Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.Я теж почала плакати, і її батько.
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.והיא היתה מרותקת מזה, והיא התחילה לבכות, ואני התחלתי לבכות, ואבא שלה התחיל לבכות,
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.وقد اذهلت بهذا, ثم بدأت بالبكاء وانا بدأت بالبكاء, ومن ثم والدها بدأ بالبكاء ايضاً
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.私も泣きました 彼女の父親も 皆で泣きました 私も泣きました 彼女の父親も 皆で泣きました
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Älkää ilmoittako sitä Gatissa, älkää, älkää itkekö. Minä vieriskelen tuhassa Beet-Leafrassa.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Chớ rao tai nạn nầy ra trong Gát! Chớ khóc lóc chi hết! Tại Bết-Lê-Áp-ra, ta lăn-lóc trong bụi đất.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Förkunnen det icke i Gat; gråten icke så bittert. I Bet-Leafra vältrar jag mig i stoftet.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Forkynd det ikke i Gat, græd ikke i Bokim! Vælt jer i Støvet i Bet-Leafra!
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Forkynn det ikke i Gat, gråt ikke der! I Bet-Leafra velter jeg mig i støvet.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Gáthban hírül ne adjátok; sírván ne sírjatok; Beth-le- Afrában porba heveredtem.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.가드에 고하지 말며 도무지 호곡하지 말지어다 베들레아브라에서 티끌에 굴찌어다
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Laat het niet in Gath bekend worden, houd uw verdriet vccr u. Wentel u wanhopig in het stof in Afra.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Não o anuncieis em Gate, em Aco não choreis; em Bete-Le-Afra revolvei-vos no pó.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Ne l`annoncez point dans Gath, Ne pleurez point dans Acco! Je me roule dans la poussière à Beth Leaphra.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Neoznámte toho v Gáte, ani plakať neplačte; v Bét-leafre som sa pováľal v prachu.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Neoznamujtež v Gát, aniž hned plačte; v domě Ofra v prachu se válej.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Ne povejte tega v Gatu, nikar ne jokajte! V Betleafri se valjam po pepelu.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.¡No lo digáis en Gat, ni os entreguéis al llanto! ¡En Bet-le-ofra revuélcate en el polvo
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Non l'annunziate in Gat, non piangete in Acri, a Bet-le-Afrà avvoltolatevi nella polvere
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Nu spuneţi lucrul acesta în Gat, şi nu plîngeţi în Aco; tăvăliţi-vă în ţărînă la Bet-Leafra.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Verkündigt's ja nicht zu Gath; laßt euer Weinen nicht hören zu Akko; in Beth-Leaphra setzt euch in die Asche.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.W Giet tego nie opowiadajcie, ani kwiląc płaczcie; walaj się w prochu w domu Orfa;
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Μη αναγγειλητε τουτο εις Γαθ, μη πενθησητε πενθος εν Βηθ-αφρα κυλισθητι εις την κονιν.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Не възвестявайте това в Гет; никак не плачете; Във Вит-арфа* се оваляй в праха.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Не объявляйте об этом в Гефе, не плачьте там громко; но в селении Офра покрой себя пеплом.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.בגת אל תגידו בכו אל תבכו בבית לעפרה עפר התפלשתי׃
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.لا تخبروا في جتّ لا تبكوا في عكّاء. تمرّغي في التراب في بيت عفرة.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.不 要 在 迦 特 報 告 這 事 、 總 不 要 哭 泣 . 我 在 伯 亞 弗 拉 輥 於 灰 塵 之 中
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.不要 在 迦特 報告 這事 、 總 不 要 哭泣 . 我 在 伯亞弗 拉輥於 灰 塵 之中
Bunun hakkında hiç düşündün mü? "Ağlamak, kederin derinliğini azaltır." Bunu William Shakespeare söylemiş.J'ai perdu tout le monde, toutes les personnes que j'ai jamais aimées.
Burada emniyettesin. Ağlama, ağlama.Γεια σου, Μάρτιν.
Burada hergün 24 saat boyunca acil vakalarla ve doğum yapan annelerle çalışıyoruz. [Bebek ağlama sesleri]Vediamo casi d'emergenza, e donne con le doglie 24 ore su 24 (Bambino che piange)
Burada hergün 24 saat boyunca acil vakalarla ve doğum yapan annelerle çalışıyoruz. [Bebek ağlama sesleri]Vemos casos de urgencias y a mujeres dando a luz ... [bebé llorando]
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?All das ist Komfort, darum weine ich dann?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Allt detta är tröst, varför gråter jag då?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Alt dette er komfort, og derfor græder jeg da?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Dit alles is comfort; waarom huil ik dan?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Kaikki tämä on mukavuus; Sentähden itkeä minä sitten?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Mindez kényelmet, miért sírni én, akkor?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Semua ini adalah kenyamanan, oleh karena itu saya menangis, lalu?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Tất cả những điều này là sự thoải mái, vậy nên khóc tôi, sau đó?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Toate acestea sunt de confort; aceea plâng, atunci?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Todo esto es la comodidad, por eso lloro, entonces?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Tout cela est un confort, c'est pourquoi je pleure, alors?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?To vše je komfortní, pročež jsem plakat, pak?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?To všetko je komfortné, a preto som plakať, potom?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Tudo isso é conforto; portanto eu chorar, então?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Vse to je udobje; Zakaj sem jokajo, potem?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Wszystko to jest komfort, dlaczego płaczą I wtedy?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Όλα αυτά είναι η άνεση? Δια τι κλαίω, τότε;
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Все это комфорт, а потому плачу я, что ли?
Bütün bu konforu; sebepten ben ağlamak, sonra?Всичко това е комфорт, затова аз плача, а след това?
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.Ci sarebbe stato sempre il sole, e i nostri bambini non avrebbero mai pianto.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.Con sol siempre radiante y los hijos que nunca lloran.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.De zon zou altijd schijnen, onze kinderen zouden nooit huilen.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.Die Sonne würde immer scheinen, unsere Kinder würden niemals weinen.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.Eu estaria sempre perfeitamente penteada e bem descansada.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.햇빛은 항상 비추고 있고 우리의 아이들은 절대 울지 않습니다.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.Le soleil brillerait toujours, et nos enfants ne pleureraient jamais.
Bütün günler güneşli geçecek, çocuklarımız hiç ağlamayacak.Matahari selalu bersinar, dan anak kami tidak akan pernah menangis.