Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.여호와의 말씀으로 하늘이 지음이 되었으며 그 만상이 그 입기운으로 이루었도다
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Les cieux ont été faits par la parole de l`Éternel, Et toute leur armée par le souffle de sa bouche.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Pela palavra do Senhor foram feitos os céus, e todo o exército deles pelo sopro da sua boca.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Slovem Hospodinovým nebesa učiněna jsou, a duchem úst jeho všecko vojsko jejich.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Slovom Hospodinovým učinené sú nebesia a duchom jeho úst všetko ich vojsko.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Słowem Pańskiem są niebiosa uczynione, a Duchem ust jego wszystko wojsko ich.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.TUHAN memberi perintah, maka langit tercipta; matahari, bulan dan bintang dijadikan oleh sabda-Nya
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Ved HERRENs Ord blev Himlen skabt og al dens Hær ved hans Munds Ånde.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Z besedo GOSPODOVO so ustvarjena nebesa in z dihom ust njegovih vsa vojska nebeška.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Με τον λογον του Κυριου εγειναν οι ουρανοι, και δια της πνοης του στοματος αυτου πασα η στρατια αυτων.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.Чрез словото на Господа станаха небесата, И чрез дишането на устата Му цялото им множество.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.בדבר יהוה שמים נעשו וברוח פיו כל צבאם׃
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.بكلمة الرب صنعت السموات وبنسمة فيه كل جنودها.
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.諸 天 藉 耶 和 華 的 命 而 造 、 萬 象 藉 他 口 中 的 氣 而 成
Gökler RABbin sözüyle, Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.諸天 藉 耶和華 的 命 而 造 、 萬象 藉 他 口中 的 氣而成
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela(20:3) Ты дал ему, чего желало сердце его, и прошения уст его не отринул,
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela(21:3) Tu lui as donné ce que désirait son coeur, Et tu n`as pas refusé ce que demandaient ses lèvres. -Pause.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaChúa đã ban cho người điều lòng người ước ao, Không từ chối sự gì môi người cầu xin.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaChúa đã ban cho người điều lòng người ước_ao , Không từ_chối sự gì môi người cầu_xin .
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaConcedeste-lhe o desejo do seu coração, e não lhe negaste a petição dos seus lábios.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaDu gibst ihm seines Herzens Wunsch und weigerst nicht, was sein Mund bittet. (Sela.)
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaEngkau telah memenuhi keinginan hatinya, dan memberi apa yang dimintanya
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHERE, de koning verheugt zich over Uw macht. Met vreugde spreekt hij over het heil dat U geeft.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHerra, sinun voimastasi kuningas iloitsee; kuinka suuresti hän riemuitseekaan sinun avustasi!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHerre! Kongen gleder sig over din makt, og hvor høit han fryder sig ved din frelse!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHERRE, över din makt gläder sig konungen; huru fröjdas han icke högeligen över din seger!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHospodine, v síle tvé raduje se král, a v spasení tvém veselí se přenáramně.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHospodine, v tvojej sile sa raduje kráľ a jako veľmi plesá v tvojom spasení!
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaHvad hans Hjerte ønskede, gav du ham, du afslog ikke hans Læbers Bøn. - Sela.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaI-ai dat ce -i dorea inima, şi n'ai lăsat neîmplinit ce -i cereau buzele.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela그 마음의 소원을 주셨으며 그 입술의 구함을 거절치 아니하셨나이다 (셀라)
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaLe has concedido el deseo de su corazón, y no le has negado la petición de sus labios. (Selah
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaPanie! w mocy twojej raduje się król, a w zbawieniu twojem wielce się weseli.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaSignore, il re gioisce della tua potenza, quanto esulta per la tua salvezza
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaUram, a te erõsségedben örül a király, és a te segítségedben felette örvendez.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaŽeljo srca njegovega si mu dal in prošnje ustnic njegovih mu nisi odrekel. (Sela.)
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaИзпълнил си желанието на сърцето му, И от молбата на устните му не си го лишил. (Села).
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaתאות לבו נתתה לו וארשת שפתיו בל מנעת סלה׃
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSelaشهوة قلبه اعطيته وملتمس شفتيه لم تمنعه. سلاه.
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela他 心 裡 所 願 的 、 你 已 經 賜 給 他 . 他 嘴 唇 所 求 的 、 你 未 嘗 不 應 允 。 〔 細 拉
Gönlünün istediğini verdin, Ağzından çıkan dileği geri çevirmedin. _iSela他 心裡所願 的 、 你 已 經賜給 他 . 他 嘴唇 所 求 的 、 你 未嘗不應允 。 〔 細拉
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A od tego trojga pobita jest trzecia część ludzi od ognia i od dymu, i od siarki, które wychodziły z gąb ich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.A tímto trojím zmordována jest třetina lidu, totiž ohněm, a dýmem, a sirou, kteréž vycházely z úst jejich.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.이 세 재앙 곧 저희 입에서 나오는 불과 연기와 유황을 인하여 사람 삼분의 일이 죽임을 당하니라
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một phần ba loài người bị giết vì ba tai nạn đó, là lửa, khói, và diêm sanh ra từ miệng ngựa.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Một_phần_ba loài_người bị giết vì ba tai_nạn đó , là lửa , khói , và diêm sanh ra từ miệng ngựa .
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Od toho trojeho bola pobitá tretina ľudí, od ohňa, dymu a od síry, ktoré vychádzaly z ich úst.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.Te tri šibe so pomorile tretjino ljudi, ogenj in dim in žveplo, ki izhaja iz njih ust.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.А від тих трьох убита третя часть людей, від огня, і від диму, і від сїрки, виходячої з ротів їх.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.От этих трех язв, от огня, дыма и серы, выходящих изо рта их, умерла третья часть людей;
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.ותומת שלישית בני אדם בשלש האלה באש ובקיטור ובגפרית היצאות מפיהם׃
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.من هذه الثلاثة قتل ثلث الناس من النار والدخان والكبريت الخارجة من افواهها.
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.口 中 所 出 來 的 火 、 與 煙 、 並 硫 磺 、 這 三 樣 災 殺 了 人 的 三 分 之 一
İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.口中 所出 來 的 火 、 與煙 、 並 硫磺 、 這三樣災殺 了 人 的 三分之一
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.A férfi az õ szájának gyümölcsébõl él jóval; a hitetlenek lelke pedig bosszúságtétellel.
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.Af sin Munds Frugt nyder en Mand kun godt, til Vold står troløses Hu.
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.Av sin munns frukt nyter en mann godt, men de troløses hu står til vold.
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.Del fruto de su boca el hombre comerá el bien, pero el alma de los traicioneros hallará el mal
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.Del frutto della sua bocca l'uomo mangia ciò che è buono; l'appetito dei perfidi si soddisfa con i soprusi
İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, Ama hainlerin soluduğu zorbalıktır.Die Frucht des Mundes genießt man; aber die Verächter denken nur zu freveln.