ağzına ile cümle
ağzına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun adını agzına alma!Не смей говорить о нём!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!(123:6) Благословен Господь, Который не дал нас в добычу зубам их!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Áldott az Úr, a ki nem adott minket fogaik prédájául!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Bendito sea Jehovah, que no nos entregó como presa a los dientes de ellos
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Bendito seja o Senhor, que não nos entregou, como presa, aos dentes deles.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Béni soit l`Éternel, Qui ne nous a pas livrés en proie à leurs dents!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Binecuvîntat să fie Domnul, care nu ne -a dat pradă dinţilor lor!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Błogosławiony Pan, który nas nie podał na łup zębom ich.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Ðáng ngợi khen Ðức Giê-hô-va thay, Ngài không phó chúng ta làm mồi cho răng chúng nó!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Ðáng ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va thay , Ngài không phó chúng_ta làm mồi cho răng chúng_nó !
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Gelobet sei der HERR, daß er uns nicht gibt zum Raub in ihre Zähne!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Kiitetty olkoon Herra, joka ei antanut meitä heidän hammastensa raadeltaviksi.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!우리를 저희 이에 주어 씹히지 않게 하신 여호와를 찬송할지로다
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Lovad vare HERREN för att han ej gav oss till rov åt deras tänder!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Lovet være HERREN, som ej gav os hen, deres Tænder til Rov!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Lovet være Herren, som ikke gav oss til rov for deres tenner!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Maar prijs de HERE! Hij liet dat niet toe. Dank zij Hem kregen zij ons niet te pakken.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Mari kita bersyukur kepada TUHAN, sebab Ia tidak membiarkan kita dimusnahkan lawan
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Požehnaný Hospodin, kterýž nás nevydal v loupež zubům jejich.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Požehnaný Hospodin, ktorý nás nedal za korisť ich zubom.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Sia benedetto il Signore, che non ci ha lasciati, in preda ai loro denti
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Slavljen GOSPOD, ki nas ni izpostavil za plen njih zobem!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Ευλογητος Κυριος, οστις δεν παρεδωκεν ημας θηραμα εις τους οδοντας αυτων.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!Благословен да е Господ, Който не ни предаде в зъбите им като лов!
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!ברוך יהוה שלא נתננו טרף לשניהם׃
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!مبارك الرب الذي لم يسلمنا فريسة لاسنانهم.
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!耶 和 華 是 應 當 稱 頌 的 . 他 沒 有 把 我 們 當 野 食 交 給 他 們 吞 喫 。 〔 原 文 作 牙 齒
Övgüler olsun Bizi onların ağzına yem etmeyen RABbe!耶和華 是 應當稱頌 的 . 他 沒有把 我 們當 野食 交給 他 們吞喫 。 〔 原文 作 牙齒
Parmaklarını ağzına götürmüş.Изглежда пръстите й са в устата й.
Parmaklarını ağzına götürmüş.זה נראה כאילו היא מכניסה את האצבעות לפה.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.(140:7) Как будто землю рассекают и дробят нас; сыплются кости наши в челюсти преисподней.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Come si fende e si apre la terra, le loro ossa furono disperse alla bocca degli inferi
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Comme quand on laboure et qu`on fend la terre, Ainsi nos os sont dispersés à l`entrée du séjour des morts.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como cuando se ara y se rompe la tierra, así son esparcidos nuestros huesos en la boca del Seol
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Como quando alguém lavra e sulca a terra, são os nossos ossos espalhados � boca do Seol.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Cum se brăzdează şi se spintecă pămîntul, aşa ni se risipesc oasele la gura mormîntului.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài cốt chúng tôi bị rải rác nơi cửa âm phủ, Khác nào khi người ta cày ruộng và tách đất ra.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Hài_cốt chúng_tôi bị rải_rác nơi cửa âm_phủ , Khác_nào khi người_ta cày ruộng và tách đất ra .
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako gdyby kto rąbał i łupał drwa na ziemi, tak się rozlatują kości nasze aż do ust grobowych.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako když někdo roubá a štípá dříví na zemi, tak se rozletují kosti naše až k ústům hrobovým.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Jako keď niekto štiepe a kála drevo na zemi, tak sa rozmetávajú naše kosti až k čeľustiu hrobu.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Kakor bi kdo razsekal in razklal zemljo, so raztresene kosti naše do žrela groba.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.사람이 밭 갈아 흙을 부스러뜨림 같이 우리의 해골이 음부 문에 흩어졌도다
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Mint a ki a földet vágja és hányja, úgy szóratnak szét csontjaik a Seol torkában.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Niinkuin maa kynnetään ja kuokitaan, niin ovat meidän luumme hajotetut tuonelan kuilun suulle.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Såsom när man har plöjt och ristat upp jorden, så ligga våra ben kringströdda vid dödsrikets rand.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når en pløier og kløver jorden, således ligger våre ben spredt ved dødsrikets port.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Som når man pløjer Jorden i Furer, spredes vore Ben ved Dødsrigets Gab.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Tulang-tulang kita akan dihamburkan di tepi kuburan seperti sebuah batu dihancurkan ke tanah
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Unsere Gebeine sind zerstreut bis zur Hölle, wie wenn einer das Land pflügt und zerwühlt.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Τα οστα ημων διασκορπιζονται εν τω στοματι του ταφου, ως οταν τις κοπτη και σχιζη ξυλα επι την γην.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.Костите ни са разпръснати при устието на гроба, Както кога някой оре и цепи земята,
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.כמו פלח ובקע בארץ נפזרו עצמינו לפי שאול׃
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.كمن يفلح ويشق الارض تبددت عظامنا عند فم الهاوية.
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.我 們 的 骨 頭 、 散 在 墓 旁 、 好 像 人 耕 田 、 刨 地 的 土 塊
Sabanla sürülüp yarılmış toprak gibi, Saçılmış kemiklerimiz ölüler diyarının ağzına.我 們 的 骨頭 、 散 在 墓 旁 、 好像 人 耕田 、 刨地 的 土塊
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Ahoj," povedal Dr Kemp, dávať jeho pero do úst a znovu počúvať.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Ciao!" Ha detto il dottor Kemp, mettendo la penna in bocca di nuovo e di ascolto.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hallå!", Säger Dr Kemp, sätta pennan i munnen igen och lyssna.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hallo!", Sagte Dr. Kemp, legte seinen Stift in den Mund wieder und Hören.