ağzına ile cümle

ağzına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hallo!" Zei Dr Kemp, terwijl hij zijn pen in zijn mond weer en luisteren.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Halo!" Kata Dr Kemp, menempatkan pena ke dalam mulutnya lagi dan mendengarkan.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Halo!", Powiedział dr Kemp, położył pióro w ustach ponownie i słuchania.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hola!", Dijo el doctor Kemp, poniendo su pluma en la boca de nuevo y escuchar.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hullo!" Je povedal dr Kemp, s svojim pero v usta in spet poslušal.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hullo!"박사 켐프 다시 자신의 입속으로 자신의 펜을을 가하고, 듣기 말했다.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hullo!", Sanoo tohtori Kemp, pannen kynän suuhunsa jälleen ja kuuntelemalla.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hullo!" Tiến sĩ Kemp cho biết, đặt bút của mình vào miệng của mình lại và lắng nghe.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hullo!", Δήλωσε ο Δρ Kemp, βάζοντας την πένα του στο στόμα του και πάλι και να ακούτε.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Olá!", Disse o Dr. Kemp, colocando sua pena em sua boca novamente e ouvir.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Tiens!", A déclaré le Dr Kemp, mettant sa plume dans sa bouche et l'écoute.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Здравей!", Каза д-р Кемп, перото му в устата си отново и слушане.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Привет!", Сказал доктор Кемп, положив его пера в рот снова и прослушивания.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Привіт!", Сказав доктор Кемп, поклавши його пера в рот знову і прослуховування.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."أهلا وسهلا!" قال الدكتور كيمب ، وضع قلمه في فمه مرة أخرى والاستماع.
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."誰がゴボウでリボルバーをオフにlettingのか?現在ご覧ロバは何ですか?"
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Alle dine Fæstninger er Figener og tidligmoden Frugt; når de rystes, falder de den spisende i Munden.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.너의 모든 산성은 무화과나무의 처음 익은 열매가 흔들기만 하면 먹는 자의 입에 떨어짐과 같으리라
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Minden erõsséged olyan, mint a zsenge gyümölcsû fügefa; ha megrázatnak, az evõ szájába hullnak.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všecky tvé pevnosti jsou jako fíkové s ovocem ranním, jimž jakž se zatřese, prší do úst toho, kdož by jedl.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všetky tvoje hrady budú jako fíky so skorými fíkami; ak ich zatrasú, padnú do úst toho, kto ide jesť.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.כל מבצריך תאנים עם בכורים אם ינועו ונפלו על פי אוכל׃
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.جميع قلاعك اشجار تين بالبواكير اذا انهزّت تسقط في فم الآكل.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一 切 保 障 必 像 無 花 果 樹 上 初 熟 的 無 花 果 . 若 一 搖 撼 、 就 落 在 想 喫 之 人 的 口 中
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一切 保障 必 像 無花果 樹上 初 熟 的 無花果 . 若 一 搖撼 、 就 落在 想 喫 之 人 的 口中
Sis içeri giriyor ve uçlarda birikiyor. Ve kenarlardan aşağı doğru, yaratığın ağzına gidiyor.Mgła wchodzi gromadzi się na końcówkach i spływa bokami w kierunku ust zwierzaka.
Sis içeri giriyor ve uçlarda birikiyor. Ve kenarlardan aşağı doğru, yaratığın ağzına gidiyor.O nevoeiro vem e acumula-se nas pontas, desce pelos lados e vai para dentro da boca do escaravelho.
Sığınağın yanmaya başladığında,kendi ağzına bir silah dayadın ve ateş ettin!Ao putsch, foi fogo E quando eles chegaram no seu bunker, você colocou uma arma na boca e fogo
Sığınağın yanmaya başladığında,kendi ağzına bir silah dayadın ve ateş ettin!E quando il tuo bunker era sotto il fuoco nemico, hai messo una pistola in bocca e hai fatto fuoco!
Sığınağın yanmaya başladığında,kendi ağzına bir silah dayadın ve ateş ettin!Et quand ils sont arrivés à ton bunker tu t'es mis un flingue dans la bouche et tu as fait feu
Sığınağın yanmaya başladığında,kendi ağzına bir silah dayadın ve ateş ettin!Kun bunkkerisi alkoi olemaan tulituksen alla, pistit aseen suuhusi ja painoit liipasinta
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Apoi, el a făcut un efort de a transforma cheia în broască cu gura lui.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Aztán igyekezett be a kulcsot a zárban a száját.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Dann machte er eine Anstrengung, um den Schlüssel in das Schloss mit seinem Mund ab.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Então ele fez um esforço para virar a chave na fechadura com a boca.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.그리고 그는 그의 입으로 자물쇠에 열쇠를 돌려하는 노력을했다.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Lalu ia berusaha memutar kunci di lubangnya dengan mulutnya.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Lalu ia berusaha untuk mengubah kunci di lubangnya dengan mulutnya.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Luego hizo un esfuerzo para girar la llave en la cerradura con la boca.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Pak udělal úsilí otočit klíčem v zámku s jeho ústy.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Poi fece uno sforzo di girare la chiave nella serratura con la bocca.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Potem je prizadevala obrniti ključ v ključavnici z usti.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Potem starali się przekręcić klucz w zamku z jego ust.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Potom urobil úsilie otočiť kľúčom v zámku s jeho ústami.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Puis il fait un effort pour tourner la clé dans la serrure avec sa bouche.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Så gjorde han en indsats for at dreje nøglen i låsen med munden.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Sau đó, ông đã thực hiện một nỗ lực để biến quan trọng trong khóa miệng của mình.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Sedan gjorde han ett försök att vrida om nyckeln i låset med munnen.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Sitten hän pyrki käännä avain lukkoon suullaan.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Vervolgens maakte hij een poging om de sleutel in het slot weer met zijn mond.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Στη συνέχεια έκανε μια προσπάθεια να γυρίσει το κλειδί στην κλειδαριά με το στόμα του.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Затем он сделал усилие, чтобы повернуть ключ в замке со своим ртом.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Потім він зробив зусилля, щоб повернути ключ у замку зі своїм ротом.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.Тогава той направи опит да завърти ключа в ключалката с устата си.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.ואז הוא עשה מאמץ כדי להפוך את המפתח במנעול עם פיו.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.ثم القى انه محاولة لتحويل المفتاح في القفل مع فمه.
Sonra ağzına kilit anahtarı açmak için bir çaba.残念ながらそれは彼が本当の歯がないように思われた。
Sonra RAB elini uzatıp ağzıma dokundu, ‹‹İşte sözlerimi ağzına koydum›› dedi,Apoi Domnul Şi -a întins mîna, şi mi -a atins gura. Şi Domnul mi -a zis: ,Iată, pun cuvintele Mele în gura ta.
Sonra RAB elini uzatıp ağzıma dokundu, ‹‹İşte sözlerimi ağzına koydum›› dedi,A vztáhna ruku svou Hospodin, dotekl se úst mých, a řekl mi Hospodin: Aj, vložil jsem slova svá v ústa tvá.
Sonra RAB elini uzatıp ağzıma dokundu, ‹‹İşte sözlerimi ağzına koydum›› dedi,A wyciągnąwszy Pan rękę swoję, dotknął się ust moich, i rzekł mi Pan: Otom dał słowa moje do ust twoich.

İlgili Sayfalar