Ana içeriğe geç
Sözlük

ağlama ile cümle

ağlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ağlamak yok.Nie płacz.
Ağlamak yok.No llores.
Ağlamak yok.Non piangere.
Ağlama lütfen. Bunu yapmak istemezdim, ama söylediklerini duyunca...Μην κλαις, γλίστρησα κατά λάθος Στενοχωριέμαι που σ'ακούω.
Ağlama lütfen.Gråter Grina inte nu.
Ağlama lütfen.Heul nicht.
Ağlama lütfen.Nebreč.
Ağlama lütfen.Nie płacz.
Ağlama lütfen.Para de lloriquear.
Ağlama lütfen.Smetti di piangere.
Ağlama, merak etmeNo llores, no te preocupes.
Ağlama, Nina.Đừng khóc, Nina.
Ağlama, Nina.Gråt inte, Nina.
Ağlama, Nina.Jangan menangis, Nina,
Ağlama, Nina.Não chores, Nina.
Ağlama, Nina.Ne sírj, Nina!
Ağlama, Nina.Nie płacz, Nino.
Ağlama, Nina.Nina, älä itke
Ağlama, Nina.Nino neplač.
Ağlama, Nina.Non piangere, Nina.
Ağlama, Nina.Nu plânge, Nina.
Ağlama, Nina.Не плачи, Нина.
Ağlama, Nina.- Не плачь Нина.
Ağlama, Nina.אל תבכי, נינה.
Ağlamanın faydası yok. Bu ömürboyu sürecek değil.Ne pleure pas, ce n'est pas si triste.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Cậu khóc cũng chẳng ích gì đâu.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Det är ingen ide du gråter.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Es bringt nichts wenn du heulst.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Het heeft geen zin als je gaat huilen.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Non serve a niente il tuo pianto.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Nu e de nici un folos sa-i plangi de mila.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Pas besoin de pleurer.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Płakanie nie ma sensu.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Tvoje slzy mu nepomôžu.
Ağlamanın ona bir faydası yok.Δεν υπάρχει λόγος να κλαις.
Ağlamanın ona bir faydası yok.От твоих причитаний лучше не станет.
Ağlamanın ona bir faydası yok.لا داعي للبكاء
Ağlamanın ona bir faydası yok.そうだ
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.å gråte har sin tid og å le har sin tid; å klage har sin tid og å danse har sin tid;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Aika on itkeä ja aika nauraa. Aika on valittaa ja aika hypellä.
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Allah menentukan waktu untuk menangis dan waktu untuk tertawa, waktu untuk meratap dan waktu untuk menari
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.čas jokanja in čas smejanja, čas žalovanja in čas plesanja,
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Čas pláče a čas smíchu, čas smutku a čas proskakování;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.čas plakaniu a čas smiatiu, čas smúteniu a čas poskakovaniu,
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.có kỳ khóc , và có kỳ cười ; có kỳ than_vãn , và có kỳ nhảy_múa ;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.có kỳ khóc, và có kỳ cười; có kỳ than vãn, và có kỳ nhảy múa;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Czas płaczu, i czas śmiechu; czas smutku, i czas skakania;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.een tijd om te huilen en een tijd om te lachen; een tijd om te treuren en een tijd om te dansen;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.eje [van] a sírásnak és ideje a nevetésnek; ideje a jajgatásnak és ideje a szökdelésnek.
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Gråta har sin tid, och le har sin tid. Klaga har sin tid, och dansa har sin tid.
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.울 때가 있고 웃을 때가 있으며 슬퍼할 때가 있고 춤출 때가 있으며
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.tempo de chorar, e tempo de rir; tempo de prantear, e tempo de dançar;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Tid til at græde og Tid til at le, Tid til at sørge og Tid til at danse,
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.tiempo de llorar y tiempo de reír; tiempo de estar de duelo y tiempo de bailar
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Un tempo per piangere e un tempo per ridere, un tempo per gemere e un tempo per ballare
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.un temps pour pleurer, et un temps pour rire; un temps pour se lamenter, et un temps pour danser;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.weinen und lachen, klagen und tanzen,
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.καιρος του κλαιειν και καιρος του γελαν καιρος του πενθειν και καιρος του χορευειν
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.Време за плачене, и време за смеене; Време за жалеене, и време за ликуване;
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.время плакать, и время смеяться; время сетовать, и время плясать;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ağlama ile cümle - Sayfa 23 - ağlama kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App