Ana içeriğe geç
Sözlük

ağla ile cümle

ağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Farklı tipte dip trolü ağları vardır.Existem vários tipos de campainha de elevador.
Daha sonra üzüntüsünden ağlar.Ela acaba por morrer de tristeza.
(Ağlama Alfred!CALDEIRA, Alfredo.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”“Passava os dias chorando.
Jack onu alnından öper ve ağlar.Então, Lois chuta seu rosto e ela chora.
Auschwitz'i ziyaret ettiğinde ağlamamasına şaşırdı; aksine kendini kızgın ve öfkeli buldu.Ao nascer, Zaratustra não chorou; pelo contrário, riu sonoramente.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Eliza grita imediatamente pela mãe.
Simgeli halka ağları bu yöntemi kullanırlar.Composto cíclico para isso você usa esse método
Korumasız bilgisayarlar ve ağlar bu tehditlere karşı açık konumdadırlar.Computadores desprotegidos, pessoais e de rede no país podem estar em risco considerável contra essas ameaças.
Gel İçimde Ağla, 1985.Um Klarheit, 1985.
Örneğin; Ethernet ağlarının MTU değeri 1500 byte'dır.A maioria das modernas ethernet LANs usam um MTU de 1500 bytes.
"Aşk Ağlatır" adlı sinema filminde oynadı.No cinema atuou em "Por Que O Amor Enlouquece?"
Bahçeye girip heykeli görünce ağlamaya başladım.Conhecí ela no Superstar , chorei muito.
Kişisel alan ağlarında Firewire ve USB gibi bilgisayar kablosu kullanılır.Pode-se utilizar uma interface de transmissão como firewire ou USB.
Bende oturup ağlamaya başlamıştım kız da bana ağlamamı söyleyip duruyordu.Quando ele disse que ela era toda minha, chorei mais ainda.
Güney Afrikalı yere düştü ve bağırıp ağlamaya başladı.Então o povo da aldeia começou a se pintar e gritar.
İkinci video ise "Ağlamak Sırayla" adlı şarkıya geldi.A outra música é chamada "Lloro Por Ti".
Zenginler de Ağlar: (İspanyolca: Los Ricos También Lloran): 1978 Meksika yapımı televizyon dizisi.Gotita de gente (lit. Gotinha de Gente) é uma telenovela mexicana produzida pela Televisa em 1978.
“Kimseyi ağlatma!”«Basta ninguém atrapalhar».
Çatıda bir Ağlayan Meleğin gizlendiği Özgürlük Heykeli onları beklemektedir.Um monumento de mármore branco com um anjo chorando adorna seu túmulo.
Sulugöz William her zaman ağlar.Ele sempre afinava meio tom abaixo.
Eğer çocuk aniden ve şiddetli ağlarsa yetişkinler ağlamanın acıdan kaynaklandığını düşünürler.Quando ameaçados ou perturbados, os adultos fingem-se de mortos.
Bu ağlar çok çeşitli olup her balığın türüne göre ayrılır.O comprimento da faca faz com que seja adequado para cada tipo de peixe.
Yürüyüşler sosyal ağlar YouTube, Facebook ve Twitter'da canlı olarak yayınlandı.A marcha foi transmitida ao vivo em Washington, D.C. no YouTube, Facebook e Twitter.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Ele está a soluçar no enterro de sua mãe.
Aglais ichnusa Franco Andrea Bonelli tarafından 1826 yılında tanımlanmış bir kelebek türüdür.O género foi descrito por Franco Andrea Bonelli no ano de 1810.
Çoğu zaman odamda oturup ağlardım.Sento no meu quarto e, às vezes, eu choro.
Ağlayamıyorum (1988) 05.Sem título (1968).
Korra Parkı'na gider ve orada ağlamaya başlar.No parque às vezes via Flor e começa a falar-lhe.
Birçok şeyden korkar ve ağlamaya başlar.Às vezes, ela ficava com medo e começava a orar e chorar.
Amerikanın ağlaması lazım.O Capitão América tira satisfações.
Her şeylerine güler ve ağlar.Ela ri e chora com facilidade.
Ağlama. Yanlış bir şey yok.Não chore. Não há nada errado.
Neden ağladın?Por que você chorou?
Bebek ağlamaya başladı.O bebê começou a chorar.
Bebek süt için ağladı.O bebê chorou por leite.
Tom ağlamaya başladı.Tom começou a chorar.
Maria burnunu çekiyor, şimdi ağlamaya başlıyor.Maria está fungando – agora começa a chorar.
Ve tüm canlılar ağlamaya başladı.(Vrijwel) alle baby's huilen.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın."Voed uw kinderen op".
Ağlamak anlamını taşır.Huilen heeft een aantal betekenissen.
Venüs'teki kraterlerden birine, Aglaonike'nin adı verilmiştir.Een van de kraters op Venus is vernoemd naar Aglaonice.
Ne zaman ağlamaya başlıyorlar?Wanneer is de pijn begonnen?
Amerikanın ağlaması lazım.Jullie lieten mij huilen.
Halk arasında ağlayanların hıçkırıkları duyuluyordu.Hij hoorde de vrouwen huilen.
Gel İçimde Ağla, 1985.Dienstbaar het woord, 1985.
Dagor Aglareb (Muhteşem Savaş), Noldor’un dönüşünden yaklaşık altmış sene sonra yaşanmıştır.De Dagor Aglareb (Glorieuze Slag) werd 75 jaar na de komst van de Noldor gevochten.
Ağlayamıyorum (1988) 05.Onzichtbaar (1995) 60.
Odadan çıkıp gizlice ağladı.Ze verliet schreeuwend de kamer.
Yahudiler ise Batı Duvarı (Ağlama Duvarı) kenarında bulunan kendi sinagoglarına çekilmişlerdi.Joden dragen daarom buiten vaak een hoed, in plaats van (of over) een keppel die binnenshuis gedragen wordt.
Danny ağlamaya başlar.Inga begint te huilen.
“Kimseyi ağlatma!”Niet huilen.
Gün ağarana dek durmadan ağladık.”Anders lag ze de hele avond op de grond te huilen.
Sulugöz William her zaman ağlar.Michael zit buiten te huilen.
Bayan Acuze de her zaman ona "Ağlamayı kes" der.Dus zal hij altijd over haar blijven huilen (I’ll always be crying over you).
Sen ağlama, ben ağlaram ...U moet niet weeklagen en huilen.
Örneğin; Ethernet ağlarının MTU değeri 1500 byte'dır.Ethernetverbindingen hebben meestal een MTU van 1500 bytes.
Ne şair yaş döker ne âşık ağlar.Men bespot geen dichter dien men eert en liefheeft.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Zuster Angelica, total geruïneerd, tekent het document en stort ineen.
Xander'ın babası ona neden gelmediğini sorup annesinin ağladığını söylüyor.Pas twintig jaar later zou zijn vader hem uitleggen waarom hij moest huilen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod