Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlama ile cümle

ağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.עת לבכות ועת לשחוק עת ספוד ועת רקוד׃
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.للبكاء وقت وللضحك وقت. للنوح وقت وللرقص وقت.
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.哭 有 時 、 笑 有 時 . 哀 慟 有 時 、 跳 舞 有 時
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.哭 有 時 、 笑 有 時 . 哀慟有時 、 跳舞 有 時
Ağlaması gereken kişi Hanna.C'est Hanna qui devrais pleurer.
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna az egyetlen, akinek sírnia kellene.
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna è quella che deve piangere.
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna es la que deberia llorar
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna es la que deberia llorar
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna lah yang menangis
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna ma powody do płaczu
Ağlaması gereken kişi Hanna.Hanna mới chính là người phải khóc
Ağlaması gereken kişi Hanna.هانا التى يجب أن تبكي
Ağlama Vail, ağlama VailGråt inte Wael! Wael - gråt inte
Ağlama Vail, ağlama VailNe pleurez pas Wael. Wael - ne pleurez pas.
Ağlama Vail, ağlama VailNo llore Wael, no llore
Aglama ve anlat banaJangan menangis dan katakan.
Aglama ve anlat banaNe pleure pas et dis moi.
Aglama ve anlat banaNu plange si spune-mi ce s-a intamplat.
Aglama ve anlat banaΜην κλαις και πες μου.
Aglama ve anlat banaНе плачь. Расскажи что случилось.
Ağlama ve kendine iyi bak, tamam mı prensesim?Ne pleure pas et vis bien, ma Princesse.
Ağlama ve kendine iyi bak, tamam mı prensesim?Ne sírj és csináld jól, hercegnőm.
Ağlama ve kendine iyi bak, tamam mı prensesim?Μην κλαις και να είσαι καλά, εντάξει, Πριγκίπισσα μου;
Ağlama ve kendine iyi bak, tamam mı prensesim?لا تبكي وكوني بخير, حسنا اميرتي؟
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Cô không khóc, nhưng mặt đất răng.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Dia tidak menangis, tetapi tanah giginya.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Ea nu a plans, dar la sol dinţii.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Ela não chorou, mas rangeu os dentes.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Elle ne pleurait pas, mais au sol ses dents.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Hän ei itkenyt, mutta maahan hampaita.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Hon grät inte, men marken tänderna.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Hun græd ikke, men jorden hendes tænder.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.분노로 창백 화로 - 양탄자. 그녀는 울고,하지만 그녀의 치아를 접지하지 않았다.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Nechcela plakať, ale zaškrípala zuby.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Nechtěla plakat, ale zaskřípala zuby.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Nem sírt, de a földön a fogai.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Nie płakała, ale grunt zęby.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Ni jokala, vendar tleh zobe.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.No lloró, pero apretó los dientes.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Non piangeva, ma a terra i denti.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Sie weinte nicht, aber knirschte mit den Zähnen.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Ze huilde niet, maar de grond haar tanden.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Δεν είχε φωνάξει, αλλά έδαφος τα δόντια της.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Вона не плакала, але землю зубами.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Она не плакала, но землю зубами.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.Тя не плаче, но земята си зъби.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.האח, שטיח, חיוור מזעם. היא לא בכתה, אבל הקרקע שיניה.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi.الموقد ، البساط ، شاحب مع الغضب. انها لا أبكي ، ولكن الأرض أسنانها.
Ağlamaya, ancak dişlerini yere vermedi."誰か泣いているがありました - があった - !があった"と彼女はつぶやきました。
Ağlamaya başladım.Eu comecei a chorar
Ağlamaya başladım.Ich fing an, zu weinen.
Ağlamaya başladım.J'ai commencé a pleurer.
Ağlamaya başladım.Rozpłakałem się.
Ağlamaya başladım.Začal jsem brečet.
Ağlamaya başladım.Разплаках се.
Ağlamaya başladım.Я начал плакать
Ağlamaya başladı, onu tekrar aramamı söyledi.A început să plângă. M-a rugat să o resun.
Ağlamaya başladı, onu tekrar aramamı söyledi.Bà khóc. Bà bảo tôi gọi lại cho bà.
Ağlamaya başladı, onu tekrar aramamı söyledi.Beliau mulai menangis. Beliau menyuruh saya untuk menghubunginya lagi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod