Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlama ile cümle

ağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Beraberlik için ağlama.既に苦しみ、そして痛みを味わっているんだから
Bir... iki.... Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ?Hei, auzi greierii plangand?
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Alguien me preguntó si lloró cuando le pedí que estuviese en el Consejo de Papás.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Cineva m-a întrebat dacă a plâns când l-am rugat să facă parte din consiliul taților.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Jemand hat mich gefragt ob David geweint hat, als ich ihn bat im Gremium der Väter zu sein.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.어떤분이 제가 아빠 자문단 얘기를 할 때 데이빗이 울었냐고 물으시더라구요.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Qualcuno mi ha chiesto se ha pianto quando gli ho chiesto di entrare nel comitato dei papà.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Quelqu'un m'a demandé s'il avait pleuré quand je lui ai demandé d'être dans le conseil des papas.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Seseorang bertanya apakah dia menangis ketika saya memintanya menjadi dewan ayah.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Zapytano mnie, czy David płakał, gdy poprosiłem go, by był w Radzie Ojców.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Κάποιος με ρώτησε αν έκλαψε όταν του ζήτησα να είναι στο συμβούλιο πατέρων.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Кто-то спросил меня, плакал ли он, когда я позвал его в Совет отцов.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.Някой ме попита дали той се разплака, когато му казах да бъде в съвета на бащите.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.מישהו שאל אותי אם הוא בכה כשביקשתי ממנו להצטרף למועצת האבות.
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.سئلني احدهم .. هل بكى عندما اخبرته عن مجلس الآباء
Birisi bana ona babalar meclisine katılmasını sorduğumda ağlayıp ağlamadığını sordu.こう答えました 「あいつは散歩に誘われても泣くよ」
Bir kız tanıdım... Ağlamak yok.泣いちゃだめー
Bir öğrenci, deney başladıktan sonra sadece 36 saat dayanabildi, sonra ağlamaya başladı.Този тип поведение се наблюдаваше само 36 часа след участието в експеримента.
Bir öğrenci, deney başladıktan sonra sadece 36 saat dayanabildi, sonra ağlamaya başladı.他の囚人役も同様の状態になりました
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Avem capacitatea de a râde și a plânge.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Chúng ta có khả năng để cười và khóc.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Kita punya kemampuan untuk tertawa dan menangis.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.우리는 웃고 울 수 있는 능력이 있습니다.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.On a la capacité de rire et de pleurer.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Siamo in grado di ridere e piangere.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Temos a capacidade de rir e chorar.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Tenemos la capacidad de reír y de llorar.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Umiemy śmiać się i płakać.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.We hebben de capaciteit om te lachen en huilen.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Wir haben die Fähigkeit zu lachen und zu weinen.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Έχουμε την ικανότητα να γελάμε και να κλαίμε.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Имаме способността да се смеем и да плачем.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Ми можемо плакати і сміятися.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.Мы умеем смеяться и плакать.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.יש לנו את היכולת לצחוק ולבכות.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.لدينا القدرة على الضحك والبكاء.
Bizim gülmek ve ağlamak gibi farklı yönlerimiz var.恐れや同情も感じます
Boş ver! Ağlama!Græd nu ikke!
Boş ver! Ağlama!Gråt inte!
Boş ver! Ağlama!Δεν πειράζει, μην κλαις.
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?En saa itkettää Winryä tällaisen takia.
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Hon ska väl inte behöva gråta för att det slutar här?
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Jeg kan ikke lade hende græde over det her, vel?
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Não posso obrigá-la a chorar por uma coisas destas, pois não?
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Nie mogę pozwolić, żeby płakała z takiego powodu.
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Non posso lasciarla piangere per una cosa del genere, no?
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?¡No puedo hacerla llorar por algo así!
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Δεν πρέπει να κλάψει για αυτό.
Böyle bir şey için ağlamasına izin veremem, değil mi?Я не могу заставить её заплакать из-за этого, верно?
Bu aileye baktım ve ağlamaya başladım.Stavo guardando la sua famiglia e stavo per piangere.
Bu durumda plak ağlama kolaylaştırır dört bin işçi ilkel bir montaj hattı üzerinde이 경우 플라크는 울지 질때 사천 근로자
Bu durumda plak ağlama kolaylaştırır dört bin işçi ilkel bir montaj hattı üzerindelille bil dette tilfælde letter plak ikke græde fire tusinde arbejdere en primitiv samlebånd
Bu durumda plak ağlama kolaylaştırır dört bin işçi ilkel bir montaj hattı üzerindelumina din nou Michael foale de trei ani în urmă această plantă a fost de luare muncă
Bu durumda plak ağlama kolaylaştırır dört bin işçi ilkel bir montaj hattı üzerindeבמקרה זה מקל פלאק לא לבכות ארבעת אלפים עובדים
Bu durumda plak ağlama kolaylaştırır dört bin işçi ilkel bir montaj hattı üzerindeهذه الحالة يخفف من لوحة لا تبكي 4000 العمال
Bu durumda plak ağlama kolaylaştırır dört bin işçi ilkel bir montaj hattı üzerindeプラークは、泣かないで容易に 4000労働者 原始的な組立ライン上で
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.그러자 딸은 놀라서 울기 시작했죠. 저도 울었고 남편도 울었어요.
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.Und sie war davon fasziniert und begann zu weinen, ich begann zu weinen, und ihr Vater auch.
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.Ze was gefascineerd. Ze begon te huilen. Ik begon te huilen.
Bundan çok etkilenerek ağlamaya başladı, ben de ağlamaya başladım ve babası da ağlamaya başladı.Это её потрясло, и она заплакала, и я тоже заплакала, и её папа заплакал.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod