Tom çok fazla konuştu ve sırrı ağzından kaçırdı.Tom talked too much and let the secret slip.
O kelime onun ağzından düştü.That word dropped from his mouth.
O sözcük onun ağzından kaçtı.That word dropped from his mouth.
Bu seninle benim aramda bir sır, bu yüzden ağzından kaçmasına izin verme.This is a secret just between you and me, so don't let it slip out.
O, sırrı ağzından kaçırdı.She let the secret out.
O, ağzından kaçırabilir.She may spill the beans.
Baklayı ağzından çıkarmanın tam zamanı.It is high time you spilled the beans.
Tom kancayı balığın ağzından çıkardı.Tom took the hook out of the fish's mouth.
Doğum gününü mü unuttun? Ağzından yel alsın.Forget your birthday? Perish the thought.
Ağzından sigarayı çıkarmadan nasıl konuşabildiğini bilmiyorum.I don't know how he can speak without taking the cigarette out of his mouth.
Ağzından yel alsın.Bite your tongue.
Bunun üzerine baklayı ağzından çıkardı.Thereupon he let the cat out of the bag.
Ağzından çıkanlara dikkat et, Tom.Watch your mouth, Tom.
Çıkar ağzından baklayı.Spit it out, Tom.
Tom yalan söyleyecekti ama baklayı ağzından kaçırmakla sonuçlandırdı.Tom was going to lie, but he ended up spilling the beans.
Ağzından çıkanlara dikkat et.Mind your language.
Olayı bir de senin ağzından dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Tom ağzından laf kaçırdı.Tom let the secret out.
Ağzından bir şey geliyor.Something's coming out of your mouth.
Ağzından yel alsın!Heaven forbid!
Tom'un ağzından birkaç Fransızca kelime döküldü.Tom let out a few words in French.
Senin ağzından nefes almayı dene.Try breathing through your mouth.
Olayları bir de senin ağzından duymak istiyorum.I want to hear your version of what happened.
Ağzından çıkanlara dikkat etmeni söyledim!I told you to watch your mouth!
Tom Mary'ye baklayı ağzından çıkardı.Tom spilled the beans to Mary.
Burnundan nefes al, ağzından değil.Breathe through your nose, not your mouth.
Leyla, Sami'yi yumuşakça ağzından öptü.Layla kissed Sami softly on the mouth.
Tom baklayı ağzından çıkardı.Tom spilled the beans.
Çok konuşup sırrı ağzından kaçırdı.He talked too much and let the secret slip.
Ağzından küfürlü laf çıkmadan konuşamıyor.He can't open his mouth without saying a swear-word.
Kitap, Momo (Muhammed'in kısaltılmışı) adında 10 yaşlarında bir çocuğun ağzından yazılmıştır.Those who have written a Ninth stood too close to the hereafter."
Kimse görmeden alıp banyoya götürür ve Seymour'un ağzından duyacağımız tek diyaloğu burada okuruz.He brings it in the bathroom and reads the only direct, unfiltered dialogue from Seymour.
Jackson, "Whatever Happens"da üçüncü kişinin ağzından konuşmaktadır.Jackson sings in a third person in "Whatever Happens".
Romanın üçüncü bölümü tekrar Clegg'in ağzından anlatılır.The third part of the novel is narrated by Clegg.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Thus Claudius' private words about his own policies and motives were lost to history.
Ağzından salyaları akar ve heyecanlandığında burnu akardı.He slobbered and his nose ran when he was excited.
Ağzından ateş saçar.Fulmina da la bocca.
Ağzından ateş saçar, dişlerinden asit akıtır.'Ay!' she cries, and her teeth cannot hold the quivering lips.
Bunun yanında, ağzından çıkardığı ateş ile rakiplerini de yakabilmektedir.He will burn in a Fire of flame And his wife – the carrier of firewood.
Hikâye üçüncü bir şahsın ağzından farklı karakterlerin bakış açısıyla anlatılır.The series is told in the third-person through the eyes of a number of point of view characters.
Eser, kahraman bakış açısı ile yazılmıştır (olaylar İsyan'ın ağzından anlatılır).A plaque with die Gelofte – the Vow – inscribed upon it.
Şarkı korkak ve paranoyak bir anlatıcının ağzından acemi bir banka soygununa değinir.The song's lyrics are about a bungled bank robbery as told by a fearful and paranoid perpetrator.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Kefauver: You have blood coming out of her mouth.
Bunların en büyüğü, Amazon Nehri'nin ağzından Atlas Okyanusu'na uzanmaktaydı.One of the largest of these runs from the mouth of the Amazon River into the Atlantic Ocean.
Ağzından çıkan her söz kanundur. b.)Diversified Signs Inscribed; B.)
Plastikten yapılma, motorla çalışan ve ağzından farklı renklerde toplar fırlatan bir oyuncaktır.The game features a plastic, motorized bucket which ejects differently-colored balls from its mouth.
McEwan romanı üçüncü kişinin ağzından yazdı.The prose of the novel is written in third person.
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.This shrimp is actually spewing light out of its mouth
Sonra Dada'ya dedi ki: " Dada, tüm o aç insanların ağzından yiyorum."'Dada, I am eating through all those mouths.'
Bu tarz cümlelerin senin ağzından döküleceğine asla inanmazdım...I didn't know these kind of words can come out of Baek Seung Jo's mouth.
Seung Jo'nun ağzından ilk defa böyle bir şey duydum.It's the first time I heard Seung Jo say something like that.
Ağzından tek bir güzel kelime duyamazsın.He doesn't say a single nice thing.
Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin?What are you talking about?
O ağzından alevler çıkan adam yerine, neredeyse ürkek diyeceğim, utangaç bir adamla karşılaşmıştım.I didn't see the fiery... fire-breather... I saw a very timid almost, shy man.
- KRAL ALFRED, AD İLE ağzından AŞAĞI ALINAN'S DİĞER VEYA DİĞER SÖZLÜ TEKNİK 890.--OTHER OR OTHER'S VERBAL NARRATlVE TAKEN DOWN FROM HlS MOUTH BY KlNG ALFRED, A.D. 890.
Ve birden kızlarımızın ağzından en inanılmaz şeyler dökülmeye başladı.And suddenly the most amazing things started coming out of our daughters' mouths.
Direk onun ağzından duymak istiyorum.From now on, I will hear it directly from my father.
Çıkar baklayı ağzından.Put it out.
Burnundan duman yükseldi, Ağzından kavurucu ateş Ve korlar fışkırdı.Smoke went up out of his nostrils. Fire out of his mouth devoured. Coals were kindled by it.
Yoksulu onların kılıç gibi ağzından Ve güçlünün elinden O kurtarır.But he saves from the sword of their mouth, even the needy from the hand of the mighty.