Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Song Ma-ri đứng bên ngoài, gần mộ, mà khóc. Người vừa khóc, vừa cúi xuống dòm trong mộ,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Song_Ma - ri đứng bên ngoài , gần mộ , mà khóc . Người vừa khóc , vừa cúi xuống dòm trong mộ ,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Η δε Μαρια ιστατο πλησιον του μνημειου κλαιουσα εξω. Ενω λοιπον εκλαιεν, εκυψεν εις το μνημειον
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.А Мария стояла у гроба и плакала. И, когда плакала, наклонилась во гроб,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Мария ж стояла перед гробом, плачучи, знадвору; як же плакала, нахилилась у гріб,
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.Тоя е хлябът, който слиза от небето, за да яде някой от него и да не умре.
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.ומרים עמדה בוכיה מחוץ לקבר ויהי בבכותה ותשקף אל תוך הקבר׃
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.اما مريم فكانت واقفة عند القبر خارجا تبكي. وفيما هي تبكي انحنت الى القبر
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.馬 利 亞 卻 站 在 墳 墓 外 面 哭 . 哭 的 時 候 、 低 頭 往 墳 墓 裡 看
Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın içine baktı.馬利亞 卻站 在 墳墓 外面 哭 . 哭 的 時候 、 低頭往墳 墓 裡看
Molaların bir çoğu ağlarda yakalanıyor.그물에 걸리곤 합니다
Molaların bir çoğu ağlarda yakalanıyor.עדיין נתפסים ברשתות דיג לא בכוונה כדיג-לוואי.
Molaların bir çoğu ağlarda yakalanıyor.فهي ما زالت تحصل واقعة في شباك والمصيد العرضي.
Molaların bir çoğu ağlarda yakalanıyor.世界をクラゲだらけにしないためには
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Así que tomamos la Red Muir y las pusimos de nuevo en los mapas.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Dan namen we de Muir Webs en we zetten deze op de kaarten.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.우리는 뮤어 웹을 지도에 적용시키기 시작했지요.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Nous avons donc pris la toile de Muir et l'avons appliquée aux cartes.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Quindi abbiamo preso le reti Muir e le abbiamo riportate nelle mappe.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Si atunci am luat văluri Muir şi le-am luat înapoi la hărţi.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Ta đặt lưới Muir vào các bản đồ.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Wir haben also die Muir Netze in die Karten eingegeben.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Zestawiliśmy więc sieci Muira z mapami.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.Πήραμε λοιπόν τα δίκτυα Μιούιρ και τα βάλαμε στους χάρτες.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.И так мы использовали сеть Мюира и наложили ее на карты.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.След това взехме паяжините Муър и ги върнахме в картите.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.אז כשלקחנו את רשתות מויר והבאנו אותן חזרה למפות.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.إذا، أخذنا شبكات موير ووضعناها مرة أخرى على الخرائط.
Muir Ağları'nı aldık ve bunları haritalara uyguladık.例えば 85番通り 86番通り
Nasıl? Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Πως; Νομίζεις οτι το ρολόι θα εμφανιστεί αν κλαις έτσι εδώ;
Nasıl? Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?كيف ؟ هل تعتقدين ان الساعة سوف تظهر اذا بكيتي هكذا ؟
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Czemu chcielibyśmy wejść do tych sieci?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?De ce vrem să intrăm în aceste rețele?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?왜 우리는 이런 '망'으로 들어가길 원할까요?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Perché vogliamo entrare in queste reti?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?¿Por qué queremos entrar en estas redes?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?(Rires)
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Tại sao chúng tôi muốn liên quan?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Waarom willen we in deze netten geraken?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Warum möchten wir in diese Netzwerke hineingehen?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Γιατί θέλουμε να μπαίνουμε σε αυτά τα δίκτυα;
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Зачем нам нужны эти сети?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Защо искаме да влезем в тези мрежи?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?Чому нас так приваблюють ці мережі?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?למה אנחנו מעוניינים להכנס לרשתות האלו?
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?لماذا نريد أن ندخل فى هذه الشبكات؟
Neden bu ağlara girmek istiyoruz?関わりたいと思うのでしょうか?
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.De ce am putea fi victime ale acestor crize de carieră, suspinând uşor în pernă.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Det är kanske enklare nu att leva ett gott liv. Det är kanske svårare än nånsin-
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Dlaczego stajemy się ofiarami kryzysów związanych z karierą gdy płaczemy cicho w poduszkę
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.En of we misschien slachtoffer zijn van een carrièrecrisis, wanneer we onszelf zachtjes in slaap huilen.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Hvorfor vi bliver ofre for disse karriere-kriser, og derfor græder stille ned i vores hovedpuder.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Kenapa kita merasa jadi korban banyaknya krisis karir, sehingga kita perlu meratapinya.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.왜 우리가 커리어 위기의 희생자가 돼서 베개를 눈물로 적셔야 하는지 말입니다.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Miért lehetünk ezeknek a karrierkríziseknek az áldozatai, miközben halkan belezokogunk a párnánkba.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Miksi saatamme olla urakriisien uhreja, kun vuodatamme kyyneleitämme tyynyymme.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Perché potremmo essere vittime di queste crisi di carriera, mentre piangiamo mestamente nei nostri cuscini.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Porque poderemos ser vítimas destas crises de carreira, enquanto choramos nas nossas almofadas.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Pourquoi nous sommes victimes de ces crises de carrière, quand nous pleurons dans nos coussins.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Prečo sme obeťami týchto kariérnych kríz, plačúc ticho do vankúša.