Bu nedenle Tora Lea'nın gözlerini ağlamaktan "yumuşadı" olarak tasvir eder.Vandaar zou de Thora haar ogen beschreven hebben als "zacht" van het wenen.
Bu Sanal Özel Ağlar (Virtual Private Network) (VPN) la gerçekleştirilir.Virtueel Particulier Netwerk (VPN) Extranet
Doğal aşınma sonucu başı önüne eğik, ağlayan bir kadın görünümü kazanmıştır.De ware bruid wordt geholpen door een oude vrouw die verschijnt als ze huilt.
Şimdi artık hiç ağlayamamaktadır ve her zaman her şey gülmektedir.Hij kan niet meer huilen, maar ook niet meer lachen.
Maggie'nin ağladığı ve konuştuğu bölümler, Nancy Cartwright tarafından seslendirmektedir.Todds stem wordt gedaan door Nancy Cartwright.
Video Lucky'nin ağlayarak uykuya dalmasıyla sona erer.Aan het einde van de video zien we hoe Lucky zichzelf tot slapen huilt, met haar make-up nog steeds op.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Nina probeert ze te stoppen en schreeuwt uit dat Ned zijn vader is.
Daha sonra üzüntüsünden ağlar.Hij zwelgt in zijn verdriet.
Bu ağların seçilmesinin en önemli nedeni, her balığı yakalama özelliğine sahip olmasıdır.Het grote voordeel van dit systeem is dat iedere vis uniek gekarakteriseerd wordt.
Lizzie ağlamaya başlar ve Nick'e atıfta bulunarak "Onu öldürdüler" der.Rowan ontwaakt, en schreeuwt tegen Michael om ‘het’ te doden.
Sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.Hij begon stil te huilen.
Bir ağlak-ağlakdır.Verzen als leeftocht.
Hiçbir zaman ağlamayın ve yas tutmayın, böylece düşmanlarımızın hiçbir şeyden haberi olmaz.Praat niet te hard en niet te vaak, zodat u anderen niet tot last zult zijn.
Ben, her şeye rağmen şarkılar söylemekten, ağlamaktan, gülmekten, kısaca yaşamaktan vazgeçmeyeceğim.Hiernaast ontbreken de liedjes Lachen, lachen, lachen en Kom we gaan er tegenaan.
Bu yüzden mesh bağlantısı büyük çaplı ağlarda tercih edilmez.De voorschakelapparaten worden dus niet op een dimmer aangesloten.
Tesellîden nasîbim yok, hazan ağlar bahârımda; Bugün bir hânumansız serserîyim öz diyârımda.Onschadelijk: wanneer ik met het rechterbeen opsta, krijg ik vandaag een ongeluk.
İnsanları ağlatmış, güldürmüşüm.Jullie lieten mij lachen.
Bu arada Rory kahva almaya gider ve aniden bir Ağlayan Melek tarafından 1930'lara gönderilir.Op het laatste moment wordt Rory echter toch weer door de Angels teruggestuurd naar 1930.
Uzakta durup ağlayacak, yas tutacaklar.Ze loopt langs Allstätte, Vreden en Oeding loopt.
Anka Fawkes ağlar ve gözyaşları Harry'nin yaralarını iyileştirir.De fenix van Perkamentus komt terug, en laat een paar tranen op Harry's wond vallen.
Amtrak şirketi ayrıca otobüslerle tren istasyonlarına bağlantı hizmeti ağlamaktadır.De reizigersaanhangwagens werden op de lijn naar Interlaken ook gekoppeld aan autobussen.
Kendisinden nefret ettiğini suratına vura vura, bağırarak ağlaya ağlaya söyler.Als je haar aan het huilen maakt, maak ik jou aan het huilen.
Bir gün, üç yılın ve üç düşüğün ardından, karısı bir bebeğin ağlamalarını duyar.Na drie jaar hoort ze van een oude bekende dat haar moeder ernstig ziek is.
Birden Giles gelir ve Buffy ona sarılıp ağlar.Bjarne haalt haar eruit en Astrid loopt huilend en kwaad weg.
Son golünü Rusya'ya ceza sahası içinden düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi.Raí scoorde in de groepswedstrijd tegen Rusland vanuit een strafschop.
Bill saatlerce ağlamaya devam etti.Bill schreide urenlang.
Tom, bütün gece ağladı.Tom weende de hele nacht lang.
Ağlamamaya çalış.Probeer niet te wenen.
Melekler senin için ağlayacak!De engelen zullen om je huilen!
Açılan solar, ağlayan güler.Aan alles komt een eind.
Küçük kız kardeşim ağlamaya başladı.Mijn zusje begon te huilen.
Çok fazla ağlardım.Ik huilde te veel.
Çok fazla ağlarım.Ik ween te veel.
Tom'un ağlayacağını kesin biliyorum.Ik weet zeker dat Tom gaat huilen.
Çoğu zaman odamda oturup ağlardım.Czasami siedzę w swoim pokoju i płaczę.
Mabedsiz Şehir Bu Millet Neden Ağlar?Dlaczego powodzi się złym ludom?
"I Cried For You" (Sizin İçin Ağladım), İsa ve Mecdelli Meryem hakkındadır.(38) Na to rzekła Maryja: Oto Ja służebnica Pańska, niech Mi się stanie według twego słowa!
Yerel alan ağları (LAN) için iki popüler bağlantı protokolleri de 1970'lerde ortaya çıktı.Dwa popularne protokoły dla sieci lokalnych (LAN) także pojawiły się w latach siedemdziesiątych.
1980'lerin başında geliştirilen NetBIOS, çok küçük ağları hedef almıştı (yaklaşık bir düzine bilgisayar).NetBIOS został zaprojektowany we wczesnych latach 80. z myślą o bardzo małych sieciach (do 12 komputerów).
Amerikanın ağlaması lazım.Ameryka liczy straty.
Gördüğüm anda ağlamıştım.Płacząc ujrzałem go wtedy, opuszczającego mnie.
Örneğin 1997 yılında Marmara'da ağlara takılan Deri sırtlı deniz kaplumbağası.Innym przykładem była sytuacja podczas pomoru świń w 1997 r.
Bu arada Rory kahva almaya gider ve aniden bir Ağlayan Melek tarafından 1930'lara gönderilir.Po pewnym czasie Rory zostaje wysłany w przeszłość, do roku 1938 przez Płaczące Anioły.
Ne zaman ağlamaya başlıyorlar?Kiedy to się zaczyna?
Rodolfo çok büyük bir yeisle onun ismini haykırarak çaresiz ağlayıp sızlanmaya başlar.Rodolfo wykrzykując imię ukochanej, płacze bezradnie.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Kochaj dzieci swego i obcego ludu.
Asami ağlayarak ayrılır.Akari debiutuje w odc.
Birçok şeyden korkar ve ağlamaya başlar.Boi się wielu rzeczy i bardzo często płacze.
Başlangıçta, sistemin yapay sinir ağları insan oyuncu uzmanlığı ile yüklendi.Sieci neuronowe systemu zostały początkowo załadowane z ludzkiej wiedzy na temat rozgrywek.
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Pierwszy zacząłem pierwszego dnia, kiedy wstałem,byłem wychudzony, blady jak jakiś diabeł.
Fakat diğer ağların yapısı hakkında bilgi sahibi değildir.Nie wiadomo nic na temat fundatorów pozostałych ołtarzy.
Beni ağlamaya bırak.)" şarkısı ile takip eder.Wiemy, co zaśpiewa! (pol.).
Her şeylerine güler ve ağlar.Razem płaczą, razem się śmieją.
Eski adı Ağlan'dır.Postać ma na imię Wołat.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Oczy miałem zamknięte.
Ağlayamıyorum (1988) 05.Hraničky (niem. 1785 r.
Ve tüm canlılar ağlamaya başladı.Zaczynają spełniać się wszystkie plagi.
Aynı yılın Ekim ayında, yine bir video klip eşliğinde "Ağlar mıyım?W październiku tego samego roku ukazał się kolejny tytuł "In The Middle" wraz z klipem wideo.
Vodafone ve işletmecisi olan ağlar üzerinde 30 ülkede üzerinden ortak ağları vardır.Podobna działalność prowadzi Vodafone, który posiada spółki zależne w 27 krajach.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Codziennie odwiedza jej grób.