Ana içeriğe geç
Sözlük

ağla ile cümle

ağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yığlamak/Yuğlamak sözcüğü ağlamak demektir.To byla rána, div že jsem nebrečel.
Şimdi artık hiç ağlayamamaktadır ve her zaman her şey gülmektedir.Nic se jim ale nedaří a vždy se dočkají pouze posměchu.
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Trochu jsem se zbrchal a chystal se pryč, když jsem spatřil potácejícího se muže.
Bu adresler(IP adres aralıkları), kendi yerel ağlarımızda kullanmamız için ayrılmıştır."My High" byl použit při hraní na jejích oficiálních stránkách.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Matka jen plakala a křičela, že je to její syn.
Meg, amigoluk provalarından sonra kendisini almaya gelen Peter'a yol boyunca ağlar.Samozřejmě trouba Peter ji po testu, který pokazila musí odvézt domů.
Yavru filin ağladığı ve çığlık gibi sesler çıkardığı gözlemlenir.Její slůně bylo spatřeno, jak pláče a vydává křiku podobné zvuky.
Akış biçimi ağlayan bir insanın gözyaşlarına benzetildiği için bu adı almıştır.Patří k němu jako patří pláč k dítěti.
Swift duvara yaslanıp ağlar.U řeky Piedra jsem usedla a plakala.
Ağlayamıyorum (1988) 05.Zbavitel (1985), s. 100.
Asami ağlayarak gider.Emirena v slzách svoluje.
Buna göre Nasreddin Hoca'nın ağlayarak değil gülerek doğduğuna inanılmaktadır.On totiž František Dostál má raději úsměv než pláč.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Beznadějně se do ní zahleděl a tajně ji sledoval.
Bu gruplar, büyük ağlar arasında paylaştırılmış olabilir.Vzhledem k rozměrům ho lze zařadit mezi stromy významné.
SnatchBot, sosyal ağlar için tasarlanmış ücretsiz bir bulut temelli chatbottur.SnatchBot je bezplatný cloudový nástroj na tvorbu chatbotu pro sociální sítě.
IP yönlendirme yerel ağlarda yaygındır.IP směrování se také používá v lokálních sítích.
Fatma Hanım kendini tutamaz, ağlar.Alladina pláče a nedopovídá.
İnternet, çok protokollü bir ağ olup birbirine bağlı bilgisayar ağlarının tümü olarak da tanımlanabilir.Většinu reálných úloh lze dokonce počítat stejně rychle jako na počítači s kompletně propojenými procesory.
Radyo ağları üzerinden Mısır halkına devrimi haberi vermekle görevlendirildi.Právě Sádát informoval pomocí rádia egyptský lid o průběhu revoluce.
Yerel ağların oluşturulmasında en çok kullanılan ağ arayüzü Ethernet'tir.V současné době jsou nejpopulárnější LAN sítě vystavěné s pomocí technologie Ethernet.
Fakirlikle başı beladadır ve bazen bunun için ağlar.Nechává se poškrábat a někdy se toho i nepříjemně dožaduje.
O da hem kendi kardeşleri için hem de bir Horas olan kocası için ağlar.Zmínila se též o své sestře, která má problémy s manželem a bratrovi, který má podmínku.
Bu ağlayış sendromu tanımlar.Používá se k tomu tzv. synchronizátor.
Farklı tipte dip trolü ağları vardır.Existují různé podoby sportovních trofejí.
(Ağlama Alfred!(Pláč Jerem.
Bu görev kapsamında tüm İngiltere'de ve kıta Avrupasında casus ağları kurmaya girişir.Její počty se vyrovnají všem armádním výcvikovým jednotkám v Británii a v Evropě dohromady.
Serpme ağlarının çeşitli şekilleri vardır.Tyto kelímky mají nejrůznější tvary.
Sürekli Ron'un geri geleceğini umar ve her gün ağlar.S Anne-Claire se opět potká a tráví spolu každý den.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Cu un ochi râde și cu altul plânge.
Sen gideli ağlamağım gökteyken, yere indi"...Eu cu mâinile am întins cerurile și la toată oștirea lor Eu îi dau poruncă."
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Jocul se încheie cu Alyx plângând moartea tatălui.
TIA 801 - CDMA2000 ailesi CDMA 2000 ağları için bu protokolü tanımlanmıştır.TIA 801, pentru rețelele CDMA 2000.
Aglaea, "ışıltı" veya "parlak" anlamındadır.明 akira înseamnă "inteligent" sau "strălucire".
Ağlamaktan gözleri kapandı.Își închide ochii.
Sulugöz William her zaman ağlar.Noi mereu te plângem tată.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Mergeți la părinții și copiii voștri!”).
Ne zaman ağlamaya başlıyorlar?Când se finalizează?
Bir sürü bölümünü de ağlayarak yazdım.A mai scris și un număr mare de povestiri.
Yemeğini bitir ki arkandan ağlamasın.Cască ochii la tocmeală, iar nu după ce te-nșeală.
Çoğu zaman odamda oturup ağlardım.Stăteam în cămin absolut singur și citeam.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Acesta se duce la cimitirul soției sale.
Asami ağlayarak ayrılır.Zaida pleacă dezgustată.
Aglais connexa Arthur Gardiner Butler tarafından 1881 yılında tanımlanmış bir kelebek türüdür.Acesta a fost descris de către Arthur Gardiner Butler în 1881.
Bende oturup ağlamaya başlamıştım kız da bana ağlamamı söyleyip duruyordu.Deși stătea cu spatele la mine, știam că plânge.
Amerikanın ağlaması lazım.Pe noi trebuie sa ne plîngem.
Arada bir yüzünü Hemedân’a çevirir ve çok ağlardı.Și, șezând ea acolo de o parte, și-a ridicat glasul și a plâns.
Kişisel alan ağları USB ve FireWire gibi veri yollarıyla kablolu kurulabilir.Rețelele PAN pot fi conectate cu magistrale USB și FireWire.
Örneğin; Ethernet ağlarının MTU değeri 1500 byte'dır.Dimensiunea maxima a cadrului: 1.500 bytes.
Annesinin sağlık durumunu öğrenmesi bir zarar oldu, Madonna sık sık ağlayarak bu konuda annesini sorguladı.Pentru că mama lui se ănțelegea bine cu soacra ei, l-a putut vizita frecvent.
Daha sonra kardeşinin yanına oturup ağlamaya başlar.Ea se confruntă cu fratele ei și începe să-l sugrume.
Kadınlar Tammuz'un arkasından yas tutar ve ağlarlar.Cu amar, striga Fecioara și jelea.
Gördüğüm anda ağlamıştım.Și deodată mi-am dat seama că mă puteam vedea.
Kına yakılırken, kızı ağlatmak adettendir.Dar când gândește prea mult, îi ia foc capul!
Ağladım ve zannettim.Am plâns şi am crezut.
Ağlamanın sebebi neydi?Din ce motiv ai plâns?
Ağlamanın sebebi neydi?Care a fost motivul pentru care plânsetului tău?
O, duygulanmaktan dolayı ağladı.Ea a plâns de emoție.
Çocuklar bazen sırf ilgi çekmek için ağlarlar.Copiii plâng uneori doar pentru a atrage atenția.
Çocukların ikisi de ağlamaya başladı.Ambii copii au început să plângă.
Bir bebek gibi ağlamaya gerek yok.Nu este nevoie să plângă ca un copil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod