. He has ceased to be wise and to do good.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.The mouth of the righteous talks of wisdom. His tongue speaks justice.
Ağzından çıkan bütün hükümleri Dudaklarımla yineliyorum.With my lips, I have declared all the ordinances of your mouth.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.The law of your mouth is better to me than thousands of pieces of gold and silver.
Koru canımı sevgin uyarınca, Tutayım ağzından çıkan öğütleri.Preserve my life according to your loving kindness, so I will obey the statutes of your mouth.
Çünkü bilgeliğin kaynağı RABdir. Onun ağzından bilgi ve anlayış çıkar.For Yahweh gives wisdom. Out of his mouth comes knowledge and understanding.
Yalan çıkmasın ağzından, Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden.Put away from yourself a perverse mouth. Put corrupt lips far from you.
Doğru kişinin dudakları söylenecek sözü bilir, Kötünün ağzındansa sapık sözler çıkar.The lips of the righteous know what is acceptable, but the mouth of the wicked is perverse.
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.By the fruit of his lips, a man enjoys good things; but the unfaithful crave violence.
Bilgenin dili bilgiyi iyi kullanır, Akılsızın ağzındansa ahmaklık akar.The tongue of the wise commends knowledge, but the mouth of fools gush out folly.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.The words of a man's mouth are like deep waters. The fountain of wisdom is like a flowing brook.
Ağzından bilgelik akar, Dili iyilik öğütler.She opens her mouth with wisdom. Faithful instruction is on her tongue.
Bilgenin ağzından çıkan sözler benimsenir, Oysa akılsız kendi ağzıyla yıkımına yol açar.The words of a wise man's mouth are gracious; but a fool is swallowed by his own lips.
İyilikler gibi felaketler de Yüceler Yücesinin ağzından çıkmıyor mu?Doesn't evil and good come out of the mouth of the Most High?
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››They said, "Why do we need any more witness? For we ourselves have heard from his own mouth!"
‹‹O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.››who did not sin, "neither was deceit found in his mouth."
Şükretsin sana, ya RAB, yeryüzü krallarının tümü, Çünkü ağzından çıkan sözleri işittiler.All the kings of the earth shall praise thee, O LORD, when they hear the words of thy mouth.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Laying wait for him, and seeking to catch something out of his mouth, that they might accuse him.
Yanında gözetleyen tanıklar olmaksızın ağzından bir söz çıkmaz.There is not a word he utters but an observer is ready (to make note of it).
Beyninden ve ağzından bok akmaktadır.Nothing but shitty thinking and shit from his mouth.
İleşa'nın ağzı Pinega'nın ağzından 619 km. yukarıdadır.The mouth of the Ilesha is located 619 kilometers (385 mi) upstream from the mouth of the Pinega.
Adrian kendini ağzından vurarak intihar eder.Adrian commits suicide by shooting himself in the mouth.
Ağzından Concordia'ya kadar yaklaşık 300 km boyunca gezilebilir.It is navigable for about 300 km from its mouth to Concordia.
Bir isim bulmaya çalışırken, Cavalera Conspiracy'i ağzından kaçırdı ve Igor bundan hoşlandı.When trying to find a name, he "blurted out" Cavalera Conspiracy, and Igor liked it.
İkisi seks yaparken Lely'nin ağzından vurulduğunu ortaya çıkaran Klaasje ile tanışırlar.They meet with Klaasje, who reveals that Lely was shot in the mouth while the two were having sex.
Alıntılar üçüncü şahıs ağzından olmalı ve çalışmanıza gereğinden fazla vurgu yapmamalıdır.Citations should be in the third person and should not place undue emphasis on your work.
Amarna mektuplarından bazıları kraldın veya Alaşya'nın bakanlarının ağzından yazılmıştır.Some of the Amarna letters are from the king or the ministers of Alashiya.
Ağzından incilerin ve elmasların saçıldığını görülüyor.Es scheint mir, dass aus ihrem Mund Perlen und Diamanten hüpfen.
Bu konserde Simmons, ağzından ateş çıkarma numarası yaparken saçlarını yaktı.Bei diesem Konzert setzte Simmons bei einer Feuerspuckereinlage erstmals versehentlich seine Haare in Brand.
Ağzından ateş saçar, dişlerinden asit akıtır.Die Bezeichnung leitet sich vermutlich ab von die Zähne blecken, also jemandem die (blitzenden) Zähne zeigen.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Ed muss zunächst den Pfeil aus seiner Körperseite herausschneiden.
Bu oyunda yazar, Atinalıların yiğitliklerini, Perslerin ağzından övüp Perslerin yenilgisini tanrılara bağlar.Ihr seid zur Tribüne geworden, durch die die Atheisten öffentlich verkünden, dass sie Gott beseitigen.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.Allerdings: ich hafte nicht, wenn Sie am Ende Aus Mund und Nase bluten.
Ağzından çıkan her söz kanundur. b.)Er ging von dem zu gestaltenden Wort aus. (...)
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Delila fragte Samson also immer wieder nach dem Ursprung seiner großen Kraft.
Vittorio ağzından: Küçük bir çocukken korkunç bir rüya görmüştüm.Julius Weismann: So bin ich nur als Kind erwacht. op.
Dört bölümden oluşan romanın her bir bölümü farklı bir roman kahramanının ağzından anlatılır.Die vier Folgen basieren jeweils auf einem wichtigen Erzählstrang des Romans.
Tyrannosaurus rex'in o düşüncesi bile korkunç olan ağzından korkan diğer dinozorlar gibi değildi Triceratops.Das Gehirn des Tyrannosaurus rex sei nicht so ausgeprägt wie das eines Räubers gewesen.
Bunun yanında, ağzından çıkardığı ateş ile rakiplerini de yakabilmektedir.Dieser kann Feuer speien, was er etwa zum Bratapfelbraten nutzt.
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.Dennoch wirkt er in sich gekehrt, seine Augen werden von seiner Stirn verschattet.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.Des cris sont entendus alors que le sang sort de son nez et de sa bouche.
Şeytanlar kendilerini Emily'nin ağzından tanıtırlar.Celle-ci vocifère des insanités à la face d'Emily.
Dolayısıyla yazı dili bir merkez ağzından gelişmiştir denebilir.La plante peut ainsi causer un œdème de la langue.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Aussitôt le sang jaillit de sa bouche.
Ağzından değil, burnundan nefes al.No tienes que respirar por la boca, sino que por la nariz.
Romanın üçüncü bölümü tekrar Clegg'in ağzından anlatılır.La última parte de la novela vuelve a ser narrada por Clegg.
Zehir hemen ölümcül etkisini gösterdi ve Britannicus ağzından köpükler çıktığı halde yere düştü.El veneno fue fatal y Británico cayó al suelo soltando espuma por la boca.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Por ello, los motivos privados de Claudio sobre sus políticas y motivos se perdieron en la historia.
Roman onun ağzından anlatılır.Romance ilustrado de su historia.
Bazen ağzından alevler saçar.Suele escupir fuego por la boca.
Kendi kaleminden ve kendi ağzından anlatıyor.Su pluma y su palabra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod