ağzına ile cümle
ağzına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Kakinya yang pendek digunakan untuk mengarahkan tubuhnya.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Trẻ nhỏ chơi đùa ở đất bị nhiễm và đưa tay vào miệng cũng dễ dàng bị lây nhiễm bệnh.
Onları ağzına alıp karıştırır.Giốc luôn miệng chửi chúng.
Ancak sır bu insan ağzına sığar mı?Hay chúng ta chỉ gói gọn sự quan tâm đó trong loài người?
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Móng trên chân này cũng ít bị mòn hơn, cho thấy chân đã không hoạt động bình thường.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Nó được đưa vào cơ thể qua đường miệng.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.その後、穴を掘らされて3人の遺体を埋めた。
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.そのような土で小児が遊んだり、汚染された土を触った手を口に入れたりしたときにも容易に感染する。
Tom'un ağzına girer.口にピアスをしている。
851 yılında adaya gelen büyük bir Viking ordusu Thames Nehri ağzına gelir.851年には350もの軍船を乗せた大軍がテムズ川河口に現れる。
Sen bunu ağzına koyar mıydın?それとも口止めのつもりか?
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.手足が長くて、なかなか距離に入らせてもらえなかった。
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.小孩若在這樣的土地上玩耍,又將手放到嘴巴裡,很容易被感染。
Ortaçağda kabartmanın ağzına elini sokan birisinin, eğer yalan söylüyorsa, elinin ısırılacağına inanılırdı.从中世纪开始,人们相信如果有人撒谎,他的手伸进口中,就会被咬住。
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.追废为庶人,诏以三品礼葬。
Vücudunda benekler ve gözlerinin altından ağzına ve çenesine inen siyah çizgiler vardır.身體內能夠出現眼睛和嘴巴。
O çeşit türrahatı (zırvayı) ağzına alma.성읍을 점령할 때 나무들을 베버리지 말라(신 20:19).
Tortum ve İspir ağzına ise çok benzer.살갈퀴와 새완두가 매우 비슷하다.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.이때 쓰이는 글씨는 동판에 새겨 찍어냈다.
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.하지만 키가 작아서 핸들이 손에 닿지도 않았다.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.לעולם לא עלתה לגביו בעיה של אלכוהול.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.הן נקברות מתחת לאדמה, ובוקעות לאחר שלושה חודשים.
Ortaçağda kabartmanın ağzına elini sokan birisinin, eğer yalan söylüyorsa, elinin ısırılacağına inanılırdı.על פי האמונה אם אדם היה משקר בעת שהיה מכניס את ידו לתוך פי האמת, הפה היה נושך את ידו של השקרן.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.הגביע משונן בשפתו.
Kurbağa dişleri avı kesmeye uygun olmadığı için, av kurbağanın ağzına sığacak büyüklükte olmalıdır.שיני הצפרדע אינן מותאמות לחיתוך בשר, ולכן על הטרף להיות קטן דיו ומתאים לפיה של הצפרדע.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Малките деца, играещи в подобна почва и бъркащи след това с ръце в уста, също лесно се заразяват.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.След трапезата костите се погребват на „чисто“ място.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Лопатката е плътно прилепнала към тялото.
Özellikle tüccarlar küçük teknelerle Linth'den Ren ağzına kadar ürünlerini taşırlardı.Плавателна е за малки съдове от Флоренция до устието си.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Lako se zaraze i mlađa djeca koja se igraju takvom zemljom i potom ruke stavljaju u usta.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Naprjedovao je do vrha.
Mağara ağzına kadar altın ve gümüşle doluydu.U svojim podrumima su imali škrinje pune zlata i srebra.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Ústi do nej Hálkova.
Varėnė Varėnis Gölü ağzına yakın geçer.Údolie tu prechádza do lesnatého chrbáta.
Herkes onu destekliyordu ve saltanatını kabul ediyordu. Samimi olarak ağzına bakıyorlardı.Svojej žene na všetko pritaká, opakuje po nej celé vety a musí ju pozorne počúvať.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Majhni otroci se na taki zemlji igrajo in se zlahka okužijo, ko segajo z rokami v usta.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Vaikai žaisdami ant tokios dirvos ir kišdami rankas į burną taip pat lengvai užsikrečia.
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Kojos trumpos, netinkančios vaikščioti ant žemės.
Sonra et, üç yol ağzına gömülür.Faraonas buvo palaidotas trijuose karstuose.
Tom'un ağzına girer.Kõik läheb suust sisse.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.See olevat ta hingel kripeldanud lõpuni.
Bu ayaklar ağzına yemek götüremeyeceği kadar kısaydı.Jalgade kuju ei võimaldaks tal oma jalgadel seista.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.Sageli ei joonud ta nädal aega isegi vett.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Bạn có thể ngửi thấy mùi bánh quy nho khô làm bằng bột yến mạch mà nó sắp bỏ hết vào miệng.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Conseguem sentir o cheiro da bolacha de aveia e passas que está a enfiar pela garganta abaixo.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Du riechst den Schokokeks, den es sich in den Mund schiebt.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Érzed a mazsolás süti illatát, amit épp a szájába tömne!
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Je ruikt het havermout- en rozijnenkoekje dat hij in z'n mond propt.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.몬스터가 막 입 안에 넣으려고 했던 오트밀과 건포도가 들어간 쿠키 냄새도 맡을 수 있지요.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Man kan dufte havregrynskagerne med rosin, som han skal til at skovle i munden.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Miroşi fursecul de ovăz cu stafide ce urmează să şi-l îndese în gură.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Potete sentire il profumo del biscotto all'avena e uvetta di cui sta per ingozzarsi.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Pueden oler la galleta de avena y pasas que está a punto de meterse en la boca.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Vohate lahko piškot, ki ga drži in ga bo vsak čas pohrustal.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Vous pouvez sentir le cookie aux raisins et flocons d'avoine qu'il est sur le point d'avaler.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Vzduchem se line vůně rozinkové sušenky, kterou si co nevidět nacpe do pusy.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Zjada aromatyczne owsiane ciasteczko.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Μπορείς να μυρίσεις το μπισκότο βρώμης και σταφίδας το οποίο θα χώσει μέσα στο στόμα του.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Вы слышите запах овсяного печенья с изюмом, которое он вот-вот запихнёт себе в рот.
Ağzına atmak üzere olduğu yulaf ezmeli üzümlü kurabiyenin kokusunu duyabiliyorsunuz.Можете да помиришете овесените сладки, които той е на път да хвърли в устата си.