-Ah, yeter ağlama!-Σταμάτα να κλαις!
-Ah, yeter ağlama!- Не плачь больше!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!¡Al y yo habremos vuelto a nuestro estado normal y te haremos llorar de alegría!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Dopilnuję, żebyśmy z Alem odzyskali nasze ciała, i żebyś płakała ze szczęścia.
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Farei tudo para eu e o Al voltarmos ao normal e vais chorar de felicidade!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Jeg vil gøre os normale igen, - - og så kan du græde af glæde!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!När jag har återställt oss- -kan du gråta glädjetårar!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Palautan Alin ja minut takaisin normaaleiksi-
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Vedrai, quando io e Al torneremo normali, ti faremo piangere dalla felicità!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Θα φροντίσω να ξαναγίνουμε φυσιολογικοί, εγώ και ο Αλ, και θα κλάψεις από χαρά!
Al'la benim normale dönmemizi ve senin mutluluktan ağlamanı sağlayacağım!Я сделаю так, что мы с Алом снова станем нормальными, и заставлю тебя заплакать от радости!
Aman Tanrım. Ağlama.O Boże.
"Amy, Amy, bekle. Ağlama. Ağlama.Se têm crianças, já viram isto muitas vezes.
Anlamıyor musun? Bir öğrenci, deney başladıktan sonra sadece 36 saat dayanabildi, sonra ağlamaya başladı.Se obtuvieron resultados finales al final de solo 36 horas de estudios
Artık ağlamamaya karar verdim.Elhatároztam, hogy nem sírok többet.
Artık ağlamamaya karar verdim.J'ai décidé de ne plus pleurer.
Artık ağlamamaya karar verdim.Πήρα την απόφαση να μην κλάψω τώρα.
Aslında ailesinden hiçbir kelime ya da ağlamaya ona kesildi.그의 가족에서 아무 단어나 외침이 그를 방해 없다는 사실.
Aslında ailesinden hiçbir kelime ya da ağlamaya ona kesildi.le fait qu'aucun mot ou pleurer de sa famille lui coupa la parole.
Aslında ailesinden hiçbir kelime ya da ağlamaya ona kesildi.העובדה כי אין מילה או לבכות ממשפחתו קטעה אותו.
Aslında ailesinden hiçbir kelime ya da ağlamaya ona kesildi.حقيقة أنه لا توجد كلمة أو صرخة من عائلته قاطعه.
Aslında ailesinden hiçbir kelime ya da ağlamaya ona kesildi.彼ので、彼はドアに既にあったときにのみ彼は、完全に、彼の頭のない回しでした
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.A jednocześnie, chwalił mnie również, dodając mi otuchy za to, że nie płaczę.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Ao mesmo tempo, estava a felicitar-me, a elogiar-me, por eu não chorar.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.A zároveň ma podporoval, vyzdvihoval za to, že neplačem.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Dan pada saat yang sama, ayah juga membiarkan saya bersandar, menyanjung saya, karena tidak menangis.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Ed allo stesso tempo, mi stava anche mostrando il suo rispetto, per non aver pianto.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.És ugyanakkor megdicsért, elismerését fejezte ki azért, hogy én nem sírok.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Et en même temps, il me donnait son soutien, me remontait le moral, pour que je ne pleure pas.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.그러면서 아버지는 저를 격려해주셨고, 울지 않도록 힘을 북돋아주셨습니다.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Och att han samtidigt berömde mig rosade mig, för att jag inte grät.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Şi în acelaşi timp, mă sprijinea, încurajându-mă, pentru că nu plângeam.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Tegelijk gaf hij mij steun, hij tilde me op, omdat ik niet huilde.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Und gleichzeitig dankte er mir und lobte mich, weil ich nicht weinte.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Và cùng lúc, ông ấy khen tôi, nâng cao, đề cao tôi lên, vì tôi không khóc.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Y al mismo tiempo, me felicitaba, me alababa, por no llorar.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.Και την ίδια στιγμή, μου έλεγε μπράβο, με ανέβαζε, επειδή δεν έκλαιγα.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.И в същото време, той също така ме подкрепяше, повдигаше ме, за да не плача.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.И в то же время, он не забывал подбадривать меня, стараясь меня воодушевить, чтобы я тоже не расплакался.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.І в той самий час він також підтримував мене, підбадьорюючи, щоб і я не розплакався.
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.ובאותו זמן ממש, הוא גם תמך בי ושיבח אותי על כך שאני לא בכיתי
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.وفي نفس الوقت ، كان أيضاً يقدم لي الدعم ، ويشجعني ، على عدم البكاء .
Aynı zamanda ağlamayayım diye omzumu sıvazlıyor, dik durduruyordu.私が泣かないように 抱え上げてくれました このように男性は
-Baba! Yo, yo. Ağlama.Vamos, no llores, que eres el mayor.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Đừng bảo tôi không được khóc mà phải dằn lòng, phải nhu mì, phải hợp tình hợp lý,
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.울지마라, 얌전해져라 하지 마세요. 너무 급진적이지 말라, 이성적이어라 하지 마세요.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne govori mi, naj ne jočem, naj se pomirim, naj ne pretiravam, naj bom razumna.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne me dis pas de ne pas pleurer, de calmer le jeu, de ne pas être si extrême, d"être raisonnable.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne mondd nekem, hogy ne sírjak, hogy maradjak nyugton, hogy ne legyek olyan szélsőséges, hogy legyek ésszerű!
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Nie mów mi, żebym nie płakała i uspokoiła się. żebym nie popadała w skrajności i była rozsądna.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.No me digas que no llore, que me tranquilice, que no sea extrema, que sea razonable.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Non dirmi di non piangere, di calmarmi, di non essere così estrema, di essere ragionevole.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Nu îmi spune să nu plâng, să mă calmez, să nu fiu atât de extremistă, să fiu raţională.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Vertel mij niet dat ik moet stoppen met wenen, moet kalmeren, niet zo extreem zijn, redelijk te zijn.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Не кажіть мені не плакати, заспокоїтися, не бути такою крайньою, бути розсудливою.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Не ми казвайте да не плача, да се успокоя, да не съм толкова крайна, да съм разумна.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.אל תגיד לי לא לבכות, להרגיע את זה, לא להיות קיצונית כל כך, להיות הגיונית.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.لا تخبرنى أن لا أبكى , وأن أهدأ من روعي و ألا أسهب فى مشاعري, و أن أكون منطقية
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.泣くんじゃない" なんて言わせない 私は感情的なイキモノよ!
Başka bir ağlamak, ama tamamen değil gibi o son gece duymuştum; sadece birHet was weer een huilen, maar niet helemaal zoals die ze had gehoord gisteravond, het was slechts een