ağzına ile cümle
ağzına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.До недавнего времени вообще не употреблял алкоголя.
Mahallede konuşulan dil Siverek ağzına yakın Dimilî(Zazaca)'dır.Кайюга (язык) — язык ирокезской группы.
Ancak sır bu insan ağzına sığar mı?И действительно, в этом мире лжи можно на кого-то рассчитывать?
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Позднее птенцы сами могут брать пищу из рта родителей.
Utnapiştim'in uzaklara, nehirlerin ağzına, yerleşmesine izin verin."Нам надо пойти по этой реке и там жить“.
Tom'un ağzına girer.يأخذ عن طريق الفم .
Bolin ağzına çorabını sokar.الجوارب طويلة إلى الركبة.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.وتتمدد الصغار الأكبر سناً على مناقير الأباء لكي تتغذي.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.يصبح الأطفال الذين يلعبون بأيديهم في التراب في بيئة ثم لا يغسلون أيديهم جيداً عرضة للعدوى بسهولة.
Küçük Kız'da Büyük Baba'nın ağzına kan dökmektedir.الصغيرة تدخل مباشرة في أنف والديهم.
Ancak sır bu insan ağzına sığar mı?ولكن هذا الذي يخرج من الفم هذا ينجس الإنسان.
Maçtan sonra Lawler, Roberts’ın ağzına viski döktü.Após a luta, Lawler derramou whiskey na boca de Roberts.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Crianças brincando nestes locais e colocando a mão na boca também podem ser facilmente infectadas.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.Nunca tomou nenhuma gota de álcool em toda sua vida.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Encheram-nas até a boca.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.As crias mais velhas chegam á boca dos pais para obter comida.
Tom'un ağzına girer.É carregada pela boca.
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Tinha um defeito nas pernas que o levava a manquejar.
Konuşmalar Erzurum ağzına daha yakındır.Sua essência fala através de mim.
Şehir merkezi ise nehrin her iki yakasında nehrin ağzına yakın bir yerde bulunmaktadır.A Cidadela observa do alto a cidade no exato ponto onde os dois rios se juntam.
Tuzluk boş. Sen onu doldurdun mu? Evet, ağzına kadar."O saleiro está vazio." "Você o encheu de sal?" "Sim, até a borda."
O çeşit türrahatı (zırvayı) ağzına alma.Eet geen talgvet (verboden diervetten).
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.De korte poten waren niet geschikt voor een leven op het land.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.Tot die tijd had hij geen druppel alcohol gedronken.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.In de film zie je hoe twee lichamen worden begraven.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Hij raakte hierdoor geblesseerd aan zijn kaak.
Ağzını açarak besinini suyla birlikte ağzına alır.Bij gevaar spreidt hij zijn bek open.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Wklejono je tekstem do góry nogami.
Fotoğrafçı Adam Faulkner ağzına kadar su dolu bir küvette uyanır.Film rozpoczyna się sekwencją przebudzenia młodego mężczyzny (Leigh Whannell), w wannie pełnej wody.
Tom'un ağzına girer.Det tas genom munnen.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.Skyttegravarna kunde grävas på tre sätt.
19:12 Tanrı'nın adını boş yere ağzına alma Ex.(Matt 28:20) Guds ord har inte fängslats.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.Поховання містило три тіла.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Написане вирізалось у нього на зап'ястку.
Tom'un ağzına girer.З'являється Том.
Kurbağa dişleri avı kesmeye uygun olmadığı için, av kurbağanın ağzına sığacak büyüklükte olmalıdır.Зуби жаби не підходять для різання здобичі, тому здобич повинна розміщуватися всередині рота жаби.
Film bittikten sonra çocukların ağzına Amca Beceren şarkısı dolanır.В самому кінці пісні чути плач дитини.
Sen bunu ağzına koyar mıydın?Řekli byste to do ní?
Ailenin diğer üyeleri de yardım etmeye başlamış ve Tina'nın ağzına ot koymaya çalışmışlardır.Ostatní sloni se pak také začali intenzivněji zapojovat do pomoci a snažili se jí vložit trávu do úst.
Bunun üstüne Ece meyveden yer, Törüngey'in de agzına sürer.Plodí záhy, bohatě a s probírkou plůdků pravidelně.
Koala bazen yuttuğu besini tekrar ağzına getirerek ikinci kez çiğneyebilir.Koala regurgitează uneori mâncarea în gură pentru a fi mestecată a doua oară.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Puii introduc ciocul în gura părinților spre a-și lua hrana.
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Rövid lábát nemigen tudta használni a szárazföldön.
Konuşmalar Erzurum ağzına daha yakındır.A végbélnyílás a száj közelében nyílik.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Fejük az előtorba behúzott.
Sen bunu ağzına koyar mıydın?Megtennéd hogy megcsinálsz nekem eztazt?
Sen bunu ağzına koyar mıydın?Tiedätkö, mitä kaikkea suuhusi panet?.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.Mutamöykyt hautaavat kaiken mutaan.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Suomentanut Kaarina Helakisa.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.Sen jälkeen hän ei käyttänyt alkoholia ollenkaan.
Ölünün ağzına ayna tutulur.Silmäyksiä kuolleitten maailmaan.
Ve eğer bunun anlamı, birinin ağzına yumruk girmesiyse birinin ağzına yumruk girecek...Jos joku lyö vertaiseltaan mieheltä hampaan, niin lyötäköön häneltä hammas.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.Δεν κάπνισε ή ήπιε αλκοόλ ποτέ στη ζωή της.
Justinianos bu balıkçı gemisiyle Tuna ağzına gitti.Ήττα των Αθηναίων στην μάχη με τους Αλιείς.
Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir.Στο ιστορικό του ασθενούς, αναφέρεται συχνά πρόσφατη λοίμωξη του αναπνευστικού συστήματος.
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Føttene egner seg ikke til å gripe med.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Anak-anak yang bermain di tanah dan memasukkan tangan mereka ke mulut akan dengan mudah terinfeksi cacing ini.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Ia menempatkan markasnya di Haruyan.
O çeşit türrahatı (zırvayı) ağzına alma.Janganlah berbuat noda seperti itu.
Bu ismi ağzına almak, mukaddes olduğundan yasaktır.Nama ini kemudian dipendekkan agar mudah diucapkan.