Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlamak ile cümle

ağlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ağlamaktan yüzüm kızardı, Gözlerimin altı morardı.My face is red with weeping. Deep darkness is on my eyelids.
İnleye inleye bittim, Döşeğim su içinde bütün gece ağlamaktan, Yatağım sırılsıklam gözyaşlarımdan.I am weary with my groaning. Every night I flood my bed. I drench my couch with my tears.
AĞLAMAKConstellation name (optional)WEEP
HIÇKIRARAK AĞLAMAKConstellation name (optional)SOB
Ağlamaktan kaçındık.We refrained from weeping.
Haberi duyunca ağlamak istedim.Als ich die Nachricht hörte, wollte ich weinen.
Çocuk gibi ağlamak için bir neden yok.Es gibt keinen Grund, wie ein Kind zu heulen.
Aç bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.Das hungrige Baby tat nichts, außer zu schreien.
Tom ağlamak dışında hiçbir şey yapmaz.Tom macht nichts außer weinen.
Bazen olduğu gibidir. Üzerinde pozitif ve sevgi ile düşün ! Ağlamak yerine gülümsersin.Manchmal ist es eben, wie es ist. Denke positiv und in Liebe darüber. Dann lächelst du anstatt zu weinen.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Die Augen waren geschlossen.
Ağlamak istiyorum.J'ai envie de pleurer.
Dökülen süt için ağlamak bir işe yaramaz.Il ne sert à rien de pleurer sur le lait renversé.
Ağlamak, acı belirtisidir.Pleurer est une expression de la douleur.
Onun önünde ağlamak istemedim.Je ne voulais pas pleurer devant lui.
Ağlamaktan başka bir şey yapmaz.Il ne fait rien, sauf pleurer.
Videoda Beyoncé, bir adamla tartışmasının ardından, arabaya binerek ağlamaktadır.Il montre Beyoncé en train de pleurer dans une voiture après avoir eu une dispute avec son homme.
Sağ tarafta ise arka planda bir, ön planda ise iki kadın ağlamaktadır.Au premier plan à droite, deux grosses sagaies (iklwas) lancées par les Zoulous.
Don Carlos'un içi kan ağlamaktadır.Don Barcelo gagna le vent.
Ağlamak anlamını taşır.Ville de Sens.
Pelleas sahneye girer çok ağlamaklıdır.Humphrey apparaît abondamment dans le film.
Amelia ağlamaktadır ve Boccanegra bunun nedenini sorar.Nathan rencontre donc Granpapéti et lui demande pourquoi envoûte-t-il cette supérette.
O bebek ağlamaktan başka bir şey yapmaz.Ese bebé no hace más que llorar.
Canım ağlamak istiyor.Tengo ganas de llorar.
Bu çocuk ağlamaktan başka bir şey yapmadı.Este niño no hacía más que llorar.
Annem, ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.Mi madre no hacía más que llorar.
O, ağlamaktan başka bir şey yapmaz.No hace más que llorar.
Tom Mary'nin ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.Tom podía ver que Mary estaba a punto de llorar.
Onlar ağlamaktan başka bir şey yapmazlar.No hacen más que llorar.
O, ağlamak üzereydi.Ella estaba a punto de llorar.
Ağlamak istiyorum.Quiero llorar.
Aç bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.El bebé hambriento no hacía más que llorar.
Küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.La niña pequeña no hacía más que llorar.
Ağlamak anne babanı geri getirmeyecek.Llorar no va a traer de vuelta a tus padres.
Tom ağlamak istedi.Tom quería llorar.
Videoda Beyoncé, bir adamla tartışmasının ardından, arabaya binerek ağlamaktadır.Muestra a Beyoncé en un auto llorando tras una discusión con su hombre.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Sus ojos se cierran.
Ağlamaktan daha çok aksiyon almalısın.Invece di piangere dovresti agire.
Ağlamak istemiyorum.Non voglio piangere.
1991 - "Yılın En İyi Gazetecisi" 1992 - Azerbaycan Ulusal Kahramanı Çılgın ağlamak kalbimden geçer (şiirler).1991 — "Miglior giornalista dell’anno" 1992 — Eroe Nazionale dell’Azerbaigian.
Yığlamak/Yuğlamak sözcüğü ağlamak demektir.Anche il brano L'ora di piangere è una cover.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Gli occhi necessariamente chiusi.
Pelleas sahneye girer çok ağlamaklıdır.La presenza di Plenty nel film è molto rapida.
Ağlamak anlamını taşır.Её появление заставляет его заплакать.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Слёзы посыпались из глаз.
Konuşması ve belagatı o kadar güzeldi ki onu dinleyenler ağlamakla olmaktaydılar.Мольбы наместника были услышаны и он исцелился.
Ağlamaktan gözleri kapandı.رأته من بعيد يبكي.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Em seguida terá fechado os olhos.
İkinci video ise "Ağlamak Sırayla" adlı şarkıya geldi.A outra música é chamada "Lloro Por Ti".
Ağlamak anlamını taşır.Huilen heeft een aantal betekenissen.
Bu nedenle Tora Lea'nın gözlerini ağlamaktan "yumuşadı" olarak tasvir eder.Vandaar zou de Thora haar ogen beschreven hebben als "zacht" van het wenen.
Ben, her şeye rağmen şarkılar söylemekten, ağlamaktan, gülmekten, kısaca yaşamaktan vazgeçmeyeceğim.Hiernaast ontbreken de liedjes Lachen, lachen, lachen en Kom we gaan er tegenaan.
Amtrak şirketi ayrıca otobüslerle tren istasyonlarına bağlantı hizmeti ağlamaktadır.De reizigersaanhangwagens werden op de lijn naar Interlaken ook gekoppeld aan autobussen.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Oczy miałem zamknięte.
Konuşması ve belagatı o kadar güzeldi ki onu dinleyenler ağlamakla olmaktaydılar.Vid andra tillfällen skall han ha talat till fåglar; de verkade lyssna och tystnade när han bad dem detta.
İkinci video ise "Ağlamak Sırayla" adlı şarkıya geldi.Låten hette Just Let Me Cry.
Amelia ağlamaktadır ve Boccanegra bunun nedenini sorar.Fatima är fortfarande sorgsen och Abubeker frågar varför.
Ağlamak anlamını taşır.Легкість читання має значення.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Знову сльози застилають очі.
Yığlamak/Yuğlamak sözcüğü ağlamak demektir.To byla rána, div že jsem nebrečel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod