Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ??אתה שומע את הצרצרים בוכים
Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ?هي ، هل تسمع بكاء صراصير الليل ؟
Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ?鳴いてないよ
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Bởi vì khi tôi khóc, ông ấy nhận ra sự tàn bạo của mình.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Bo mój płacz jakoś uświadamiał mu jego brutalność.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.이것은 저의 울음소리가 아버지 자신에게 스스로의 잔혹성을 일깨워줬기 때문입니다.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Mert a sírásom valahogy leleplezte saját kegyetlenségét.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Omdat mijn wenen hem blootstelde aan zijn brutaliteit.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Parce que mes pleurs, en quelque sorte, lui renvoyaient sa brutalité.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Pentru că plânsul meu cumva îi demasca propria brutalitate.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Perchè il mio pianto in qualche modo esponeva ai suoi occhi la propria brutalità.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Porque mi llanto de alguna manera le mostraba su brutalidad a él mismo.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Weil durch mein Weinen sich ihm seine Brutalität offenbarte.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Zato, ker mu je moje jokanje razkrilo lastno brutalnost.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Защото моят плач някак излагаше бруталността му пред него.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.Тому що мій плач якимось чином показував йому його брутальність.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.כי הבכי שלי איכשהוא חשף את הברוטליות שלו לעצמו.
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.لأن بكائي كان بطريقة ما يُعري وحشيته أمامه
Çünkü benim ağlamam onu kendi gaddarlığıyla yüzleştiriyordu.一瞬でさえも 自分のやっていることを
Çünkü ben sensiz ağlamadım, Sona...58.440,0:06:01.440 Parce que, je n'ai pas pleuré sans vous, Sona ...
Çünkü ben sensiz ağlamadım, Sona...Porque yo no lloré sin ti, Sona...
Çünkü ben sensiz ağlamadım, Sona...Επειδή εγώ δεν έκλαψα χωρίς εσένα, Sona...
Çünkü ben sensiz ağlamadım, Sona...Защото аз без теб не съм плакал...
Çünkü ben sensiz ağlamadım, Sona...لأننى لم أبكى معك، سونا..
Çünkü... - Yok ağlamayacağım. Ama- (Kahkaha)Koska -- ei, en aio itkeä mutta -- (Naurua)
Çünkü... - Yok ağlamayacağım. Ama- (Kahkaha)Perché.. no, non piangerò (Risate).
Çünkü... - Yok ağlamayacağım. Ama- (Kahkaha)Powstrzymam się, ale... (Śmiech)
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Bởi vì -- không, tôi sẽ không khóc đâu.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Denn -- nein, ich werde nicht weinen.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Fordi -- nej, jeg begynder ikke at græde.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Mert -- nem, nem fogok sírni.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Omdat -- nee, ik ga niet huilen.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Parce que -- non, je ne vais pas pleurer.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Pentru că - nu, nu voi plânge.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Porque... no, no voy a llorar.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Protože -- ne, nebudu brečet.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.(Risos)
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Защото -- не, нямя да плача.
Çünkü... - Yok ağlamayacağım.Потому что... нет, я плакать не буду.
Daha sonra bu nesne atmak ağlamaya yükseltmek다음,이 개체에 던지 우는을 길렀다
Daha sonra bu nesne atmak ağlamaya yükseltmekלזרוק חפץ זה, ואז להעלות את בוכה
Daha sonra bu nesne atmak ağlamaya yükseltmekرمي في هذا الكائن ، ثم رفع صرخة
Daha sonra bu nesne atmak ağlamaya yükseltmek火の、コーナーの時を待って
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Derek está llorando mientras grita a su madre.
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Derek plânge și țipă la mama lui.
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Дерек, в слезах, кричал на свою мать.
Dur artık yoksa ağlamaya başlayacağım.Basta ya o voy a empezar a llorar.
Eğer Rafe ağlamak istiyorsa daha da derinlere inmesi gerekiyordu.Entrez donc.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! bạn không phải khóc như thế ", bà! cầu xin.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! je moet er niet huilen als dat! "zij smeekte.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! nem szabad sírni, mint hogy ott! "lány könyörgött.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! ne smeš jokati, kot da je tam! "je prosil.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! tu nu trebuie să strige ca acolo că "ea! implorat.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım."Eh! você não deve chorar daquele jeito lá! ", ela implorou.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım. "Sen emin olmamalıdır."Du får inte säkert.
"Eh! Orada böyle ağlamaya gerekir! "dedi yalvardım.Δεν πρέπει να κλαίνε σαν να υπάρχει! "που παρακάλεσε.
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir...Aos meninos diz-se que não devem chorar...
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Ai ragazzini viene detto di non piangere... che devono essere degli "ometti" giusto?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?A los niños pequeños se les dice que no deben llorar, que sean hombrecitos, ¿cierto?
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Baieteilor li se spune sa nu planga....ca ei ar trebui sa se comporte ca barbatii, corect?